Fetva Meclisi
Soru
Hocam Hanbeliler namazda ellerini açıp dua ediyorlar. Onlarla namaz kılarken uymak gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
a- Namaz mü'minin en büyük ibadetidir. Dinimiz namazımız kadar canlı demektir. Namazımızı olduğu gibi beşeri müdahalelerden arınmış olarak eda etmeliyiz. b- Yaptığınızı söylediğiniz şeyleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işler olduğu kesindir. Dolayısıyla yanlış yapmıyorsunuz. Onları yapmadan kılınmış bir namaz da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti üzere kılınmış bir namazdır biiznillah. Ortada çelişki yoktur. Peygamber aleyhisselamın çok yönlü uygulamalarının bize aktarılmasıdır gördüklerimiz. c- Size namaz kılmayı öğrendiğiniz ilmihal yeterlidir. Mesela Hanefi mezhebi üzere kıldığınız namazı daha sonra bu belirttiğiniz örneklerle renklendirerek “daha fazla sünnete tabi olmak” gibi görülse de yaptığınız bu durum, ibadetler üzerinden farklılık zevki almaya götürebilir bizi. Niyetiniz elbette Allah'ın bileceği bir iştir ama siz ibadetleri bu tür renklendirmelerden koruyun.
Selamünaleyküm. Namaz bir ibadettir; ibadetler kamuoyu tepkisine göre yapılmaz. Mezhebiniz batıl bir mezhep değildir; ne reklamını yapın ne de ona tabi olmaktan çekinin.
Mezhep din değildir. Dini yaşama tarzıdır. Keyfi olarak ya da reklama bakarak bir mezhebe bağlı kalınılmaz. Sizin yörenizde size din öğreten hocalar size hangi mezhebi öğretiyorlarsa o mezhebe göre dininizi yaşayın.
İbadetlerde kişisel kanaat ve zevkleri takip etmeyi basit buluruz. Mü'min, ya Kitap ve Sünnet'i anlar ya da anlayanın izinden gider. Bir ona bir buna bağlanmanın akıbetinden endişe ederiz. Kanaatimiz budur. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Maşaallah, ne çok vaktiniz var? Ümmetin bunca yoğun gündeminde siz ne güzel meşgale bulmuşsunuz!
Aleykümselam.Mezhepler ne İslam'ın dışında bir şeydir ne de bir mezhep İslam'ın tek başına ta kendisidir. İkisi arasında bir yerde tutmalıyız mezhebimizi. Bir Müslüman şu kadar Hanefî bu kadar Şafii, filan meselede Malikî öbür meselede de Hanbelî olamaz. Bu sadece eğelenmek olur. Bir kapıya bağlanıp o kapıda ilke edinmek gerekir.
dua konusundaki diğer fetvalar
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
Rabbimizden, Ramazan ayının bereketini sağanak sağanak üzerimize yağdırmasını niyaz ederiz. Evet, aradığımız gece, Ramazan içinde saklı Kadir gecesidir ve bunun için Allah Teâlâ Ramazan gecelerini ihya etmeyi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin örnekliğinde göstermiştir. O gecede affedilmiş olmak bu dünyadaki her şeyden değerlidir. Arzuladığımız da budur. Nitekim Ramazan'ın tam bir imanla hakkıyla geçirilmesi sonucunda geçmişimizin temizleneceğine dair sahih hadisler vardır. Müjde af olma müjdesidir. Yine Kadir gecesini bir kişinin bilmesi durumunda yapması gerekeni soran hanımı Aişe annemize Peygamber efendimiz, Allah'tan affedilmeyi istemesini tavsiye etmiştir. Kıldığımız teravih namazları, tilavet ettiğimiz sure ve ayetler, yaptığımız iyilikler, hep bu af olmaya vesile olması için fırsat amelleridir. Son on gün özelindeki İtikâf ibadeti de buna yöneliktir. Gecenin ihyası ise her şeyden önce farz ibadetlerin yerine getirilmesi ile olur. Yatsı ve sabah namazlarını vaktinde cemaatle kılmış biri genel hatlarıyla gecesini ihya etmiştir. Hanımlar ise kendi başlarına kıldıklarında aynı sevabı yakalamış olurlar. Öte yandan böylesine mübarek geceleri şeytanın çalmak için uğraşacağı da unutulmamalıdır. Farzlar kadar değerli bir başka konu da günaha, özellikle de kul hakkına girmemektir. Mesela; insanın ailesi ile tartışmalı ve kavgalı geçirdiği geceler büyük bir kayıptır. Belki de teravihleri kaptırdığı, gönül kırdığı için kul hakkından dolayı vebal taşıdığı geceler olabilir. Özetle söyleyecek olursak geceleri uykusuz kalıp sabaha kadar namaz kalmak değildir bizden beklenen. Tam bir kul olma bilinciyle hataya düşmeden, önce asıl görevlerimizi ahlakımızla, hakkıyla yerine getirip sonra da üzerine, gücümüz yettiğince affedilmeyi hak edecek işler yapmaktır. Bundan sonrası için Kadir gecesini değerlendirmek isteyenler için şöyle bir yol haritası çizebiliriz: Her geceyi Kadir olma ihtimali ile değerlendirin. Sizi günaha sürükleyecek ortamlardan kaçının. İkinci bir insana karşı yanlış yaparak kul hakkına girmemek için özen gösterin. Tartışmayın, dilinizi tutun, yumuşak olun, affedin, görmezden gelin, dua edin. Özellikle de anne baba, eş, kardeş ve evlada karşı çok daha sabırlı ve merhametli olun. Gecenizi ve gündüzünüzü heba edecek faydasız, lüzumsuz işlerden uzak durun. Sosyal medyanızı geceleri kapatın. Vaktinizi boşa harcamayın. Akşam ve yatsı namazınızı geciktirmeden kılın. Sonrasında kendinizi dinç hissediyorsanız yavaş ve rahatça gücünüz yettiği kadar teravih namazı kılın ve yoğun bir şekilde dua edin. Yorgunsanız dinlenmeye geçin. En az dört saat uyuyun, sonra kalkıp az da olsa gece namazı kılmaya gayret edin. Namaz kılamazsanız bile sadece dua ve istiğfar için kalkın. Okuyabilirseniz Kur'an okuyun. Ezber ya da yüzüne okuyabilirsiniz. Bunu imsak vaktine yakın bir zaman dilimi içinde de yapabilirsiniz. Hastalık ya da ev hali, insan her zaman aynı durumda olamayabilir. Böyle hallerde niyetinizle Allah'ın size sevap yazdığını bilin ve üzülmeyin, strese girmeyin. Gece uykusunu ihmal etmeyin. Üstelik gündüz yoğun meşgaleniz varsa, çocuklarınızla ilgileniyorsanız dinlemeniz ibadet gibidir. Sevap sadece namaz ve tilavetle kazanılmaz. Evlatlarınıza olan görevleriniz, ailenizin geçimini sağlamak için verdiğiniz helal rızık mücadelesi de ibadettir. Gündüz bunları sağlıklı bir şekilde yerine getirmek için gece uykunuz şart olabilir. Farz olan ibadetleri yerine getirip haramlardan kaçtığınız sürece uykuda olmanız size zarar vermez. Kadir gecesine de zarar vermez. Fırsatınız varsa gündüzün öğle vakti öncesi ya da sonrasında da kaylule dediğimiz kısa uykudan faydalanabilirsiniz. Allah'tan hepimiz için afiyet ve aile huzuru niyaz ederiz. Ümmetimiz için ıslah, kendimiz için de arınma vesilesi olsun Ramazanımız.
Açık okunan bölümler için meraka gerek yoktur. Arkasındaki cemaat dinledi ve bize nakletti. Rükû ve secde gibi zikrin gizli yapılması evla olan yerler için ise şunları söyleyebiliriz: Zaman zaman sesli okuduğu da olmuştur. Özelikle yanındakiler öğrensin diye de sesli okumuş olabilir. İkinci olarak da sessiz dediğimiz okumanın da belli bir telaffuz gerektirdiğini, bunun da sessiz bir odada dikkat edilince duyulabilir olacağını bilmek gerekir.
Bunun için belli bir dua yoktur ama sizin gayretiniz vardır. Sevilmek istediğiniz kadar seveceksiniz ve sevginizde gerçekçi olacaksınız. Siz böyle olursanız insanların sevgisini kendinize çekmiş olursunuz.
Bu, sağ el mi sol el mi demek gibi olur. Bunları birbirlerinin rakibi değil iç içe görmek gerekir.
Dua, küçüğün büyüğe yalvarmasıdır. Yalvarmak bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Buna göre de duanın sırrı, ihtiyaç giderilene kadar yalvarmasını bilmektedir. Bir kere yapılıp cevabı beklenen dua soğuk duadır. Dua tıpkı namaz gibi olmalıdır; ömür boyu, kulluk devam ettikçe ve umutla sürmelidir.