Fetva Meclisi
Soru
Hayvan öldürmüş olmak insanı cehenneme götürür mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Köpek Allah’ın yarattığı bir hayvandır. Onun da yaşama hakkı vardır. Kudurup insanlara zarar vermedikçe veya insanlarla bir ortamda yaşamaması gereken düzeyde zararı olmadıkça öldürülemez. Sizin komşunuzu yasal yollarla şikâyet ederek köpeğin zararını önlemeniz gerekir. Köpeğin sadece sürekli havlaması kudurması gibi bir zarar sayılamaz. Medeni haklarınızı kullanarak sıkıntıyı önleyin.
Zararı önlemez olan hayvanın itlaf edilmesi günah değildir. Zararını önleyemeyeceğinizi anlarsanız eziyet etmeden hayvanı öldürebilirsiniz.
Kasıtlı bir insan öldüren ve o öldürmeye Allah'ın takdir buyurduğu cezayı çekmeyen kimsenin hakkı ebedi cehennemdir. Ebedi cehennem cezasını hak etmenin yanında dünyada kısasen öldürülmek veya diyetle kurtulmak gibi bir yolla temizlenme ya da ahirette Allah Teala'nın affına mazhar olma gerçekleşirse bu kişi kurtulur. Yoksa mukadder ceza ebedi cehennemdir. Böyle anlarsak sıkıntı kalmaz. Allah'a emanet olunuz.
Hayvanların leşine insan muamelesi yapmak gerekmez. Sağlık açısından ne gerekiyorsa o şekilde imha edilmeleri gerekir.
Selamünaleyküm. Ev hayatına zarar veren hayvanların öldürülemsi caizdir ancak yakarak ve işkence yaparak öldürmek caiz değildir.
Şeriat açısından muteber bir mahkeme kararı olmadan ‘insan öldürmenin’ asla kabul edilebilir yanı yoktur. İnsan öldüren ebedî ölüm tatmıştır artık. Ebedî cehennem onun içindir. Allah Teâlâ öyle bir afetten muhafaza buyursun. Ancak insan öldürmenin bunca ağırlığına rağmen ‘kâfir’ sözcüğünü kullanmaktan imtina ederiz. Onun hesabını Allah’a bırakmak en güzelidir. Anadolu deyimiyle ‘ısıran köpeği ısırmak’ durumuna düşmemek gerekir. Beşeri olarak hangi cezayı verebiliyorsak veririz ama imanı üzerinden kimseyi yargılayamayız ta ki, onun imandan çıktığını gördüğümüz bir sözüne veya eylemine kadar.
cehennem konusundaki diğer fetvalar
Biz mü'min olarak bizim peygamberimiz olan Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme iman ettiğimiz gibi ondan önce Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere de iman etmek durumunda oluruz. Bu imanımız onların: Aynı Allah’a davet ettiklerini, hiçbirinde şirke taviz bulunmadığını, Davet edip yaşadıkları dinin aynı olduğunu, Davet ettikleri insanın aynı insan olduğunu, İnsanlara sundukları akıbet ihtimali olan cennet ve cehennem davetinin de aynı olduğunu, Sadece özel belli konulardaki hükümlerde bazı farklılıklar bulunduğunu kabul edip iman ederiz.
Sırat, cehennemin üstünde kurulu bir köprüdür. Sırat’tan geçileceği bilgisi Kur'an, Sünnet ve icma ile sabittir. Sırat hesaptan sonra olacaktır. Mü'min hesaptan sonra cennet ehli olduğunu anlayacak ama ateşten kurtulup kurtulmayacağını Sırat’tan geçtikten sonra anlayacak. Herkesin onun üzerinden geçmesi farklı olacak. Bu farklılık da günahları ile alakalı olacak. Sırat’ın geçilmesi kurtuluşun tam garantisi olacaktır. Allah’tan başkasına ibadet eden kâfirler Sırat’a gelmeden cehennemin kapılarından ateşe alınacaklar.
Bugün ne yapabileceğimizi düşünelim, ateşten korunmaya bakalım. İmanla ölen herkes er veya geç cennete girecektir. Yeter ki işlenen günahlar sonunda imanı da alıp götürmesin. Ama bu götürme ciddi bir tehlikedir! Genel kural böyledir.
Eğer sevgili ile kastınız nikâhlı eşiniz değilse Allah sizi affetsin. Mü'min insan nikâhlı olmayan birini öper mi, elinden tutar mı? Ramazan veya başka bir zaman adım adım ahirete gitmiyor muyuz, önümüz cennet veya cehennem değil mi? Aman dikkat et, aman tekrar ve tekrar düşün. Netice olarak nikâhlı bir eşi öpmek boşalma olmadıkça oruca zarar vermez.
Müslüman bir kadının kocası ile yaşadığı evde kocası ve çocuklarından başkasının olmamasını istemesi hakkıdır. Özellikle de nikâhtan önce bu şart koşulmuşsa erkeğin buna itiraz etmeye hakkı yoktur. Yaşadığımız ortam bir İslam Ortamı olsa idi, böyle bir kadının mahkemeye müracaat etmesinde ve neticede bu yüzden nikahı feshettirmesine gidilebilirdi. Dolayısıyla sizin anlattığınız durumda cehennemle tehdit edilebilir bir durum yoktur. Yine de siz, aile huzurunuzu önde tutun, sabredin. Allah yardımcınız olsun.
Münafık içinden iman etmediği hâlde iman etmiş gibi görünen kâfir demektir. Aslında o da bir kâfirdir ve kâfirden daha beter azap görecektir kıyamet gününde. Peygamber aleyhisselam efendimiz zamanında münafıklar İslam dinini beşiğinde boğmaya çalışan bir şeytan projesine hizmet ediyorlardı. Şeytanın İslam’ı yok etme hayali kıyamete kadar bitmeyeceği için o tür elemanları da bitmeyecektir. O gün bir çeşit iş üzerinden çalışıyorlardı bugün bir çeşit yarın da başka bir çeşit üzerinden çalışacaklardır. Bunu tabii bir durum görüyoruz; İslam kalkmayacağına göre düşmanları da kalkmayacaktır. Bazı Müslümanların kendilerini garantide görmeleri bu gerçeği değiştirmez. Bugünün münafıklarının çalışma alanları esasında içten çökertme mantığı bakımından o günle aynı da olsa ambalajlaması bakımından farklı gibi görülebilir. Bugünün münafıkları: - Dünyaya tenezzül etmeme görüntüsü verdikleri hâlde içlerinde tapındıkları bir dünya hırsı olan kimselerdir. Bu hırsları para ile ilişkilerinde, siyasette, sosyal alanlarda fırsat bulduklarında ortaya çıkan hastalıklarıdır. - Dini dert ettiğini, her şeylerini din için yaptıklarını söylerken gerçekte din için yaptıkları hiçbir şeyleri olmayan ve bundan da hayâ etmeyen karakter sahibidirler. - Allah’ın en kesin emirlerinden olan emr-i bi’l ma’ruf/iyiliği emretmek ve nehy-i anil münker/kötülükten alıkoymak onların tavırlarında yoktur. En yakınlarındakilerine dahi bu konuda etki etmeyi düşünmezler ama dış görüntülerinde iyilik savaşçısı gibidirler. Bu isimlerle dernekler vakıflar kurarlar, toplantılar yaparlar, fotoğraflar çektirirler. Eylemde ise yokturlar. - Konuşurken “biz” zamirini kullanarak konuşup Müslümanlık propagandası yaparlar. Ellerine geçen fırsatları ise kâfirler ve onların yandaşları ile paylaşırlar. Kâfirlerle içli dışlı olmakta sakınca görmezler. - Konuştuklarında insanlara ve hayvanlara merhamette emsalleri yoktur zannedilir. Bunun propagandasını yaparlar. Bebeklere acırlar, aşılar ve ilaçlar dağıtırlar ama uygulamada hiçbir insan onların gözünde merhamete değer bir varlık değildir. Onlara görüntüsü ile zevk vermeyen hiçbir hayvana merhametleri yoktur ama propaganda yaparlar. - Herkesten önce cennete girmek ister gibi görüntü verirler. Cennetin bedeli olan ibadetlerde ise yokturlar. Ve bunlar gibi pek çok iki yüzlü kimliği ispat eden görüntüleri ile bu çağda da vardırlar ileriki çağlarda da olacaklardır. Tıpkı Allah için yaşayan ve bunu hayatında sergileyen mü'minlerin her zaman bulunduğu gibi.