İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben vefk hakkında bilgi almak istiyorum. Esmalar ile yapılan vefkler caiz midir?

Cevap

Ashab-ı Kiram böyle bir şey bilmiyorlardı. Onlar Kur'an’ı ve Allah’ın isimlerini beyinlerine nakşettiler. Kur'an da onları cennete taşıdı. Onların yaptığını yapan, onların kazandığını kazanır. Bizim gibi yazı çizi ile hayal kuranlar da hayal görür dururlar. Aklımızı başımıza alıp onların çizgisine dönmek zorundayız. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiramı sevmek, onları savunmak dini zorunluluklarımızdan biridir. Elimizdeki Kur'an’ımızı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini onlardan aldık. Onlara uzatılan diller sonuç olarak Kur'an ve sünnete uzanmış gibi olabilir. İslam dininin en net uygulandığı asır onların asrıdır. Onlar tartışılırsa İslam’ın uygulanışı da tartışılır. Bu da dinimizi çürütmek isteyenlerin işine yarar. Bunu ancak hakikatleri bilmeyen bir cahil yapabilir. Bu nedenle onlara bilinçli bir şekilde sövmek, hakaret etmek bazı âlimlerin beyanı ile dinden çıkmak olarak görülmüştür. Ashab-ı Kiramı abartmadan, kul olduklarını masum sayılamayacaklarını unutmadan müdafaa etmek gerekir. Bu ölçüye göre onları müdafaa etmemiz dini bir zorunluluktur.

Hocam, bazı insanlar sahabelere hakaret ediyor ya da hepsini aynı seviyede değer
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ’nın isimlerinin zikir olarak tekrarlanması bir ibadettir. Mesela onun isimlerinden biri el-Ğafûr’dur. Bu veya başka bir ismi ibadet maksadı ile tekrarlansa bu bir zikir olur ama “şu isim şu kadar kere” şeklindeki tayinler genellikle asılsız ve indi görüşlerden kaynaklanmaktadır.

Hocam esma çekmek, örneğin “Vedud” esmasını çekmek veya diğerlerini belli bir sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızı tecvid adını verdiğimiz bir kaideler manzumesi ile okumak zorundayız. Başka türlü okunması asla caiz olmaz. Kur'an’ımız dışındaki hadisler de dahil olmak üzere metinlerin okunmasına yönelik bir tecvid benzeri kurallar yoktur. Asıl maksat olan hadisin bereketini gidermesin, dikkat edin.

Hocam, hadisleri ezberlerken makam yapıyorum. Daha rahat ezberliyorum. Bu doğru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızı tecvid adını verdiğimiz bir kaideler manzumesi ile okumak zorundayız. Başka türlü okunması asla caiz olmaz. Kur'an’ımız dışındaki hadisler de dâhil olmak üzere metinlerin okunmasına yönelik bir tecvid benzeri kurallar yoktur. Asıl maksat olan hadisin bereketini gidermesin, dikkat edin.

Hocam, hadisleri ezberlerken makam yapıyorum. Böyle yapınca daha rahat ezberliyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dokunamazsınız/dokunmamalısınız.

Hocam Kur’an-ı Kerim cüzüne abdestsiz dokunarak okumam caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.

Selamünaleyküm hocam Allah razı olsun verdiğiniz bilgilere. Hocam kısa ve öz bir

Ashab-ı Kiram konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmtihan dünyasındayız. İmtihanımız küffarın eli ile olduğunda ona hazır olacağız. İçimizden birileri ile olduğunda ona hazır olacağız. Dindar bildiklerimizden de imtihan çekebiliriz. İmanımızı ve kimliğimizi her hâlükârda korumak bizim görevimizdir. Her türlü saldırıya hazır bekleriz, bunun adı imtihandır.

Hocam bir Müslüman Aişe annemize ve sahabeye ağzıma almaktan Allah’a sığındığım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimizi ancak Ashab-ı Kiram gibi yaşarsak Allah'ın rızasını kazanabiliriz. Konuyu “tarikatlar” başlığı altında ele aldığımızda adeta her tarikat aynıdır anlamına gelebilecek bir yanlışa işaret etmiş oluruz. Tarikatlar olarak değil de sünnete uygunluk olarak bakmalıyız. Sizin de gördüğünüz gibi sonradan geliştirilmiş bazı rutinlere ibadet değeri katılmaya çalışılmıştır. Bir mümin olarak sizin kalbiniz onu kabul etmemiş. Aslında onlar da yaptıklarının esasa bağlı olmadığını biliyorlar ama bir tür kendilerini rahatlatacak iş yapmayı tercih etmektedirler. Bidat yoğunluklu merkezlerde bulunursanız sadece kendinizi ve zevklerinizi tatmin edebilirsiniz. Allah'ın rızası Peygamber aleyhisselamın sünnetine sarılmaktadır. Sağa sola çekmeden “Hangi sahabi bunu yaptı?” sorusuna cevap verilebilecek şeyleri ibadet olarak yapmak gerekir. Siz böyle durumlarda evinizde oturup Kur'an okuyun. Doya doya okuyun. Zikirler yapın. Nafileler kılın. Biiznillah huzur bulursunuz. Allah'ın rızasını bulursunuz.

Hocam kayınvalidem, beni ve bebeğimi bağlı olduğu tarikatın sohbetine götürdü. K
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimizin balık eti yediğine dair elimizde bilgi vardır. Ashab-ı Kiram balık eti biliyorlardı. Mekke ve Medine sahil kenarında değildir ama sahil şehirleri ile bağlantıları vardı.

Hocam Peygamberimiz balık yemiş midir, çünkü bulunduğu yerde sahil yoktu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin. Sizi de onu da cennetlik kulları arasına ilhak buyursun. Âmîn. Dul kalan bir kadının evlenemeyeceğini söylemek asla mümkün değildir. Bir kadının çocuklarını büyütmek için fedakârlığa katlanması, saçını ağartması kesinlikle Allah’ın razı olacağı işler arasındadır. Bunu konuşmaya bile gerek yoktur ancak evlenirse yanlış iş yapmış olur şeklinde bir anlayış isabetli değildir, Peygamber aleyhisselamın böyle bir yönlendirmesi yoktur. Onun yönlendirmesi, oturup çocuklarını yetiştirirse ne büyük bir sevap işleyeceğini bildirme şeklindedir. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz iki parmağını bir arada göstererek “Konumu ve güzelliği yerinde olduğu halde evlenmeyerek yetimlerini büyüten dul kadınla cennetle bu kadar yakın olacağım” buyurmuştur. Burada dikkat edilecek nokta çocukların eriyip kaybolmasını önlemeye yönelik bir gayretin övülüyor olmasıdır. Yoksa iddeti bittikten sonra her kadın evlenebilir. Dinimiz fıtrat dinidir. Kadının evlenme arzusu da fıtridir. Her kadın gibi onun da evlenmesi dinin koruması hatta teşviki altındadır. Özellikle de bir fitne endişesi taşıyorsa. Bilhassa genç yaşta şehirlerde dul kalan kadınların evlenme ihtiyacı içinde olmaları asla ayıplanacak veya kerih görülebilecek bir arzu değildir. Bu da bir kadından diğerine değişecek bir değerlendirme ile tespit edilebilir. Evlenmez, hakkıdır. Evlenir o da hakkıdır. Pek çok sahabe eşinin eşlerinden sonra evlendiklerini biliyoruz. Bundan da ötesi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dul kadınlarla evlenmiştir.

Hocam, eşimi kaybettim. Arkadaşlarım tekrar evlenme, çocuklarına bak, peygamberi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinin beş temelinden biri olduğu hâlde bazı zengin Müslümanların zekâtı ihmal etmeleri, bazı Müslümanların namazı kılmamalarıyla aynı pencereden anlaşılabilir. Namaz esasen zekâttan daha kolay bir ibadet olması ve cebe de dokunmamasına rağmen ihmale uğrayabiliyor. Bu bir iman meselesidir. Allah’a teslimiyet oranıyla alakalı bir durumdur. Allah’a teslim oluşumuz sadece zihindeki bazı kabullerle olduğu gibi fedakârlığın çeşitli oranlarda buna eklenmesiyle de gerçekleşebilir; herkesin Allah’a teslimiyeti (Müslümanlığı) farklı olduğu içindir bu. Zekâtta esneme ve aksama gösterenler de aslında imanlarından kaynaklanan bir problemden ötürü böyle yapmaktadırlar. Zekâtı inkâr etmedikçe dinden çıkılmayacağı doğrudur fakat Kur’an-ı Kerim, namaz ve zekât ibadetlerini Müslüman olup olmadığımızın en canlı göstergeleri olarak ortaya koymaktadır. Zekâtın ihmali de kişinin imanındaki pürüzden ileri gelir. Bu sebeple namaz kılan ama zekât vermeyen bir profile çok nadir rastlayabiliriz; zira bunların ikisi bir bakıma aynı şeylerdir. Mal sevgisi, bireysel takıntılar veya başka sebeplere de bağlanabilecek bu hususun ana nedeni iman meselesidir. Ashab-ı Kiramın böyle sorunlarının olmayışı, cennet ve cehennem olgularını kendilerinden uzak birer hikâye konusu gibi görmemelerindendi. Bu da ancak imanın yüksek tonajıyla gerçekleşebilecek bir kıvamdır.

Hocam zekât, ayet ve hadislerle belirtildiği üzere farz bir ibadetken birçok zen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

CEMAAT ümmettir. Bir grup veya birliktelik cemaat olarak anılıyor olsa da o semboliktir. Dolayısıyla sizin veya bir başka müminin camide namaz kılması belirttiğiniz cemaatte olması anlamına gelmiyor. Aynı şekilde bir tarikatta veya vakıfta ya da bir büyüğün himayesinde olması da cemaatte olduğu manasına gelmez. Bir bütün olarak ümmetin içinde olan ve ümmetin değerlerini muhafaza eden, dininden taviz vermeyen, sünnete sarılan, Ashab-ı Kiram’ı izleyen mümin cemaattedir.

Hocam ben cemaatin Kuran'da olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Cemaate bağlı ol

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.