İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam biz çeşit çeşit dini kitaplar alıyoruz. Bu kitapların zekâtının verilmesi gerekiyormuş, ben hemen okuyamasam bile param varsa kitap alırım. Şimdi bu kitapların zekâtı nasıl verilir?

Cevap

Dini bilgi, kültür, ders gibi nedenle edinilen kitaplar zekâtı verilecek mal gibi değildir. Sadece değerinden dolayı satın alınan ya da “iş olsun” diye alınan kitaplar ise değerleri üzerinden hesaplanıp diğer mal varlığına katılır ve zekât vakti zekâtları verilir. Özellikle kitap zekâtı diye bir tür yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Okumak için evde bulundurulan kitapları kastediyorsanız onların zekâtı yoktur. Satış için bulundurulanları kastediyorsanız normal ticari malların zekâtı gibi % 2,5 zekâtı verilir.

Hocam tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarının zekâtı var mıdır? Var ise ne kadardır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekatta esas olan para üzerinden verilmesidir. Talebelere teşvik oluşturması gibi bir nedenle kitap, diğer ders araçları da zekat olarak verilebilir. Bu durumda da piyasa fiyatı üzerinden hesap edilerek ne kadar zekat verildiği belirlenmiş olur.

Ders kitapları zekat olarak verilebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyet şartı ile yerine getirilebilir. Niyet ise ibadetten önce bulunur. Sizin durumunuzda para verilmiş sonrasında ise zekâta sayılması isteniyor. Bu durumda yapılan işin zekât olarak işlemesi mümkün olmaz. Şöyle bir şey yapılabilir: Siz ona yeniden alacağınız kadar zekât verirsiniz. O da para bulduğu için size borcunu öder. Bir hile ve baskı yapılmadan bu yapılabilirse zekât yerini bulur.

Hocam benim birisinden alacağım var. Ödeyebileceğini zannetmemeye başladım. Vere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtı kıyafet olarak vermekte bir sakınca yoktur. Maliyeti kaç para ediyorsa o kadar zekât vermiş sayılırız.

Zekatı giysi olarak yani giyim eşyası olarak verebilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.

Hocam ben dört yıl önce bir tarla aldım. Herhangi bir ticari amaç yoktu aklımızd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Satmak için karar vermediğiniz bir arsanın zekâtı yoktur. Satmaya karar verdiğiniz andan itibaren zekâtını verdiğiniz malların listesine sokarsınız onu.

Yatırım amaçlı alınan arsanın zekâtı olur mu? Ekilip dikilmiyor. Boş arsa. Olurs

dini konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlmi araştırmalar yapanların alanları ile alakalı ise kitaplıklarında İncil veya benzeri bir kitap bulunabilir ama mümin bir insan, hiçbir kelimesine iman etmediği bir kitabı hangi maksatla evinde bulundurabilir? Bunu düşünmeyi bile boş görmeliyiz. Allah’ın lanetine uğramışların kitap dedikleri şeyleri bulundurmak, onların şarkı türkülerini terennüm etmek maazallah kalpteki erimenin ve yuvarlanılabilecek bir uçurumun işareti olabilir. İstiğfar edip uzak durmak gerekir.

Hocam bir Müslüman olarak evde İncil bulundurabilir veya okuyabilir miyim? Bir d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman robot değildir, insandır. Robotla insan arasındaki en doğal farklardan biri belki de duygusallıktır. İnsandaki duygusallık da Allah’ın nimetlerinden biridir. Duygusallığı yansıtan sevgi, kızma, üzülme, unutma ve benzeri tavırlar yaşamak için gerekli bir nimettir. Problem duygusallığın içinde kaybolmaktadır. Sıfır duygusal bir insan düşünemeyeceğimiz gibi duyguları içinde erimiş bir insan da düşünemeyiz. Erkeğin kendine mahsus duygusallığı, kadının kendine mahsus duygusallığı bu hayatın en önemli faktörlerindendir. Kıymetini bilmek ve israf etmek arasında ise ciddi bir imtihan içinde bulunuyoruz. Şöyle de diyebiliriz: Su gibi, diğer muhtaç olduğumuz nimetler gibi kabul edilip değerlendirilmesi hayatımız için gereklidir. İsraf edilmeleri ise hayatımıza zarar verecektir.

Hocam insandaki duygusallığın dini bir boyutu olabilir mi? Duygusallığımız bizim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkisi arasında şu farklardan söz edebiliriz: Fetva bağlayıcı değildir. Fetva alan kişinin kabul edip etmemesi kendisi ile alakalıdır. Buna bağlayıcı olmaması şeklinde de not düşebiliriz. Hüküm yani kadı tarafından verilen karar ise bağlayıcıdır. İmam Karafi bunu şu şekilde tarif eder: “Müftü sadece bilgi verir. Kadı ise karar verir ve uygular.” Bir fetva genel olarak dinin emrini veya yasağını ortaya çıkarır. Bu da fetva ile ilgili olanı da olmayanı da kapsar. Kadı’nın hükmü ise hakkında hüküm verilen ile sınırlı kalır. Fetva ibadetler ve diğer konuları da ihtiva eder ama Kadı’nın hükmü ibadet konularında yoktur.

Hocam, fetva ve hüküm nedir? Bir şeyin hükmü onun fetvası demek değil midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanlar veya millet gibi ideallerden önce sizin çocuğunuz önceliğiniz olsun. Çocuğunuzla savaşarak onu bir noktaya getiremezsiniz. Ortayı bulun. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.

Hocam sekizinci sınıfa giden bir kızım var ve bu sene lise sınavına hazırlanıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızdan başka SIFIR SIKINTILI bir kitap olmaz. Elbette vardır sıkıntısı, eksiği, tartışılır tarafı. Ancak o sıkıntı bir ihanet veya yabancı etkisi olduğu zaman kaçınmak gerekir. Diyanet ilmihali ortalama bir ilmihal kitabıdır. Biiznillah, onunla amel edenin ibadetlerinde sıkıntı olmayacağı kanaatindeyiz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam bildiğimiz üzere ilahiyat eğitiminde ve eğitimcilerde göz ardı edilemeyece
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah için yapılacak işlerden hatta ibadetlerden biri de insanların dini anlamalarına yardım etmektir. Herkes bilgisi ve imkânı kadar bu işle görevlidir aslında. Bu bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi bunun da en temel şartı ihlastır. İhlas bir işi sadece Allah için yapmak demektir. Yalnız Allah için yapılan bir işten Müslüman’ın mutluluk hissetmesi sakıncalı değildir. Yeter ki riya ve gösterişe dönüşen bir sonuca gidilmesin. Genelde insanların takdiri ve övgüsü ihlası azaltır ama işi yapanın kalbi kaymadığı sürece övgü ve takdir bir engel değildir. Bilakis övgü arttıkça gayret de artıyorsa bu güzel bir durum kabul edilir. Şüphesiz şeytanın ve nefsin kışkırtması açısından riskli bir durum oluşur ama genel olarak bunu bir sakınca göremeyiz. Kendimizi test edeceğimiz ölçü olarak şunu belirleyebiliriz: Allah için olan niyetimiz ve maddi beklentiden uzak kalışımız devam ediyordur. İnsanların takdiri olsun veya olmasın biz aynı heyecanla devam edebiliyoruz. Bunu sağlayabildiğimizde sakınca da yok demektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sorulan benzer bir soruya verdiği cevap bizim için çok önemlidir: “O mü'mine bu hayattaki bir müjdedir!” İnsanların takdir etmesini ve bu takdirin mü'mini mutlu etmesini ahiretteki sevaptan önce dünyadaki bir müjde olarak görmüştür aleyhisselam efendimiz. Elbette insanın hoşlanması, övgü beklemesi belki de kendisine şöhret yolu açılması kalbin ifsadı açısından tehlikedir, kişinin uzak kalma gayreti içinde olması gerekir ama bu durum tek başına bir kötülük değildir. Kişiden kişiye ve konudan konuya farklı bir sınav olarak anlaşılmalıdır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam sosyal medyada bir sayfa açtım. Dini konulara değiniyorum. Kısa zamanda be

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.