Fetva Meclisi
Soru
Hanefi mezhebi dışında ‘vacip’ kavramı yok diye biliyordum. Ama geçenlerde bir programda Nihat Hatipoğlu, ‘Şafiilerde Hac’cın dışında vacip kavramı yoktur’ dedi. Yani Hac’da vacip kavramı var demiş oldu. Ayrıca, Hanbeli mezhebi için ‘namazın vacipleri ve farzları’ diye ayrı bölüm açan kitap gördüm. Diğer mezheplerde vacip kavramı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanefi mezhibinde farz vacipten daha güçlü emrin adıdır. Şafii mezhebinde ise vacip ve farz aynı şeyleri yansıtıyor diyebiliriz.
Kimin emrettiği konusunda bir tereddüt yoktur. Zira Allah Teâlâ ve Peygamber aleyhisselamdan başkası bir şey emretmez, edemez. Farz, vacip, Sünnet ve diğerleri; hepsinin kaynağı aynıdır. Bu üç emir türünde kaynak açısından sıkıntı yoktur. Bu emirlerin bize ulaşmasında bir puanlama farkı olabilir. Mesela sahih hadis/zayıf hadis örneğinde olduğu gibi. Bir başka neden de bilhassa vacip ifadesinde emrin açık bir şekilde ne kadar ve nereleri kapsadığı hususunda anlama zorluğu olursa, o emir için farzdan bir alt puan olan vacip kavramı kullanılır. Çünkü farzdaki katiyeti oluşturacak net beyan anlaşılmamış olur. Bu ayrıntı Hanefî mezhebi müçtehitlerine aittir. Diğer ulema ya direkt farz gibi görmüşlerdir ya da direkt Sünnet gibi görmüşlerdir. Fıkıh ölçülerinde Hanefî müçtehitlerinin daha fakîh bakışlı olmalarının bir tezahürü olarak anlaşılabilir mesele. Allah'a emanet olun.
Namazda KIRAAT farzdır. Bu kıraatin Fatiha suresi olması ise vaciptir. Vacip de bir çeşit farz olduğuna göre namazın fatiha ile kılınması gerekmektedir. İmamla kılınan namazda ise imam Fatiha okur ona uyanlar Fatiha okumazlar. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bütün mezheplerde namazda kıraat farzdır. Fatiha suresinin bizzat okunması ise Hanefi mezhebinde vaciptir.
Bu ruhsatlar farz olan hac için konuşulabilir. Mutat geziler için veya nafile ibadetler için konuşulması doğru değildir. Mezheplerden birini, ikinci sınıf mezhep olarak görmemiz kesin bir hatadır. Bizim o mezhebe intikalimizde samimiyet var veya yok sorusu sorulmalıdır.
Bizim mezheplerimiz, birbirimizi farklılaştırdığımız değerlerimiz değildir. Dört mezhepten her biri haktır demek birinin arkasında diğerinin namazının sahih olmasını gerektirmektedir. Sizin kıldığınız vitri kılan biri hangi mezhepten olursa olsun arkasında kılarsınız. O sizin kıldığınız vitri kılmıyorsa siz kendiniz kılarsınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir kazancın haram olacağını zannetmeyiz.
Böyle bir yardımın sadaka olması açısından bir sakınca yoktur. İşlem içinde bir aldatma veya benzeri endişe varsa onu ayrı olarak incelemek gerekir.
Eşinize direkt çalışmamaktan değil de, bir zaman sonra çocuklar biraz büyüyünce çalışmaktan söz edin. Onun bu tutumu geçici bir hırstır diye umarız. Allah yardımcınız olsun. Geniş düşünmeye çalışın, hasta gibi kabul edin ama ailenin geleceğine yönelik bir tehdit durumuna getirmeyin bunu. Size dua ederiz.
Hadisi şerif, her şeyden öce bize, imanın bir alt yapısı bulunduğunu ve bu alt yapıya dikkat etmediğimiz takdirde imanın içinin boşalabileceğini, bu alt yapıdan birinin de mü'minler arasında sevgi/kaynaşma gibi kavramlar olacağını göstermektedir. Mü'minler birbirlerini sevmedikçe ve bu sevgiyi 'selam kalitesinde' izhar etmedikçe iman açısından sorunlu olmaya devam edeceklerdir. Şunu da bilmek gerekir ki, mü'minler arasında Allah rızasına dayalı sevgi kadar 'Allah rızasına dayalı protesto' da gereklidir. O da imandan bir bölümdür. Kardeşliği kesip atmamak kaydı ile hatalara karşı tepkili olmak, aktif bir iman sahibi olmanın gereğidir. Bunu, bu şekilde yapabilen imanına dair bir iş yapmış olur.
Kulağı deldirip küpe takmak kadınlar için caiz görülmüştür. Kadınların bunu bir ziynet olarak algılamaları eskiden beri vardı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de buna açık bir yasak getirmemişti. Bu nedenle de kadınlar için kulak deldirip ziynet takmak caiz görülmüştür. Erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ise: -Kadınlara benzemeyi gerektirdiği, -Batı kültüründe düşük kimselerin yaptığı işleri taklidi getirdiği -Ve küpe olarak altın kullanıldığında altının erkeğe haram olması nedeniyle caiz görülmemiştir.
Bir hayır kurumuna yapılan yardımlardan pay almak ancak o yardımı yapanların, yapılan yardımlardan belli bir pay alındığını bilmesi ve bunu kabul ederek yardım yapması durumunda caiz olur. Aksi durumda maaş dışında pay almak caiz olmaz.