Fetva Meclisi
Soru
Hocam akrabalarımdan biri bana çok cüzi bir fiyata şirket arabasını satmak istiyor. Benden istediği fiyat piyasa değerinin çok altında fakat bu şirketin gelirleri tamamen haram, yani tek gelir kaynağı iddia oyunlarından oluşuyor. Bu arabayı ben piyasa değerinin altında alırsam bu haram mı olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Şirket bunu bildiğinde sorun edecekse yani rıza göstermeyecekse bu bir haktır. Genel bir teamül içinde es geçilebilen bir pozisyon varsa sıkıntı olmaz biiznillah.
Motoru kullanan kişinin yaptığı sizin için bir haram vesilesi değildir. Satmanız iyi olmuş yine de.
Sizin açınızdan bir sakınca olmaz Allah'ın izniyle.
Sadece haram olan bir işi yapıyor olmak orada işçi bile olsa kişi kazancını haram yapar. Geneli haram olmayanlardan oluşan ama haram olanın da bulunduğu mesela bir markette çalışan kişi, bizzat o haram olan bölümde çalışmıyorsa kazancı için haram demeyiz. Elbette en helal olanı aramak ve bulmak asıl hedefimiz olmalıdır.
Aleykümselam. Evet, siz haram işlemiş olmazsınız ama haram nedeniyle bereketi gitmiş bir işe ortak olursunuz.
Size arazi satacak olan kişi aklı başında reşit biri ise ve bir kaçak durum görmüyorsanız yani siz de bir hileye alet olmuyorsanız ticarette sakınca yoktur. Allah kolay etsin.
araba konusundaki diğer fetvalar
Kadının tek başına mahremsiz olarak seferîlik mesafesine araç kullanmasının caiz olmayacağında bir ihtilaf yoktur. Kısa mesafelerde kadının araç kullanması ise ittifakla yasak değildir. Bazı âlimler bunu bu asrın şartlarını dikkate alarak uygun bulmamışlardır ki, haksız da değildirler ama KADIN ŞEHİR İÇİNDE ARAÇ KULLANAMAZ sözünü oturtabileceğimiz sarih bir nas yoktur. Şartlara ve günlük duruma bakılarak kişiden kişiye değişebilecek bir kanaat durumundadır bu kanaat. Yine de siz, aile huzurunuzu arabadan ve götürüp getirmek işinden daha önemli görün, aman!
İnsanın sattığı şeyin (ev veya araba ya da başka bir şey) BİLDİĞİ kusurlarını, eksikliklerini söylemesi gerekir. Bilir de söylemezse aldatmış olur. Aldatmak ise kebair günahlardandır. Bu aynı zamanda bereketin kaybolma nedenidir. Satıcının, “önündedir, bak kendin incele” demesi yeterli olmaz. Muhtemel veya mevcut arızayı, ayıbı bilmeden satar da sonradan o eksiklik ortaya çıkarsa bundan dolayı bir vebal oluşmaz. Ayıplı bir nesneyi satan ve daha sonra da tevbe etmek isteyen kimse sattığı kişiyi bulup onunla helalleşmek zorundadır. Bulup helalleşme imkânı olmazsa kusurdan dolayı ortaya çıkan maddi değer kadar sadaka vererek vebalden kurtulur inşaallah.
Önce borçlar ödensin. Bu ilk düşünülen konu olmalıdır. Sonra da kalan malı çocuklar ve eş arasında taksim etmelisiniz. Mevcut belirttiğiniz kanun dinimize aykırıdır.
Bu işlemde yüzeysel olarak bakıldığında bir sakınca olmayacağı kanaatindeyim.
Babanızın hizmetinde olduğunuz sürece sizin de o aracı kullanmanızda sakınca olmaz. Allah Teâlâ size sabır, babanıza afiyet ve huzur ihsan etsin.
Elbette amcanızın zararını ödemeniz gerekir ama amcanız onu size bağışlarsa sıkıntı olmaz. Gönülden bağışlıyorsa mesele kalmaz.