Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadının radyoda “Kadının aile hayatı ve İslam'da kadının rolü” gibi İslami sohbetler yapması caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
KADINLARLA PROGRAM YAPMAK şeklinde başlarsak, 'olmaz' dememiz baştan savma bir beyan olur. Yapılan programın niteliği, bayanın o programdaki konumu, kıyafeti, konuşulan konu dikkate alınarak 'evet' veya 'hayır' diyebiliriz. İlke olarak bu karma ortama karşıyız ama bulunulmasındaki faydanın yoğunluğu nedeni ile mümkün olabileceğini de söyleyebiliriz.
Kur'an’ımızın meali kendisi değildir. Meal üzerinden mesela namazda kıraat yapamayız. Ancak meal, Kur'an’ı tercüme etmektedir. Mealine en iyi ihtiramı yapmak Kur'an’a saygıdan kabul edilmelidir. Şu kadar ki, meal dinlenirken bir iş ile meşgul olmak, o iş hama ve abes bir iş değilse haram değildir.
Kadının sesi bedeni gibi avret değildir. Özellikle bir fitne zemini oluşturmak, sesi şekillendirip dikkat çekmek gibi bir durum yoksa kadının sesini erkeğin dinlemesi haram değildir.
Bayanların sesi bedenleri gibi avret değildir. Özellikle bir fitne riskine zemin oluşturmadığı sürece seslerini kullanmalarında sakınca görülmemiştir.
Kadının sesi, muteber olan görüşe göre avret değildir. Yani başlı başına haram sayılmaz. Ancak bu durum, sesin fitneye sebep olmaması şartına bağlıdır. Eğer kadının sesi, özellikle nağmeli, yumuşak ya da karşı cinsin ilgisini çekecek bir tonda söyleniyorsa bu durumda fitne ihtimali doğar ve ihtiyat gereği sesini kısmalıdır. Bu çerçevede sorunuza gelecek olursak kadınla erkek arasında, namazda sesli okuma (kıraat) konusunda esasen bir fark yoktur. Kadın da sabah, akşam ve yatsı namazlarında (eğer tek başınaysa ve sesi erkekler tarafından duyulmuyorsa) cehrî (sesli) kıraatle namaz kılabilir. Ancak bulunduğu ortamda sesi erkeklere ulaşacaksa ya da fitneye yol açma ihtimali varsa, sessiz kılması daha uygundur. Bu, hem kadının vakarına hem de fıkhî ihtiyata uygun olur.
aile konusundaki diğer fetvalar
Erkek, evin bütün ekonomik ihtiyacını görmek zorundadır. Eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını o yöre ve zamanın örfüne göre karşılamaya mecburdur. Bu görevini yerine getiriyor olduktan sonra kendi özel maaşı veya parasından annesine babasına veriyor olmasını kimse sorgulayamaz. Erkeğin kazandığı maaşı herkesin hakkı bulunan bir aile bütçesi değildir. Erkeğin görevi ihtiyaçları karşılayabiliyor olmasıdır. Bunu yapıyorsa gerisinde serbesttir.
Ev ve aile sınav yeridir. Kimin nasıl sınav olacağını bilemeyiz. Hedefimiz sınavımızı kazanmaktır. Yılmadan ve acele etmeden kazanma yolunda yürüyeceğiz. Bunun için: a- Evlatlıkta kusur etme. Melekler seni, eksik bıraktığın bir görevle ya da kaba davranışınla kaydetmesinler. Nazik olmayı ilke edin. b- Anne baba arasında asla hakem olma, savcı hiç olma. Onları tartışmalarında senden daha büyüklere sal. c- Anne veya babanın doğurduğundan nasihat alıp uygulamasını çok bekleme. Söylemen gerekeni bir kere söyle ve çekilmesini bil. d- Onlar için sürekli özel dualar yap. e- Anne veya babaya ya da ikisine karşı iki kulağını ve iki gözünü kullanma; tek kulak, tek göz ile ilgilen onlarla ki yaptıkları, konuştukları seni harap etmesin. f- Onlarla ilgili beklentilerini zamana yay, ani ve kesin sonuçlar bekleme. g- Kardeşler arasında tek görüşlü ortamı sağlamanın etkili olacağını bil. h- Aile içindeki sıkıntı akraba ve komşular arasında yayıldıkça yerleşeceğini ve bir tür benimseneceğini, düzelmesinin gitgide daha güç olacağını hiç unutma. Aile içi sıkıntıları mahrem tutun. Ailede harçlık alan biri olmamaya bak aksine aile bütçesine açık bir desteğin olsun, daha rahat anlaşılırsın. Allah yardımcınız olsun, umutsuz olmayın.
Haktan vebalden önce, bir benzerini kendin yaşayacağın hayata doğru yürürsün kızım.
Eşinizin bu isteği, “eşiniz ve siz” açısından bir sakıncası olmayabilir ama orada bayan bayana rahat çalışan sağlık personelinin sizin gözünüze temas edecek görüntüleri açısından sakıncalı olacağını zannederim. Eşler, aralarındaki ülfeti böyle basit gerekçelere bağlamamalıdırlar.
Siz, aranızdaki hukuku saygın tutun. Eşinizin başkaları ile olan ilişkileri, ibadetteki aksaklıkları sizin onunla özel hukukunuzu etkilemesin. Islahı için de dua edin.
Kurban bir ibadettir, yöreye ve keyfe göre değil şartlarına göre yapılırsa ibadet olur. Kurban namaz gibidir; kime farz ise onun kılması/yapması gerekir. Aile çok zengin olabilir; zenginliğin kimin üzerine olduğu önemlidir. Mal erkeğin üzerinde ise kadının malda payı yoksa kurban kesmez, erkek kendi kurbanını keser. Aksi de olabilir, kadın zengindir eşi zengin değildir. O zaman da kadın keser erkek kesmez. Buna rağmen erkek veya kadın kendisinin kurbanını keserken eşininkini de kesse sakıncası olmaz. Zira kurban, aile ibadeti değildir, birey ibadetidir. Bir yıl ona öbür yıl buna şeklinde olmaz.