Fetva Meclisi
Soru
Evlenmek için görüştüğüm kişiyle yaşamayı düşündüğümüz hayat tarzı aynı: ilim öğrenmek, öğrendiğini öğretebilmek ve Allah’ın razı olacağı bir ömür sürebilmek. Fakat eş adayı doğulu ve takdir edersiniz ki ailem bu konuda tereddüt yaşıyor. Ailemin yaşadığı yer ile onun yaşamayı düşündüğü yer arasındaki mesafe ve kültürel farklılıklar onları endişelendiriyor. Benim gönlüme yatmasına rağmen onların bu tavrı beni hem üzüyor hem de soğutuyor. Ayrıca “Bizim rızamız da çok önemli” diyorlar. İlmiyle amel eden, İslami düsturlara uygun yaşamak isteyen biriyle evlenme konusunda, ailemin bu tutumuna karşı ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
-Öncelikle yabancı uyruklu olduğunuzu belirtmişsiniz. Bu durumda kültür farkına, gelenek göreneklere de dikkat etmeniz gerekir. Aileler arasında bazı hususlarda anlaşmayı zorlaştırabilir. Kültür farkı görünürde olmayan ancak günlük yaşamda kendini hissettiren farklardan biridir. Bu meseleyi sadece yemek, dil farkı gibi unsurlardan ibaret görmemek gerekir. Yemek adabından tutun da davranış adabına, aileler olarak hayata bakış açınız vb. derin bir husus olabilir bazen iki kişi arasında. Eğer siz yeni şeyler öğrenmeye ve yeniliklere açık biriyseniz bu durum bir yandan aşılabilir durumdur elbette. -Aile rızası meselesi: Ailenizin uzaklık dışında başka endişelerden dolayı mı razı olup olmadığını bilmiyorum. Bunu sizin ölçüp tartmanız gerekir. Anne-baba rızası en önemli hususlardan birisidir. Siz bu konuda onların rızasını almaya bakmalısınız. Aile gönlünü kırmakla bir yola çıkılmamalıdır. Bu süreçte açık ve net olunmalıdır. Üzüntülerinin sebebini iyi anlamak gerekir. Eğer makul bir gerekçe ise bu durumu tekrar düşünmek gerekir. Sizi daha iyi tanıyan olgun biriyle istişare etmeniz güzel olacaktır. Artıları eksileri sizin dışınızda birinin görmesi daha faydalı olacaktır. -Elbette evlilik kararınız son karar ise bunun için de imkânlar hazırsa bu süreci uzatmamakta faydalı olan hususlardandır. Allah basiretli ve güzel kararlar vermenizi nasip etsin.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Evlenmek, senin hayatını kökten değiştirecek büyük bir karardır. Fedakârlık güzeldir ama akıllıca ve sınırları belirli olduğunda… Senin de hakkın mutlu olmak, korunmak ve değer görmek. Bu hakkı gözeten bir evlilik olacaksa, Allah mübarek etsin. Ama olmayacaksa, sabretmen kayıp değil, rahmet olur. Doğru adımlar atabilmek için kalbinin sesine kulak verecek kimselerle değil de şu hayatın gerçeklerini dikkate alan ve senin iyiliğini düşünen kimselerle istişare et. Kalbin karışıksa ve istişareler netlik vermiyorsa, istihâre en sağlam yol. "Ya Rabbi, bu kul senin rızana uygun mu? Hayrımı oradaysa kalbimi oraya ısındır, değilse uzaklaştır." diye dua et. Kalbinin eğilimi, yolunu aydınlatır.
Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.
Öncelikle evlilik kararı hem duygusal hem de mantıksal bir süreçtir. Sizi zorlayan unsurları ve ilişkinizin temelini iyi analiz etmek en doğrusudur. Farklı kültürlerden olmak, evlilik için bir engel değildir. Ancak uyum sağlamak için iki tarafın da fedakârlık yapması gerekir. Özellikle sizin kültürel farkları yönetebileceğinize inanmanız daha önemlidir. Bunun için de öncelikle kendinizi tanıyın. Sevgi evlilik için gereklidir ama tek başına yeterli değildir. Gelecekte bir aile kurarken değerlerinizin ve yaşam tarzlarınızın uyumlu olması da önemlidir. Şimdiki anlaşmazlıklar ileride büyüyebilir mi? Bu noktada açık ve net konuşmalar yapmanız gerekir. Kararınızda etkili olması açısından istihare namazı kılabilir ve Rabbimize danışabilirsiniz. Aile büyükleri ve güvendiğiniz hocalarla istişare edebilirsiniz. Allah en doğru kararı almayı nasip etsin.
Uzun süren nişanlılık veya kaçak beraberliklerin sonucunda bu tereddütler oluşur. Sizin için “şu kusurundan ötürü” diye sabit bir eksikliği yoksa fazla irdelemeyin. Sabit bir kusurunu buldu iseniz de bırakın onu ve nasibinizi başka yerde arayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Maldaki Allah'ın hakkı olan zekât veriliyor ve kaynağı helal olan bir kazanç olarak elde ediliyorsa, mal biriktirmenin bir sakıncası yoktur. Bilakis Müslümanlar, daha zengin ve varlıklı olmalıdırlar. Para en büyük silahtır. Cihat için para kadar gerekli bir şey yoktur. Ancak, hakkı verilmeyen, harama harcanan, israf edilen bir mal sakıncalı maldır. Malı kalbe değil de kasaya koydukça ortada bir sorun yok demektir.
Buna kul hakkı değil de insanlık ayıbı diyelim. Ancak Müslüman olarak iki şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Genelleme yaparak konuşmak hatalıdır. Bu bir. Zira Allah Teâlâ, küfür ehlinin bile daha beter olanından, biraz iyi olanından söz etmektedir. İkinci olarak da medyanın insanları yönlendirdiği konularda kimse, adaletli konuşmaktan söz edemez. Görüp gözlediğimiz bir konu gibi ele alamayız onların bize aktardıklarını.
Kitabımız Kur'an, bütün saygılara layık büyük bir Kitap’tır. Becerebildiğimiz en güzel saygıları ona göstermeye mecburuz. Okurken yemek haram değildir ama laubaliliktir. Şu kadar ki çocuklar bu kuralın dışındadırlar. Onlar hafızlık yaparken abdestsiz de Kur'an’a tutabilirler.
Sakın namazı tekrar kılmayın. Şeytanın önemli taktiklerinden biridir bu; sizi tekrarlarla meşgul ederken asıl hedeften uzaklaştırır. Şu şekilde yapın: Namazda şaşırdığınız zaman, üç mü dört mü bilemezseniz kafanızda ağırlıklı bir şey oluşuyorsa mesela üç daha ağır basıyorsa onu kabul edip devam edin. Ağırlıklı bir yön olmuyorsa az olandan devam edin ama asla tekrar etmeyin. Bir süre böyle devam ederseniz bu sıkıntınız gidecektir biiznillah. İmtihan durumundayız; yılmadan devam edeceğiz. Allah’tan iyi bir kulluk için yardımını niyaz ederiz.
Hayır. Yemek tarifiyle meşgul olma, farklı yemekler üretmek için uğraşmak kötü çığır açmak değildir. Bilhassa hanımlar bunu yapmalıdırlar da. Ancak yemek için ömür tüketmek, mutfağı ibadethane durumuna getirmek tehlikelidir. Kısacası ölçüsü kaçan şey tehlikelidir. Siz, bu şuuru da verecek bir yol izliyorsanız iyi bir iş yapıyorsunuz demektir. Allah yardımcınız olsun.
Hacda kurban kesen bir mümin evinde de kurban kesmez. Zira kurbanın şartlarından biri mukim olmaktır. Hacı ise misafirdir, mukim değildir.