Fetva Meclisi
Soru
Hac ibadeti için devlette kaydı olan ama kurada çıkmayan kimsenin biriktirdiği Hac parasına zekât düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
“Hac düşer mi?” sorusunu “Zekât düşer mi?” gibi anlamamalıyız. Belli bir miktar para belli bir süre bekleyince ona zekât düşer yani onun belli bir miktarı zekât olarak verilir. Hac böyle değildir. Bir Müslüman'ın mevsiminde hacca gidip gelecek kadar malı varsa o kimseye hacca gitmelisin denir. Siz bunu soruyor olmalısınız. Araba almak için para biriktirdi iseniz ve parayı arabaya yatırmadı iseniz sizin paranız var kabul edilir. Paranız varsa ve hacca gitme fırsatı da doğdu ise hacca gitmeniz gerekir. Bir şeye yatırım yapmak başka bir ibadeti kilitlemez.
Haccetmek için yatırılmış para bir adak ya da hibe edilmiş para gibi değildir. O para sahibinin malıdır, geri alabilir, kullanabilir. Hacca, kura çıktıktan sonra gitmemek ise başka bir meseledir.
Zekât fakirin bireysel olarak hakkıdır. Belirttiğiniz şekilde bir yerde zekât harcaması yapılamaz.
Selamünaleyküm. İleride hac yapmak için biriktirmekle hac için anlaşılan bir firmayla ön ödemesini yaptıktan sonra bekletilen para aynı değildir. İkinci durumdaki para için zekat gerekmez. Birinci şekildeki için ise zekat vermek gerekir.
Selamünaleyküm. Zekât miktarını geçti ise zekâtını vermeniz gerekir. Faizsiz hesapta olması da yetmez, faizsiz bankada tutmalısınız. Bunun dışında bir sakınca yoktur, Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hac için ayrılmış ve kayıt yaptırılmış durumdaki paraya zekat gerekmez.
farz konusundaki diğer fetvalar
Tarikat üzerinden yapılan işler en fazla “nafile ibadetler” olarak görülebilir. Zira farz ancak Allah’ın ve Peygamberinin belirlediği şeye denir. Nafile ise terk edildiğinde farz gibi bir “emir ihlali” şeklinde hata oluşturmaz. Daha ciddi tutulması gibi bir maksatla söylenmiş olabilir o sözler.
Bunu şöyle anlamalıyız: Gerçeği ve hakkı gizlemek için söz sanatı kullanan biri… Bu tıpkı gerçeği gizlemek için silah kullanan biri gibi olduğundan hükmü de böyle olacaktır.
Şöyle bilmelisiniz: Biz imanla bitirmek için mücadele etmemiz gereken bir hayat yaşıyoruz. Başından sonuna kadar hayatımızı tam bir iman ile geçirmek hedefimiz olmalıdır. Bu hedef baştan sona aynı heyecan ve ihlasla sürmeyebilir. Belki peygamberler, nadirattan salihler için mümkün denebilecek bir hedeftir bu. İman sıfır noktasına inmediği sürece aradaki iniş çıkışlar, kul o hedefi unutmadığı ve gayret ettiği sürece sorun değildir. Peygamber aleyhisselamın şu hadisini iyi anlarsak meselemize ışık tutacaktır biiznillah: “Bütün kalplerin ayı kaplayan bulut gibi bulutu olur. Ay ışığı ile parlak iken bir bulut önünü keser ve kararır. Bulut geçince de tekrar parlaklığı devam eder.” (Taberani, Avsat, 5220) Bu mübarek benzetmeyi unutmamalıyız. Yorgunluklar, ara sıra basan tembellikler, olumsuzluklar hedefimizi şaşırtmamalıdır. Kalbimizin nabzı gibi kabul etmeliyiz tıpkı koşarken nabız yükselecek, dinlenirken inecek ama kalp devam edecek. - Haramlardan külliyen uzak duracağız. - Farzlarda eksiğimiz olmayacak. - Nafilelerde ise kapasitemiz ve kabiliyetimizle bağlantılı olarak çalışıp duracağız. Birini beceremezsek diğerine, bir gün o nafileyi diğer günü başka bir nafileyi yerine getirerek yürüyüşe devam edeceğiz. Bu anlayışla bakamazsak şeytan ara dönemlerimizi değerlendirip bizi kulluk yürüyüşünden koparabilir.
Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.
Hanefi mezhebine göre namaz kılıyorsanız Vitir namazı da farzlar gibi kaza edilmelidir.
Satın alacağınız hayvanı tanımanız için yeterli bilgi ve tanıtım yapılabiliyorsa internet üzerinden satın almanız ve onu kurban etmenizde sakınca olmaz.