Fetva Meclisi
Soru
Ben düğünüm olduğunda sıkıntıya düşmemek için şimdiden para biriktirmeye başladım. Bir sene içerisinde 3000 € para biriktirmiş olursam bana hac hemen farz olur mu? O halde evlenmeden önce hacca mı gitmem gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sağlık ve servet yönünden haccetme imkânına sahip, hür, akıl sağlığı yerinde ve bulûğ çağına erişmiş Müslümanların ömürlerinde bir defa haccetmeleri farzdır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/139-140) Bu şartları taşıyan kişinin, imkân elde edince geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bu itibarla kişinin evlenme çağında bekâr çocuğu da bulunsa bu şartları taşıması hâlinde haccetmesi farzdır. Hacca gitmeyip de hac parasını çocuğunu evlendirmek için kullanırsa hac yükümlülüğü üzerinden kalkmaz.
"Daha geniş bir ev sahibi olmak" bir farz değildir. İmkânınız oluğunda ise hac farzdır. Farzın önüne farz olmayanın geçirilmesi caiz olmaz. Buna göre hareket ediniz.
Selamünaleyküm. Haccın size farz olup olmaması birinci mesele olmalıdır. Eşiniz ve sizin hacca gitmeniz için borç almadan yeterli olacak kadar paranız varsa size hac farzdır. Bu durumda hemen hacca gitmekten söz edebilirsiniz.Bu durumun dışında kendinizi zorlamanız gerekmez. Haccın hasreti ile yaşamanız, haccedip boş dönmenizden daha hayırlıdır.Çocuk annesi olmanızın ise mesela kırk beşten sonra imkânı yoktur. O yaşa kadar da beş çocuk annesi olmalısınız en azından. Buna göre bir değerlendirme yapın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Eşinizin üzerine hac farz olması için kendisinin ve yanında götürmesi gereken mahreminin masrafı kadar malı olması gerekir. Ayrıca hacc, hemen farz olan bir ibadet değildir. Hacc, ömürde bir defa ve en uygun denebilecek bir zamanda yapılır. Hemen olması şart değildir.
Selamünaleyküm. İleride hac yapmak için biriktirmekle hac için anlaşılan bir firmayla ön ödemesini yaptıktan sonra bekletilen para aynı değildir. İkinci durumdaki para için zekat gerekmez. Birinci şekildeki için ise zekat vermek gerekir.
Haccın farz olması için şart olan ekonomik imkân kuraya yazıldığı sene için yeterli olurken bir sonraki sene yeterli olmayabilir. Burada bir niyet karışıklığı olmadığı sürece sıkıntı da yoktur. Son hac fiyatları artmış olabilir, kişi elindeki parayı başka bir zaruri ihtiyacına harcamış olabilir. Hacca gitmeye niyeti devam eder, ilk fırsatta da gider. Böyle bakmak daha evla olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Allah Teala, kullarının cennet yolunu bulabilmeleri için din göndermiştir. Bu dinin aslı İslam'dır. Adem aleyhisselamdan bu yana bütün peygamberler İslam dinini yaymışlardır. Peygamberlerin adları ve şeriatları farklı, dinleri aynı olmuştur. Önce Yahudilik, kitabı olan bir din olarak geldi. Yahudilerin elinde Tevrat tahrif görünce Zebur, onu takviye eden bir kitap olarak geldi. Onun da tahrifinden sonra İncil geldi. Hıristiyanlık aslında Yahudiliğin aslına döndürülmüş şekli sayılmalıdır. O da tahrif edilince Allah Teala Muhammed aleyhisselamı Kur'an'la beraber gönderdi. Kur'an'ın gelmesi bir yandan, kendinden öncekilerin aslına daveti oluştururken bir yandan da onları devre dışı bırakmıştır. İslam vardır. İslam'ın dışındakiler muharref dinlerdir. Mü'min elbette muharref bile olsa o dinleri, dinsizliğe karşı kendi cephesinde kabul edecektir. Ama abi kardeş görüntüsü mümkün değildir. Abi kardeş görüntüsü, onların kaldırılıp yerlerine İslam'ın gelmesi anlayışına terstir zaten. İslam tebliği eden durumunda olmalıdır. Bir sizden bir bizden gibi bir mantıkla oturulan masada hayır yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Vücuda dövme yaptırmak caiz değildir. Daha doğrusu, insanın vücuduna kalıcı bir değişiklik getirmesi caiz değildir. Dövme yaptıranın onu kaldırması mümkün olmadığına göre tevbe ve istiğfarla mağfiretini talep edecek. Abdestine ve namazına da devam edecek elbette.
En doğrusu ve en kurtarıcısı, namazın borcundan kurtulmaktır. Üç kerahet vakti dışında nerede ve ne zaman olursa olsun, bir vakit, bir günlük gibi ayrıntılara girmeden kaza etmek ve kurtulmak gerekir. İlla bir günlük diye bir engelimiz yoktur. Fırsat buldukça ardı ardına bir günlük, bir haftalık da kılabileceği gibi bir vakit de kılabilir. Önemli olan şudur: İnsan kaç vakit sabah namazı, kaç vakit öğlen namazı borcu olduğunu hesaplayıp o borçlardan sayı olarak kurtulmaya çalışmalıdır. Tabii, sünnet namazların kaza edilmediğini biliyoruz.
Zekâtı vekaleten alan bir Müslüman'ın vekil edenin şartına riayet etmesi gerekiyor. Bu birinci mesele. Çünkü talebeye verilmesi şartıyla alınan bir zekâtın talebeye harcanması aynı sonucu oluşturmayabilir. Zekât alırken genel cümlelerle almakta yarar vardır. İkinci mesele de şudur: Fukaha zekâtın şahsi bir harcama olması yönünde görüşbirliği içindedir. Bu nedenle fakire yemek olarak yedirilmesini zekâttan saymamaktadırlar. Ama o yemeğin ham maddesini mesela fasülyesini vermeyi zekâttan sayıyorlar. Çünkü birinde fakirin eline bir şey vermek var diğerinde ise sadece karnını doyurmak vardır. Bu yüzden, camiye, okula zekât verilemez deniyor. Allah yardımcımız olsun.
Bir kasıt olmadıkça inşaallah namazda arıza olmaz. Allah kabul buyursun. Her halukarda namazı bozan ve namazın sıhhatini etkileyen meselelerle ilgili olarak aşağıdaki linkte yer alan 'Fıkıh Okumaları' başlığı altındaki 'Namaz' bölümlerinden istifade etmenizi tavsiye ederiz.: Fıkıh Okumaları
Kıyafette yasak bir renk, renk olarak yoktur. Ancak, başka milletlere ait sembolleri yansıtan renkler ve şekiller sakıncalıdır. Hadisi şeriflerdeki renklerle ilgili uyarıların başka nedenleri vardır; hadislerin şerhlerini muhakkak okumalısınız. Allah yardımcımız olsun.