Fetva Meclisi
Soru
Hocam artık düğünler genellikle İslami düğün adı altında yapılan müzikli düğünler oluyor. Özellikle cemaatlere bağlı kimseler bu şekilde düğün yapıyorlar. Şimdi bir sanatçının dini terimlerle şarkı söylemesi caiz midir? Bu tür düğünlere gitmeli miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kaş yaparken göz çıkarmak diye bir deyim vardır. Herhalde bu durum ona benzemektedir. Düğünlerde ilahi söyleyerek insanları eğlendirmek istiyorlarsa, Allah’ın ve Peygamber aleyhisselamın adı ile eğlenmenin makul bir yanı olamaz. Hayır bu ibadet niyeti ile yapılıyorsa bu nasıl ibadet olacak? Doğrusu şudur: Birileri para kazanacak ve bizim mukaddesatımız buna alet edilecek. Bu kadar! Yokuz bu işin içinde, yokuz asla!
Biz Müslümanız. Düğünde de Müslümanız. Müslüman yaşayıp Müslüman ölmek zorundayız. Dans Müslümanlıkta yoktur. Müslümanlıkta olmayan bir şey de bizim için yoktur.
Zorunlu olanı dışında müzikle ilgilenmek hatadır. Müzikten uzak durmalısınız. Dinimiz insanı, boş efkâra sürükleyen, ibadetten alıkoyan, insan için gerekli insanî işlerden meşgul eden, şehveti kışkırtan ve benzeri boş işlere iten müziği caiz görmemiştir.
Sizin asıl böyle bir ortamda mümin kimliğinizi ortaya koymanız gerekmez mi? Mümin kimliğinizi ileri derecede olmayan dostlarınız için mi saklıyorsunuz? Düğüne gitmeyin, günaha ortak olmayın. Bir gün önce gidip hediyenizi vererek de dostluğunuzu ispat edin.
Selamünaleyküm. Sadece kadınların kendi aralarında izleyecekleri zilsiz def için müzik olarak caiz denebilir. Bunun dışında müziğin caizi yoktur. Direnin, Allah sizi rızasından ayırmasın. Size dualar ederiz.
Allah bizi takatımız kadar sorumlu tutar. Kardeşimiz, elinden geleni yapsın. Bu nedenle ailesi ile kavga etme durumuna gelmesin. Diretsin. En asgari ne yapabiliyorsa onu yapsın. Ne kadar yapmak istedi ne kadar da gevşek bıraktı onu Allah görür, bilir. Allah da kuluna yeter.
dini konusundaki diğer fetvalar
Müslüman robot değildir, insandır. Robotla insan arasındaki en doğal farklardan biri belki de duygusallıktır. İnsandaki duygusallık da Allah’ın nimetlerinden biridir. Duygusallığı yansıtan sevgi, kızma, üzülme, unutma ve benzeri tavırlar yaşamak için gerekli bir nimettir. Problem duygusallığın içinde kaybolmaktadır. Sıfır duygusal bir insan düşünemeyeceğimiz gibi duyguları içinde erimiş bir insan da düşünemeyiz. Erkeğin kendine mahsus duygusallığı, kadının kendine mahsus duygusallığı bu hayatın en önemli faktörlerindendir. Kıymetini bilmek ve israf etmek arasında ise ciddi bir imtihan içinde bulunuyoruz. Şöyle de diyebiliriz: Su gibi, diğer muhtaç olduğumuz nimetler gibi kabul edilip değerlendirilmesi hayatımız için gereklidir. İsraf edilmeleri ise hayatımıza zarar verecektir.
Dini bilgi, kültür, ders gibi nedenle edinilen kitaplar zekâtı verilecek mal gibi değildir. Sadece değerinden dolayı satın alınan ya da “iş olsun” diye alınan kitaplar ise değerleri üzerinden hesaplanıp diğer mal varlığına katılır ve zekât vakti zekâtları verilir. Özellikle kitap zekâtı diye bir tür yoktur.
İlmi araştırmalar yapanların alanları ile alakalı ise kitaplıklarında İncil veya benzeri bir kitap bulunabilir ama mümin bir insan, hiçbir kelimesine iman etmediği bir kitabı hangi maksatla evinde bulundurabilir? Bunu düşünmeyi bile boş görmeliyiz. Allah’ın lanetine uğramışların kitap dedikleri şeyleri bulundurmak, onların şarkı türkülerini terennüm etmek maazallah kalpteki erimenin ve yuvarlanılabilecek bir uçurumun işareti olabilir. İstiğfar edip uzak durmak gerekir.
İkisi arasında şu farklardan söz edebiliriz: Fetva bağlayıcı değildir. Fetva alan kişinin kabul edip etmemesi kendisi ile alakalıdır. Buna bağlayıcı olmaması şeklinde de not düşebiliriz. Hüküm yani kadı tarafından verilen karar ise bağlayıcıdır. İmam Karafi bunu şu şekilde tarif eder: “Müftü sadece bilgi verir. Kadı ise karar verir ve uygular.” Bir fetva genel olarak dinin emrini veya yasağını ortaya çıkarır. Bu da fetva ile ilgili olanı da olmayanı da kapsar. Kadı’nın hükmü ise hakkında hüküm verilen ile sınırlı kalır. Fetva ibadetler ve diğer konuları da ihtiva eder ama Kadı’nın hükmü ibadet konularında yoktur.
Müslümanlar veya millet gibi ideallerden önce sizin çocuğunuz önceliğiniz olsun. Çocuğunuzla savaşarak onu bir noktaya getiremezsiniz. Ortayı bulun. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.
Kur'an’ımızdan başka SIFIR SIKINTILI bir kitap olmaz. Elbette vardır sıkıntısı, eksiği, tartışılır tarafı. Ancak o sıkıntı bir ihanet veya yabancı etkisi olduğu zaman kaçınmak gerekir. Diyanet ilmihali ortalama bir ilmihal kitabıdır. Biiznillah, onunla amel edenin ibadetlerinde sıkıntı olmayacağı kanaatindeyiz. Allah yardımcınız olsun.