İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Alimlerin içtihat ettiği konularda eşler farklı alimlerin içtihatlarını benimsiyorsa kadının eşinin benimsediği içtihada tabi olması gerekir mi?

Cevap

Selamünaleyküm. İbadetler açısından herkes kendi ibadeti ile mükelleftir. Eş, eşin ibadetine göre yönlendirilmiş olmaz. Sadece namazlarda seferilik hükmünde kadın, erkeğin emrine uyarak seferilik yapabileceği için seferilikte ‘erkeğine bağlıdır.’ denmiştir. Bunun dışında da farz ibadetlerde kadını erkeğine bağlayan bir durum yoktur. Nafilelerde ise erkeğin hukukunu korumaya yönelik bazı tevsiyeler vardır.Evliliği alakadar eden ilkeleri belirlemede ise nikâh kıyılırkenki akit nasıl ise Şeriat’ın temel ilkelerine aykırı olmadıkça ona bağlı kalınır. Bunun haricinde de belli bir mesele vukuunda, kimden fetva alınacaksa onun içtihadına tabi olmak gerekir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.

Selamünaleyküm Değerli Hocam. Size sormak istediğim soru, İslami şuura sahip ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Burada bir kavram karışıklığı söz konusudur: Nikâh nikâhtır; imamı müezzini olmaz. İnsanların, zevklerini tatmin etmek için dinimize ait bir kavramı kullanmaları asla kabul edemeyeceğimiz bir durumdur. Nikâh akdedildikten sonra, evlilik başlamış demektir. İnsanların bunu ya yapmamaları ya da sonucuna razı olmaları gerekir.

Selamünaleyküm. Resmi nikahtan önce imam nikahı yani dini nikah yapanlar bunu su
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Nikâhlı bir kadının, eşinden izinsiz farz olmayan bir ibadeti yapması bile caiz değildir. Öyle bir şeye dine hizmet adı verilemez. O ifsada hizmettir.

Hocam evli bir kadının dine hizmet adına ve hizmet hakkında eşinden habersiz baş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu kural nafile ibadetler içindir. Asla farz ibadetler için geçerli değildir. Ramazan orucu mesela kocaya değil hiç kimseye sorulmadan tutulur. Kadına “eşine sor” denen nokta genel bir izin isteme durumunu yansıtmaz. Nafile ibadet ve eşin istekleri çeliştiğinde tercihinin eşten yana olması yönünde bir emirdir bu. Böylece kadın, erkekten belli haklarını rahatlıkla talep edebilmesi ve erkeğin de haklı gibi duracağı bir engelin arkasına sığınmaması için bu kural vardır. Nafile ibadetlerde yani kadının daha fazla sevap kazanmak için yapacağı ibadetlerde ise eşinin aile içi ilişkilerde kendisinin ihmal edildiği yönünde bir tutum hissetmesi olarak özetlenebilecek bir sorun oluşmasın diye nafile ibadetle yine bir nafile ibadet derecesinde olan eşle ülfet konusunda kadına eşle ülfeti tercih etmesi söylenmiştir. Zira erkeği ile ülfet kaybından oluşabilecek sıkıntı nafile ibadetin kaybından oluşabilecek sıkıntıdan daha büyüktür. Kadın için böyle bir yönlendirme bulunduğu gibi erkeğin de kadının haklarına ve kişiliğine karşı hassas olması gereken benzer emirlere muhatap olduğu dinimizin genel çizgileri içinde bilinen bir gerçektir. Bu da aile içi bir dengeleme noktası olarak ele alınabilecek tavsiyeler arasında bir tavsiye olduğunu göstermektedir.

Bazı ibadetler kadın açısından düşünüldüğünde kocasından izin almadan yapamaz de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.

Selamünaleyküm hocam. Üç sorum olacak. Birincisi, koca ilimle uğraştığı için eşi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadis sahihtir, en muteber kaynaklarımızda bulunmaktadır. Yalnız bu kaynaklar tarandığında, hadisin içinde dikkatten kaçmaması gereken bir gerekçe vardır. O gerekçe de şudur: 'Allah'ın Peygamberinin kızı ile Allah'ın düşmanının kızı bir arada olmaz!' bu gerekçe meseleyi izah etmektedir. Evlendirilmek istenen kız, Ebu Cehil'in kızı idi. Fatıma ile onun bir evde olması ne kadar olabilir bir şeydi? Hadiste vurgulanan budur.Hadisin rivayetlerinde yine dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı daha vardır, o da sizin sorunuzu izah etmektedir: 'Dikkat edin. Ben helali haram, haramı helal yapmıyorum!' undan da anlaşılıyor ki, buradaki yasaklama çok özel bir durumla sınırlıdır.

Selamünaleyküm hocam. Değerli vaktinizi ayırıp soruma cevap verdiğiniz için şimd

alimlerin içtihadı konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hocaefendi, Bu sorun sadece sizin sorununuz değildir. Din adına ve Allah'ın dinini esas alarak hareket edecek herkes için böyle bir sorun olabilir. Bir yandan dini eksiksiz anlatmak diğer yandan da dini anlatırken dinden soğutmamak oldukça hassas bir çizgi üzerinde yürütülmesi gereken bir mücadeledir. Size tavsiyem şu olacaktır: a- Müçtehitlerimizin ittifak ettikleri meseleleri izah ederken mü'minlerin imamlarının kanaati olarak söyleyin onu. Tereddüt etmeye gerek yoktur. b- Müçtehitlerden sadece birinin veya ikisinin vardığı bir sonucu izah ederken ise 'İslam'ın son sözü' gibi değil de 'müçtehitlerden bir müçtehidin kanaati' olarak zikredin. İnsanlara konuşmak, onları ikna etmek peygamberlerin bile kolay yapabildikleri bir şey değildir. Dikkatli ve sabırlı olmak gerekir. Allah yardımcınız olsun.

Ben imamım. Toplantılarımızda bazı şeyleri söylemememiz isteniyor. Mesela, Ahmed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashabın ittifakla yaptığı ictihadını reddetmek için tehlikeli sözler söylenebilir ama diğer müçtehitlerin ictihatları adı üzerinde ictihattır. Reddeden kâfir olmaz.

İctihadı kabul etmemek insanı kafir yapar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Teorik olarak bu yapılabilirse de pratikte mümkün değildir. Çünkü bunu yapabilecek ve yaptığında keyfilik yoluna kaçmayacak birinin müçtehitleri değil nasları izlemesi gerekir. Bunlar iş olsun diye konuşulabilecek şeylerdir. Atı alıp dereyi geçmek böyle olmaz.

Ehl-i sünnet müctehidleri arasından herhangi birine tamamen bağlanmadan, konusun

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.