Fetva Meclisi
Soru
Son zamanlara ülkemizde çeşitli isimler altında festivaller yapılıyor, eğlenceli, müzikli vs. Bunları organize etmek, sponsor olmak, katılmak, eğlenmek dinimiz açısından helal mi? İzine gittiğimizde bazen mecbur kalınıyor. Bu festivallerin asıl yapılma amacını da anlamış değiliz. Bu konularda bilgi verirseniz memnun oluruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dinimize karşı sürekli hareketli bir refleks içinde olmak, en büyüğünden en küçüğüne kadar her şeye tepki verebilmek Müslüman olmanın en doğal gereklerindendir. Dinle alay edilen topraklar bile terk edildi, dinle alay edenlerin önünde canlar verildi de film mi feda edilemez? Dinimizi koruyan Müslümanlar olarak meleklerin kayıtlarına girmeliyiz. Bu koruma da asrımızda cephelerden çok medyaya karşı yapılmaktadır. Buna göre herkes tavrını bilirleyecek ve bu tavırla dirileceğiz.
Kulun başına gelen olumsuzlukları değerlendirirken “her olumsuzluk” diye sınırlandırılmış bir ifade yanlıştır. Evet, elimizin/dilimizin/gözümüzün yaptıkları, kalbimizin kaypaklıkları netice olarak Allah’tan musibet gelme nedeni olabilir. Bunu gösteren, işaret eden ayet ve hadis de vardır. Ama buna dayanarak her musibetin bir hata üzerine ceza olarak indiği söylenemez. Ve başa gelen musibetler sanki gerekli cezası da gelmiş ve iş bitmiş gibi bir anlayışa da sebep olamaz. Peygamberler başta olmak üzere küçük bebekler ve salih insan olarak bildiklerimizden büyük musibetler yaşayanlar vardır. Onları nereye koyacağız? Bu tür meselelerde tek bir seçenek üzerinde düşünmek gayba ait bilgileri zorlamak olabilir. “Biz hata etmiş ve sebep olmuş olmayalım da…” şeklinde özetlenebilecek bir idrakle bakılmalıdır meseleye. Rabbim musibetlerden muhafaza buyursun. Gaflette olmaktan da bizleri korusun. Âmîn.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
Aynı şekilde mikroplar da hayatımızı kuşatmış durumdadır. Biz, nasıl mikroplara teslim olmadan yaşamaya çalışıyorsak aynı şekilde haramlardan bir haramı da o şekilde algılarız. Sıyrılabildiğimiz kadar sıyrılır gerisinde Allah'ın mağfiretine iltica ederiz. Sorun, kendimizi salmak veya salmamaktadır. Nefsi gıdıklayan, vakti öldüren, daha efdal bir işi yapmaya mani olan her ne ise onun adı mâlâyânidir. Her mâlâyâni zayiattır. Ölçümüz bu olsun. Allah'a emanet olunuz; Kur'an'la yüreğinizi ferahlatma seviyesine gelmeye çalışınız.
Selamünaleyküm. Sadece kadınların kendi aralarında izleyecekleri zilsiz def için müzik olarak caiz denebilir. Bunun dışında müziğin caizi yoktur. Direnin, Allah sizi rızasından ayırmasın. Size dualar ederiz.
Yaratılış gayemizin Allah'a kulluk olduğunu hepimiz biliriz. Bu kulluk anlayışımız, dünya nimetlerinden ve zevklerinden mahrum yaşamamızı gerektirmiyor. En güzel nimetlerden biz de istifade ederiz. Önemli olan Allah'ın haramlarından kaçınmak, emirlerini de yerine getirmektir. Çok geniş olan mubahlar dairesinde de dolaşabiliriz. Yeter ki, yaptığımız iş Allah'a kulluğumuzu engellemesin, bizi kâfirlere benzetmesin. Önemli olan budur. Müzik dinlemeyi de bu açıdan ele almalıyız. Müzik, Allah'ı zikri engelliyor, gaflete düşmeyi sağlıyorsa elbette haramdır. Bir de küfür ehlinin tatbikatına benzeyen işler de yasaktır. Biz, biz olarak kalmalıyız. Müziğin haram olduğunu gösteren pek çok hadisi şerif vardır. Bazı alimler bu hadisleri yukarıda anlatmaya çalıştığım ölçülerle sınırlamaya gitmişlerdir. Bazıları da olduğu gibi yasak olduğunu söylemişlerdir. En berrak yol müzik ve benzerlerinden uzak durmaktır. Çağımızda müziğin insan sesinden daha gür ve yaygın hale gelmesinden de kendimize ders çıkarabiliriz.'İlahi' kavramını da ben bize ait kavramlardan biri olarak anlamıyorum. Bir de müzikli olmasını siz düşünün. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Asıl olan sarhoşu taşımamaktır. Verdiği bahşişin, aklı yerinde olmayan birinin tasarrufu olduğu dikkate alınarak alınmaması gerekir. Bırakır giderse de kullanılmamasını tercih ederiz. Bir yere verilmelidir.
Aleykümselam. Bir vebal yoktur. Siz, dininizi yaşamaya bakın.
Sabah namazına kalkamamak, bir anlamda din açısından iyi bir hayat yaşayamamak demektir. Elbette, yenen içilenlerden etkilenmek söz konusudur; muhakkak helal yemeliyiz. Yalnız sabah namazı için özellikle dikkat edilmesi gereken durum, uyku düzenidir. Erken yatmalısınız. Bir de bilhassa akşam yemeklerini, hazmı kolay şeylerden yemelisiniz. Yattığınız odanın havasının temiz olması, yatağınızın rahat olması da uyanmanızı etkiler. Yatmadan dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Aleykümselam. Belli bir küfür itikadını, örfünü yansıtmayan tıraş türünün yapılmasında sakınca yoktur.
Aleykümselam. Normal olmayan uzamış tüyler, sağlık açısından sakıncalı olamayan herhangi bir yöntemle alınabilir
Aleykümselam. İnsan sağlığına zarar vermeyen ve kâfirleri taklit olmayan küpe caizdir, ikincisi de bu kurala göre caiz olabilir.