Fetva Meclisi
Soru
Hocam Mescid-i Aksa ile ilgili bir konferansa katıldım ve yapılan çekilişle oraya ücretsiz ziyaret kazandım fakat eşim izin vermedi o kafile ile gitmeme. İslam’daki mesafe hususuna girdi ve yalnız gitmemin uygun olmayacağını söyledi. İslam’ı elimizden geldiğince yaşamaya çalışıyoruz ama bazı meselelerde özellikle benim yapmam gereken konularda eşim biraz daha baskıcı olabiliyor. Bana müsaade etmedi ama kendisi gidebildi. Onun adına sevindim fakat içimi de hüzün kapladı. Bu konu ile beraber mesafe ve hanımların sınırını açıklayabilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bunun adı fitnedir. Allah sizi de bizi de fitneden korusun. Bu ümmet, kadının kocasına 'şu şehre gidiyorum' sözünü söyler bir ümmet değildi. Ne oldu bize anlayamıyorum! Eşinizi aç mı bırakıyorsunuz yoksa? Eyvah mı eyvah! Bu durumda onun başka şehre gitmesine izin vermeniz gerekmez. Giderse ne yapacağınızı da siz düşünün.
Bulunduğunuz yerde ve devam ettiğiniz kurumda dininiz ve ahlakınız açısından bir risk oluşmuyorsa bu yaptığınızda fıkha aykırı bir durum yoktur. Zira yasak olan, bayanın seferîlik mesafesinden uzun bir yere tek başına mahremi yanında olmadan gitmesidir. Şehirde mahremi yanında olmadan yaşaması bu yasağa dâhil değildir.
Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.
Evet, zor ve riskli bir iş ama insanlığın zirvesini, imanın gerçeğini yansıtan bir iş aynı zamanda. Sizin “git” demeniz zor olduğu gibi “gitme” demeniz de isabetli değil. Ortada durun en azından. Ağlayarak da olsa eşinizin gitmesine yardımcı olun. Böylece şeytanı yenmiş olursunuz. Eşinizin orada kazanacağı sevaplara da ortak olmuş olursunuz. Bir de şunu düşünün: Eşiniz bir kazada da sizi terk edip gitme ihtimali yok mu? Ölüm sadece Gazze’de mi? Ve maazallah sizin yaşadığınız yerlerde öyle bir düşmanlık olsa idi siz yardım için gelecek doktorları göndermeyen kadınlara nasıl lanet ederdiniz? Ve o lanet o kadınları, çocuklarını nasıl kuşatırdı?
Kadınların beraberlerinde mahremleri olmadan doksan kilometreden daha uzun bir mesafeye gitmeleri hadislerle sabit bir yasaktır. Tıbben gerekli acil bir müdahale veya zorunlu bir cihat için bir ruhsattan söz edilebilir. Sizin yapacağınız işin bunlardan birine girip girmeyeceğini siz karar vermelisiniz. Bizim kanaatimiz, böyle bir riske girmeye değer olmayacağıdır. O denli değerli buluyorsanız bir mahreminizi en azından yolculuk süresi için beraberinize alarak bu ciddiyeti göstermelisiniz.
doksan km konusundaki diğer fetvalar
Yaş bir esneme nedeni değildir. Böyle bir umre yolculuğu teyzeniz için fıkhın caizlik kurallarına aykırıdır.
Mesafe ölçülürken evden gideceğiniz yere olan mesafeyi ölçersiniz. Namaz kısaltma gibi seferîlik hükümleri için de il sınırlarını çıkmayı ölçü alırsınız.
Bulunduğunuz yerde istediğiniz ilme ulaşma imkânınız yoksa farz olan ilmi öğrenme maksadıyla mahremsiz yolculuğa izin veren ulema bulunmaktadır. Bu ruhsattan istifade edilebilir. Ne kadar ilim maksadı ve ne kadar farz olan ilim olduğunu tespit etmek sizin meselenizdir.
Kapıdan kapıya mesafe doksan iki km ise seferisiniz. Türkiye'de yerleşik bir eviniz yoksa yani İsviçre'de oralı biri olarak yaşıyorsanız, Türkiye'ye de turist gibi geliyorsanız seferisiniz. Hayır, kendinizi hâlâ Türkiye'de de yeri olan ve oraya dönebilecek biri olarak görüyorsanız sadece yolculuk esnasında seferi olursunuz.