Fetva Meclisi
Soru
Gazoz içmek caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Gazlı içecekler konusunda fıkıh için hüküm oluşturmaya yetecek düzeyde net ve kesin bir bilgiye sahip değiliz. Fakat tıp açısından gazlı içeceklerin çağın getirdiği bazı hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu da bizim için önemli bir ipucu olmaktadır. Ayrıca şüpheli şeylerden uzak durmayı öğütleyen hadisleri dikkate aldığımızda bize yetecek kadar bilgi sahibi olmuş sayılırız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Gazlı içecekler hususunda ‘haram’ sözünü kati bir şekilde kullanmada sıkıntı vardır. Alkol olduğu kesin olan şeyler için haram ifadesini kullanıyoruz. Gazlı içecekleri alkollü sınıfında görme durumunda değiliz. Yoğun bir alkollü olma ve sağlık açısından sakıncalılık şüphemiz vardır. Bu nedenle kullanmamayı, batmamayı tercih ediyoruz. Bu tercihimizi nihai hüküm gibi de öne sürmüyoruz. Buna göre bir değerlendirme yapabilirsiniz. Allah’a emanet olun.
Bir içecek şu yollarla haram olur: 1- Kaynağı haramdır; çalınmış, sahibi tarafından helal edilmemiş içecek gibi, 2- İçinde alkol, kan, domuz mamulü, besmelesiz kesilmiş bir hayvan mamulü bulunması halinde. 3- Tıbben sakıncalı olduğuna dair kati bilginin bulunması hali. Gazlı veya gazsız içeceklerimizi bu tasnife göre değerlendirebiliriz. Gazlı içecekler, içinde alkol karışımı bulunmamış olsa bile tıbben tavsiye edilmemektedirler. Allah'a emanet olunuz.
İslam’da alkollü içkilerin tüketilmesi haram kılınmış (Mâide, 3/90), sarhoşluk veren her şeyin miktarına bakılmaksızın haram olduğu ifade edilmiştir (Müslim, Eşribe, 74; Ebu Davud, Eşribe, 5). Alkolsüz bira, üretim aşamasında normal bira ile aynı işlemlere tabi tutulmakta; son aşamada içeriğindeki alkol değişik yöntemlerle uzaklaştırılmakta ve belli seviyeye indirilmektedir. Ancak bu noktada az da olsa içeriğinde alkol bulunduğu ifade edilmektedir. Diğer yandan dinimizce yasaklanan şeylerin yapılması haram olduğu gibi bunların yapılmasına zemin hazırlamak, yardımcı olmak, özendirmek vb. şekilde katkı sunmak da caiz değildir. Buna göre, dinen necis sayılması, haram olan şeyleri özendirmesi, içki üretimine ve tüketimine destek olması nedeniyle “alkolsüz” olarak isimlendirilse dahi bira tüketimi caiz değildir.
Domuzun, • Etinin, • Yağının, • Derisinin haram olduğuna dair hiçbir tartışma yoktur. İslamiyet din olarak insanlara indiği günden beri bu böyledir. Domuz haramdır. Bu haramlık da katidir. Ayrıntıları yoktur. Sadece kıllarının kullanılabileceğine dair tek tük görüşler vardır. Özellikle eti haramdır gibi bir ifade diğer yerlerinin helal olmasından ötürü değil genellikle hayvanlar etinden dolayı anılırlar da ondan dolayıdır. Bugün domuz ürünleri, boy yağlı ve ucu, çabuk üreyip büyüyen bir hayvan olduğu için pek çok alanda kullanılmaktadır: Sabun, güzellik ürünleri, diş macunu, merhem, jelatin gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Neden Haramdır? Müslüman, Allah’ın emrine veya yasağına neden sormaz, o yasak etmiş ise gerekçesini bilse de bilmese de ona itaat eder, dinini asla tartışmaz. Buna rağmen Allah Teâlâ bilerek ve dileyerek domuzu yarattı, o bildiğimiz şekli ile yarattı ve bize onu yasakladı. Bütün zararlarına rağmen yasakladı. Din böyle hikmetlerle doludur. Bununla beraber domuzun yasak olmasının bazı bilinen hikmetleri vardır: a. Domuz necistir yani pistir. Onunla beslenen bir insanın ondaki yapıyı, karakteri ondan alması muhtemeldir. Domuz yırtıcı ve etçildir. Bütün etçiller gibi o da yasaktır. Zira etçil hayvanlardaki vahşilik etlerinden beslenenlere sirayet edebilir. b. Domuzun yasak olması insan sıhhati için bir gerekliliktir. Domuz insan nevi ile benzer hastalıklar taşımaktadır. Virüs ve mikrop bulaşması bakımından domuzla iç içe yaşanan hayatlar sağlık açısından daha ağır risk taşımaktadır. Domuz gribi örneğinde bunu görmüştük. c. Domuzun hiçbir ürünü kullanılamaz. Bu kullanmamadan sadece kılları mesela fırça olarak kullanılabilir istisnası yapan âlim olmuştur. Hayati ihtiyacın bulunduğu alanlarda ve başka alternatif üretilemiyorsa çok olağanüstü zorunluluklarda ancak geçici bir kullanım söz konusu olabilir. Bu durum ilaç ve tıp dünyasında da böyledir. Gıdada ise hayati bir zorunluluk olduğu söylenemez. Sadece daha rahat ve daha lezzetli yemekler yiyebilmek için domuz ürünleri tercih ediliyor olabilir. Müslüman bunu kendisi için kabul etmez insandır.
Müzik hakkında pek çok hadisi şerif vardır. Bu hadislerde müzik yasaklanmaktadır. Son dönemlere ait yazan, konuşan âlimler, bu umumi yasaktan hangi türlerin istisna edilebileceğine dair görüşler belirtmişlerdir. Sizin karşınıza çıkan da budur. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Bir kere müzik ve türevleri ibadetteki, ihlastaki lezzete manidir. İstisnai olarak caiz olabileceği yerler olabilir. Mesela mehter için durum böyledir. Çünkü mehter cihadı teşvik unsurludur, nefsani bir boyutu yoktur. Mehtere benzeyen, sonuç olarak onunla paralellik gösteren müzik türleri de caiz olabilir. Ama esas olan Peygamber aleyhisselamın dilinden yasaklanmış bir işten tamamen uzak durmaya çalışmaktır. En küçük tavizin bile bizi sürükleyeceği yeri tahmin etmemiz gerekiyor. Allah Teala, takva ehli olma hazzını yaşamayı hepimize nasip buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Zalimin zulmüne sessiz kalmak elbette mümkün değildir. Bu durumdaki kadının kendisini zulümden kurtarması hakkıdır. Yeni doğacak çocuk ve o çocukla beraber gelişecek aile ortamında zulmün artacağını düşünen kadının, bu düşüncesinde duygusallığının ne kadar etkili olduğu da önemlidir. Genelde insanlar kendilerine doğru yontarak anlatırlar. Elbette, aile içi ortamı da en iyi bilen odur. Eğer anlattığı boyutta ağır bir zulüm ortamında bulunuyorsa yaptığında inşaallah bir sakınca yoktur. Allah yardımcısı ve yardımcımız olsun.
Ramazan ayında oruçlu iken eşi sert mizaçlı bir kadının dilinin ucuyla yemeğin tuzuna bakması orucu bozmaz denmiştir. Yine de orucun ve Ramazanın azametini zedeleyecek gevşekliklerden uzak durmaya gayret edelim.
Faizi yaşam tarzı olarak gören bir ortamda, o ortamın şartlarına göre kurulmuş ve işleyen bir kurumdan yüzde yüz helallik beklemek doğru değildir. Bu birinci gerçek. İkinci gerçek ise şudur: Bankadan, faizden tamamen tecrit edilmiş bir hayat neredeyse mümkün bile değildir. En azından dumanı bizi gelip buluyor. Buna göre Müslüman, illa uğrayacaksa sahiplerinin Müslüman ve faizin haram olduğuna inandığını bildiği kurumlara uğrayabilir. Bu bir tür alkolden üretilmiş ilacı kullanmaktaki zarurete benzemektedir. Yoksa: 'Şu kurumlar mubahtır.' diyebileceğimiz bir ortamda yaşamıyoruz. Helal yiyip iffetli yaşamayı Allah Teala hepimize müyesser kılsın.
Âlimler, göze damlatılan ilacın orucu bozup bozmayacağı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bozmayacağını söyleyenlerin görüşü daha ağır basmaktadır. Eğer zaruri bir tedavi görüyorsanız ilacınızı damlatın. Kaza etmeniz de gerekmez. Geciktirilebilir bir tedavi ise oruçlu olmadığınız saatlere erteleyin ilacı kullanmayı; kalbiniz rahat etsin. Herhalukârda inşaallah göz damlasının oruca zararı yoktur. Geçmiş olsun.
Erkek veya kadının fıtraten bilinen şeklinde bulunmayan tüylerin, kalıcı bir zarara neden olmadan alınmasında sakınca yoktur. Allah huzur ve afiyetinizi daim etsin.
Sattığınız bir daireyi satın alanın parasının kaynağını araştırmanız gerekmez. Meseleyi takva açısında ele alacak olursanız o başka. Allah'a emanet olunuz.