Fetva Meclisi
Soru
Arkadaşlarımızdan birisi kendi parasından annesinin, babasının, karısı ve erkek kardeşinin zekâtlarını vermek istiyor, Şer'i açıdan cevaz var mıdır? Yok, ise başka bir çıkış yolu var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayır, umreye götürerek zekât veremezsiniz. Umreye yetecek kadar parayı zekât hesabından onlara verirsin, o olur.
Muhtaç durumda iseniz kullanabilirsiniz. Vebali onun olur siz ise kullanırsınız. Muhtaç değilseniz verin bir vakfa deriz.
Verebilirsin ve güzel de edersin. Allah kabul etsin.
Zekatı şahıslar verir. Kurumların zekatı olmaz. Cami ve dernek, vakıf kurumdur. Parasının zekatı olmaz. İş yeri, şirket gibi kurumların ise sahipleri bulunduğu için onlar zekat verirler.
Selamünaleyküm. Zekât bir ibadettir ancak niyetle yapıldığında sevaba dönüşür ve ibadet olarak yerini bulur. Siz o paraları verirken zekât olarak niyet etmediğiniz için sonradan onu ibadete dönüştüremezsiniz. Tıpkı, dün kıldığı bir nafile namazı bugünkü farz namazın yerine saymak isteyen biri gibi olur bu.
Selamünaleyküm. Zekâtınızı kardeşinize verebilirsiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bir kadının ailesi ile görüşmesi ziyaretleşmesi en tabii haklarındandır, eşinin bunu engelleme hakkı olamaz. Şu kadar var ki, ziyaretin de bir ölçü dahilinde olması gerekir. Bu ölçüyü yaşadığınız yörenin örfü ve maddi imkânlarınız çevrenizle istişare ederek ortalama bir karar verebilirsiniz.
Domuz ürünü ve alkol gibi aleni haramlar söz konusu ise elbette titiz olacaksınız, tavanızı ayıracaksınız. Onun haricinde tartışmalı konular için aile huzurunu zedelememeyi esas alınız.
‘Sevmiyorum’ sözü boşamak için kullanılan bir söz değildir. Nefret ve gazap belirtisi için kullanılır. Özellikle ‘seni boşuyorum’ kastı ile söylendiğinde nikâha zarar verebilir. Öyle bir kasıt yoksa boşama değildir.
Selamünaleyküm. Peçe nedeniyle bir ailenin dağılmasının dini duygularla olacağını söyleyemeyiz yani annenizin bu tavrı yanlıştır. Aile huzuru peçeden önemli tutulmalıdır. Korkarım, asıl mesele peçe değildir de bahane o yapılmıştır.
Baban ve annenle dini içerikli tartışmaya girmeyeceksin. Esasen kimse ile dini içerikli tartışmaya girmeyeceksin. Dinini, onlar seninle tartışmayı bırakıncaya kadar kendi ekseninde yaşa.
Selamünaleyküm. Allah'ın emri olan namazı men edebilecek bir kul veya makam yoktur. Yaşadığımız dünyada hiçbir beşeri sistem de böyle bir yasaklamadan yana tavır koyamamaktadır. Kişisel hakların putlaştırıldığı bir zamanda ailen sana karşı zulmetmektedir. Tek ihtimal senin namazı öne çıkararak ders çalışmamak, evdeki vazifelerini ihmal etmek gibi hatalar işliyor olabilmendir. Bunun dışında zulme razı olma. Farz olduğu gibi kıl namazını, taviz verme. En azından şimdilik farzları kıl. Dosdoğru kıl hemde!