Fetva Meclisi
Soru
Eşim eve misafir gelmesini istemiyor ve bazen aşırı tepki veriyor. Gelmek isteyene nasıl gelmeyin diyebilirim diye defalarca konuştum, güzellikle anlatmaya çalıştım fakat yine de değişen bir şey yok. Ben akrabalarım, komşularım ve arkadaşlarım tarafından sevilen biriyim, sosyal bir insanım, misafirperverim ama eşimle bu konuda hiç anlaşamıyoruz. Misafir geleceği zaman huzurum kaçıyor. Kimseye de bir şey diyemiyorum, ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu ayrıntı sizi başka ayrıntılar üzerinden de olsa insanlardan kopuk yaşamaya sevk etmemelidir. Evet, haklısınız; gereksiz hatta bir noktadan sonra sakıncalı bir tutumdur bu ama yine siz insanlardan kopmayın. Bir süre sorulanlara cevap vermeyerek tavır gösterin, daha önemli konular konuşmaya çalışın. İrdeleyen olursa da bu tür konuları önemsemediğinizi söyleyin. Mesela elinizin altında bir Riyazussalihin bulunsun, soru karıştıran olunca “Bir hadis okuyalım mı?” deyin. Böylece tebliğ de yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun, garip bir zamandayız.
Misafir konusunda resmi bir standart belirlemek mümkün olmaz. Bu bir gönül meselesidir. Erkeğin ansızın misafir getirmesinin yanlış olması yanında kadının da kendisini lokantacı gibi görmesi de yanlıştır. Evin erkeği misafire eski yemeği vermekte sakınca görmüyorsa kadın hiç görmemelidir. Misafir konusu aile içinde huzursuzluk nedeni oluyorsa hiç misafir alınmasın. Zira bizim için eşlerin huzuru misafirden çok daha önemli ve önceliklidir.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Allah takvanızı ve huzurunuzu daim etsin. Ne mutlu size, dininizi hayatınız görüyorsunuz. İslam böyle bir nimettir. Allah sizden razı olsun. Eşiniz, kesinlikle misafir getirsin; misafir sizin bereketinizdir. Sen de eşin de misafire hizmet edin. Bu misafir anlayışınız sizin evdeki özel hayatınızı etkilemelidir. Mesela sen rahatsız olduğun bir zamanda misafir olmamalıdır. Verdiğin örnekte eşin yanlış yapmış ya da dikkat edememiş. Anlaşılan çocuğunuz da yok. Olsa da sonuç değişmez ama genç bir bayanın evinde bekar veya evli bir namahrem erkeğin tek başına yani kadının mahremi yanında yokken kalması çok yanlıştır. Eşin, akşamdan sabah çıkacağı vakti söyleyerek durumu toparlasın. Doğru olanı düşünmüşsün ama şeytana alet olarak bunu büyütmeyin. Yenilenmemesine karar verin. Allah yuvanıza huzur versin.
Sakin kal ve sabırlı ol. Öfkeli kararlar verme, ibadetlerine sarıl, dua et. Eşinle sakince konuş. Suçlamadan, kırmadan duygularını anlat. Bahanelerine karşı hazırlıklı ol. "Aileni sevmen normal ama biz de senin aileniz, denge kurmalıyız." diyerek çözüm öner. Ortak bir karar almaya çalış. Haftada birkaç gün evde yemek yemesi, eve erken gelmesi ve ailece vakit geçirmeniz için anlaşma yapmaya çalış. Aile ilişkilerini dengede tut. Kayınvalidene tamamen uzak durma ama mecbur hissettiğinde kısa ziyaretlerle dengeyi sağla. Geç saatler ve ilgisizlik için ne yapabileceğine dair seni ve eşini tanıyan, sözüne güvendiğin kişilerle istişare et. Bununla beraber eşinin evine karşı böyle olmasının senden ve evdeki bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştır. Eğer varsa böyle bir şey o konuda neler yapabileceğini araştır ve hemen o konuya müdahale et. Yok, eğer sadece işiyle alakalı ise ona evi ile işi arasındaki dengeyi hatırlat. Amacın sadece yuvanı kurtarmak ve evindeki huzuru sağlamak olsun. Duygusal kırgınlıklarını belki daha sonra konuşmak üzere bir süre ertelemeye çalış. Her şeye rağmen düzelmezse o zaman aile büyüklerinle ne yapman gerektiği hususunda istişare et. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet ol.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
İnşaallah öyle bir şey olmaz ama bu size ders olmalı ve insanların mahrem konularını yönlendirmeye karşı dikkatli olmalısınız.
İnsan, haddini aştıktan sonra uçurumun neresinde durabileceğini kestiremez. Bugün insanlık artık haddini aşmış, nereye gittiğini, ne yaptığını bilemez duruma gelmiştir. Allah Teâlâ sonumuzu hayır kılsın, imanlarımızı muhafaza buyursun. Müdafaayı nefis dışında bir insan öldürenin ahireti hüsrandır. Erkek veya kadın olması bu sonucu değiştirmez. Bunu bilmeliyiz.
Allah Teâlâ size sabır, eşinize şuur ihsan etsin. Bu nedenle evliliğinizi bitirmeniz isabetli olmaz. Sabırlı olmalısınız. Eşinizi, o düğünlere gitme konusu yerine aranızdaki diğer konulardan oluşacak muhabbet ve saygı ile yönlendirmelisiniz. İnsanların zayıf noktaları yerine ortak noktalarla düzeltme yapmak daha faydalı sonuçlar verir biiznillah.
Bu bir yemindir neticede. Doktorun size vereceği rapor bunu değiştirmez. Böyle bir sonuç karşınıza çıktığında size en yakın müftülüğe giderek ne yapacağınızı öğrenin. Allah Teâlâ ailenize afiyetler indirsin. Âmin.
Sözün sahibinin mezhebini esas alın. Çözüme kavuşamazsanız, bulunduğunuz yerin müftüsünün hakemliği ile çözüm oluşturun.
Anlattığınız gibi bir durumda sizin nikâhınız bitmiş oluyor anlaşılan. Kısa bir zamanda bu kadar gergin noktaya gelebilen bir evlilik için muhakkak bilimsel bir destek almalısınız. Bu arada da size en yakın müftülüğe giderek de yüz yüze fetva sorun, o fetvaya göre de dini boyutunu çözmüş olursunuz. Allah yardımcınız olsun.