Fetva Meclisi
Soru
Ben ailemin yaşadığı şehirden başka bir yerde öğrenim görüyorum. İki şehir arasındaki mesafe altı yüz km tutuyor. Tahsil göreceğim yere beni babam götürüyor. Orada arkadaşlarımla güvenli bir ev tuttuk. Babam beni bırakıp geri dönüyor. Aileme gideceğim zaman da gelip alıyor. Bu şekilde yapmamızda hadislere aykırı bir tutum var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir cenazeye yetişmek gibi zaruri durum olduğunda yolculuk yapabilirsiniz. Bunun dışında hüküm bildiğiniz gibidir. Orada kimseniz yoksa sizin de yakınlarınızın bulunduğu yere dönmeyi planlamanız gerekir.
Kadın için yasak olan iki şehir arasındaki mesafeyi mahremsiz olarak gitmesi veya gelmesidir. Eşinizi oraya götürürken ki gerekçe dönerken de devam etmektedir.
İlahiyat okuma işini dışarıda tutarak cevap veriyorum. Bir bayanın, doksan km mesafeden daha uzak bir yere yalnız gitmesinde sakınca vardır. Bir mahremi ile yolu kat ettikten sonra güvenli bulduğu bir evde kalmasında hiçbir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Yasak doksan km fazlası yola gitmektir. Uzakta güvenli bir yerde yaşamakta sakınca yoktur.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Sevap için ise gidişin sevaptan çok günah bulursun. Kültür için ise kültür uğruna günaha değmez. Peygamber aleyhisselama itaatten başka her şey sıkıntılıdır.
Fıkıh konusundaki diğer fetvalar
Bir fıkıh kuralı olarak “haramdır” demeye kaynak bulamıyorum ama insanlara karşı bir saygısızlık olacağını, bunu da mü'min insanın yapmaması gerekeceğini düşünüyorum.
Hayvanların bu tür kalıntıları veya atıkları insan gıdası, hayvan yemi gibi farklı alanlarda kullanılabilmektedir. Yakılmış hâliyle kemikten hayvan kömürü üretilebilmektedir. Kıldan çok farklı ürünler geliştirilebilmektedir. Gübre yapılmaktadır. Jelatin, sabun, boya, fırça gibi farklı ürünler çıkarılabilmektedir. Bunlarla ilgili fıkhî hükümleri şöyle derleyebiliriz: • Hayvan canlı iken ondan koparılan kanın hareket ettiği noktalar yani o organın canlılığını kanın sağladığı noktalar necistir. Sadece saç (kıl), yün, kanat bu kuralın dışında kalır. Bunlar hayvandan canlı iken de alınsa necis değildir. • Kesilmeden ölmüş hayvanın tabaklanmış derisi hariç tamamı necistir. • Besmele ile kesilmiş bir hayvanın dış atıklarında temiz olmak açısından bir sorun yoktur, her bir parçası işe yaradığı kadarı ile kullanılabilir. Düne kadar insanlık mesela tırnakları yiyecek olarak kullanamıyordu da bugün bir şekilde kullanıyorsa bunda fıkıh olarak sorun olmaz. • Hayvan kemiğinin kömürleştirilmiş şekli de sonuç olarak tam bir dönüşüm gördüğü için yeni şekliyle kullanılabilir durumdadır. • Hayvanlardan artan şeylerden gübre yapılması durumunda insan sağlığı açısından uzun vadede bile bir sakınca oluşmuyorsa o tür bir kullanımın da sakıncası yoktur. • Bu tür atıklardan hayvan yemi yapılması durumunda da tıbben sakınca olup olmadığını bilmemiz gerekir, sakıncası olmayan yemler kullanılabilir. • Hayvan yemlerine gıda katkısı olarak karıştırılan kan necis olduğu için yemi de necis duruma geçirir.
Okumak için evde bulundurulan kitapları kastediyorsanız onların zekâtı yoktur. Satış için bulundurulanları kastediyorsanız normal ticari malların zekâtı gibi % 2,5 zekâtı verilir.
Fukaha namaz kılarken parmak çıtlatmayı mekruh görmüştür. Bir işin namazda mekruh olması namazı bozmadığını ama sevabını azaltabileceğini gösterir.
Fıkıh ilminin tarif ettiği yemin bu olmasa da böyle bir yemin yapılabilir. En azından bu, mümince verilmiş bir söz niteliğindedir.
Bu saydıkların bir hoca ile okunmadıkça bilgi birikimi bile oluşturmayabilir kaldı ki yan etkisi de söz konusu olur. Tefsir olarak size Mahmut Toptaş hocanın ŞİFA TEFSİRİ yeterli olur. Allah yardımcınız olsun.