İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Son zamanlarda sayısı ve şiddeti artan çocuk tecavüzleri ve ölümleri sebebiyle 'idam' konusu tartışılıyor. İdam'ın günümüze uygunluğu ve bu tür suçlara verilmesi gereken cezaların tatminkârlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cevap

Müslüman olarak biz, Allah'ın dini ile sınırlı bir hayat yaşamaya mecburuz. Allah'ın serbest bıraktığı alanlarda ise beşer olarak en iyiyi ararız. İyi olduğuna kanaat getirdiğimizi de benimseriz. Bu bizim hayat tarzımızdır/olmalıdır. Dinimiz, idam cezasını benimsemiştir. Asrımızın idrakinde güya idam cezasının olmayışını sadece bir tiyatro olarak seyredebiliriz. İdama karşı olanlar bir de henüz dünya yüzü görmemiş bebeleri katleden kürtajcılar olmasa yine bir şey diyecektik belki! Söze gerek yok.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, maddi tarafımızın bizi zorlaması insan olarak yaratılışımızda var olan bir sorundur. Biz bu yönümüze ezilmeden imanla yaşayıp ölmek yani manevi tarafımızı güçlü tutmak için çabalarız. İnsan kadar eski bir sorunu söz ediyoruz. Ya da insanın var olduğundan beri sınavı olan bir şeyi söz ediyoruz. Bu yaşadığımız çağ ise zaten var olan sınavımıza hız kattı. Bilhassa batı kültürü maddeyi her şey gören anlayışı ayağa kaldırdı ve dik tutuyor. İnsanlar da imanları oranında bu mücadelede kazanıyor veya kaybediyorlar. Çılgınca tüketen toplum görüntüsü bunun sonucudur. Enerjiyi, gıdayı hatta insanı, her şeyi tüketen, tükettikçe mutlu olan toplum ahireti unutan, hayatı sadece maddi değerler üzerinden ölçüp yaşayabilen yönümüzü temsil etmektedir. Bunun sonucu olarak insan asıl yaratılış gayesini ve insan olduğunu unuttu. İyi bir inceleme yapıldığında ardı ardına gelen savaşlar da bu anlayışın sonucudur. İnsan hastalığın, geçim sıkıntısının, yaşlanıp ölmeinin olmadığı bir hayat istemektedir. Bütün yatırımlarını da bu eksende yürütmektedir. Müslümanlar olarak biz bu kayma ve erimenin muafları değiliz. Bizde de belli bir erime ve çökme ne yazık ki oluyor. Belki kökten bir çözümden söz edilemez ama bireysel kurtuluş yani maddenin cazibesi altında erimeden Müslümanca yaşamanın gerçekleşmesi için şunlara dikkat edilebilir: Dünya gerçeğini, onu yaratanın anlattığı gibi anlamaya çalışmak, faniliğini kabul etmek, İnsanın aciz ve ölüme mahkum bir varlık olduğunu bilerek yaşamak, Hayatı iyi bir denge üzerinden yaşamak yani dünyadan da nasibini unutmadan ahiret için çalışmak, İnsan gerçeğini, insandan oluşan toplumun ilk nesillerden beri böyle olduğunu, dünya ve dünyalık cazibesine kapılmakta çok gevşek olduğunu bilmek, Peygamberler başta olmak üzere salihlerin hayatlarından dersler çıkarmayı becerebilmek yapmamız gereken ve aslında yapabileceğimiz işlerdendir. Yeter ki nefsimizi bu mantıkla eğitelim. Dünyadan istifade etmekle ona tapınmak arasındaki farkı anlaşım olalım. Ve asla dua etmeyi, Allah tealanın bizi bu sınavda yalnız bırakmamasını istemeyi de unutmayalım.

Neden başarmayı, iyi olmayı sadece maddi değerler üzerinden anlıyoruz? Bu anlayı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz, bu dünyada şeriatımızla var olabiliriz diye iman ediyoruz. Şeriatımız ve onun koruması altındaki hiçbir sistem bizim için var durumda değildir. Evet, şu veya bu isimle pek çok “izm” vardır ama onlar imanımızın çizdiği dairenin dışında kalmaktadır. Bazı hususların cazip gibi görülmesi ile biz, o beşer kökenli sistemleri kendimiz için uygun görecek değiliz. İçinden istifade edilebilecek yönler varsa onları alır gerisini sahiplerine terk ederiz. Biz Müslümanız. Müslümanlığımızın da şeriatı vardır. O bizim hayatımızdır. Gerisi ile aramızda iman şeridi tampon olarak bulunmaktadır.

Hocam, hümanizm, feminizm veya sonu “izm” ile biten görüşlere bakış açımız nasıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, asla! Yananla yanmak gerekmiyor. Gündemimizi kendi ekseninde tutmaya çalışana alet olmamız gerekmiyor. Seviyemizi kendi seviyesizliklerine düşürmeye çalışanlara muhatap olmamız gerekmiyor. Biz bir ümmetiz, içimizde her çeşit insan bulunabilir, bulunacaktır da. Dışımızdan da darbe olabilir, içimizden de. İmtihan için bulunduğumuz bu hayatta, nereden geldiğine bakmadan imtihanın gereği olan sebat ve direnci göstermek imanımızın gereğidir. Gündemimiz Kur'an ve Peygamber aleyhisselamdır. Ebedi olarak da böyle kalacaktır. Bu izledikleriniz Allah Teâlâ’nın karşımıza çıkardığı sınama araçlarıdır. Değerlerimize ne kadar bağlı olduğumuzu ve ne kadar esen yele göre sallanan yaprak olacağımızı görmek ister Allah Teâlâ. Sabredip kazanacağız, sebat edenlerden olmaktan başka çaremiz olmadığını bileceğiz. Allah’a emanet ederim sizi.

Hocam son zamanlarda bazı şahsiyetlerce İslam’a karşı yapılan sözlü saldırılar v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanlık bu cevabı en az on bin senedir arıyor, sen de arayabilirsin. İnşaallah bütün cevaplar cennette bulunacak, oraya hazır olmalıyız.

Hocam ben bugüne kadar hep araştırarak, okuyarak, sizi ve başka hocaları dinleye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Şeriata göre istemiyoruz” demekle elbette günaha giriyorsunuz. Bu günah sizi cehennemle yüzleştirir. Onun yerine, “bugüne kadarki verilmeyen hakkımızı verin sonra da şeriata göre alalım hakkımızı” deyin ve günaha girmeyin.

Bizim dedemizden kalan bir tarla var ve yıllardır dayılarım bu tarlanın kira gel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Beşeri sistemlerin idam veya başka bir cezasını dinen soruşturmak mümkün değildir. Dinimiz kurallarına göre ise farklı yöntemlerle de olsa ölüm cezası vardır.

İdam cezası caiz midir?

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nükleer enerjinin insanlığa faydasının zararından çok olduğu kanıtlandığı sürece iyi olduğunu düşünürüz. Çünkü dinimiz bize faydası zararından çok olanı almayı, zararı faydasından çok olanı da atmayı emreder. Aynı şey trafik için de geçerli değil midir? Trafik ne getiriyor ne götürüyor, araştırılsa belki de araç kullanımı için de bu sözler sarf edilebilir. Zannederim, insanlık bu konularda biraz daha araştırmaya yönelecektir. Allah Teala'dan bizi cenneti ile rahatlatmasını niyaz ederiz.

Nükleer enerji hakkında başlatılan tartışmalar eşliğinde, biz 'müslümanlar' olar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle son söz her işte Allah'ındır. Hayır veya şer sonuç böyledir. Ancak kul, şer ortamını kendi oluşturur, Allah da yaratır. Zira Allah yaratmadan bir şey oluşmaz. Allah'a emanet olun.

Hocam, bize hep hayır ve şerrin Allah'tan olduğu öğretildi. Bu doğru mu? Şer nas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaptığınız işlerin hepsi güzeldir, mübarek olsun. Ancak onları siz neden yapıyorsunuz? İmanda daha olgun hale gelmek için değil mi? Olgunlaşma için size zaman lazım; Allah Teâlâ, düşüp kalktıklarınızı görmek ister. Bir günde hiçbir şey olmaz. Farz namazları ihmal etmeyin. Haramlardan kaçının. O yaptıklarınızdan da abartmadan, usandıracak hale getirmeden yapabildiğiniz kadarını yapın. Bir zaman sonra ilerlediğinizi, kalbinizin açılmaya başladığını göreceksiniz. Siz, filmin sonunu izlemek istiyorsunuz ki bu mümkün değil. Allah Teâlâ'nın nice kulları kırk yıl sonra o beklediğiniz noktalara gelebildiler. Acele ederek bir çuval inciri berbat etmeyin. Allah yardımcınız olsun.

Yirmi yaşındayım. Elimden geldiğince beş vakit namazımı kılıyorum. Her gece yatm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz şartsız/şüphesiz bir şekilde sadece Kur'an ve Sünnet'e bağlıyız. Bu ikisi dışındaki bir şey için aklımızı zorlamayız. Allah'a emanet olun.

Hocam, Divan-ı Kebir'de Nat-ı Ali okudum. Aşağıda yazılı olan Nat-ı Ali hakkında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sakal, sahih hadislerle sabit bir Sünnet'tir. Bütün Sünnetler gibi makul bir engel bulunmadığı sürece yerine getirilmesi gerekir.

Sakalın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tevbenizde büyük bir samimiyet içinde olur ve günahsız bir hayat yaşama mücadelesini sürdürürseniz biiznillah bir sıkıntı olmaz. Eşinize de bilgi vermeniz gerekmez. Allah'a emanet olun.

Bekarken şeytana uydum, Rabbim’in razı olmadığı günahı işledim. Çok pişmanım. Be

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.