Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam birinden arazi satın alacak ama adam o bölgedeki arazilerden çok daha ucuza satıyor. Bizim kafamıza takılan soru ise adama malını piyasa değerine göre ucuza satıyorsun demeli miyiz? Yoksa öyle bir şey demeye gerek kalmadan istediği parayı verip almalı mıyız? Allah için yanlış bir iş yapılıyorsa engelleyelim en azından gücümüz yettiği kadar söyleriz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Elinizde vakıf bir arazi olduğunu ispat eden bir belge olmadıkça, ihtimale binaen öyle bir arazinin kullanılması, satılıp alınması haram olmaz. Kalbinizi sıkıştıran bir durum varsa şüpheden uzak durursunuz, o ayrı bir meseledir.
Devletin sabit bir fiyat belirlemediği ticari alanlarda kâr haddi yoktur. Hile ve yalan katmadıkça istediğiniz fiyata ve kendi belirleyeceğiniz kâr ile satabilirsiniz. Yalnız dikkat edin: Yalan ve hilenin girdiği işten helallik ve bereket gider.
Devletin fiyat sınırlaması yapmadığı malların ticaretinde satıcının fiyat belirlemesinde tahdit yoktur, dilediği fiyatı yalan ve hile yapmamak kaydıyla koyabilir.
Şirketin haramla iştigal etmesi sattığı arabasını almaya mani değildir ama bereketsiz bir ticaret yapacağınızı siz de tahmin edebilirsiniz.
Alışverişi bozmadınız; doğru olanı yaptınız. İçiniz rahat olsun. Komisyoncu müşterisine yalan söylememekle sorumlu olduğu gibi akitte müşterinin özellikle bilmesi gereken hususları da dile getirmesi lazımdır. Aksi takdirde müşterinin haberi olmasaydı güven sarsıcı bir iş yapmış olurdunuz. Böylece günaha girmiş olurdunuz. Kendinizi kınamayın. Zor durumda olmanıza rağmen dürüst davranma kabiliyetini size lütfettiğinden dolayı Allah'a hamd edin.
Selamünaleyküm. Ömrünüzün sonuna kadar sizi düşündürecek bir hatanın neresinden dönerseniz o kadar iyi iş yapmış olursunuz. Toptan kurtulmak için arsayı satın, öz paranızı alın. Gerisini de bir kuruma verin. Böylece en iyisini yapmış olursun.
arazi konusundaki diğer fetvalar
Satılık bir gayrimenkul zekât malıdır yani zekâtı verilmelidir. Yalnız bir yerin sadece tapusunun size ait olması (sizin arsanızın örneğinde olduğu gibi) tasarrufunun da sizde olması için yeterli olmayabilir. Tapusu sizin de olsa tasarruf hakkınızın olmadığı bir yer zekâtını vermeniz gereken bir mal değildir. Bu durumda zekât vermeniz gerekmez. İleride belediye söz konusu engeli kaldırır da siz satma kararını sürdürürseniz, o engelin kalkma anından sattığınız ana kadar yıldan fazla bir zaman geçerse her yıl için zekâtını verirsiniz.
İnsanın arsasının tamamını veya bir bölümünü kendi rızası ile yol olmak üzere terk etmesi bir vakıf yapmadır. Yapılan vakıftan dönmek caiz değildir. Kaldı ki siz, babanızın malı üzerinde söz sahibi değilsiniz.
Maden veya hazine türü araştırmalarda yasalara riayet edilmesi gerekir. Bunun haricinde devlet arazilerinde yasaklanmamış bir arama ile bulunan şeyler helal olur.
Bu vakfedilen yerin kime ve hangi şartlarla vakfedildiğine dair bilgi gerekir. Tapuda kimin üzerine görülüyor? Bir vakıf yeri olarak mütevellisi kimdir? Bu soruların cevabı bilinmeden cevap verilemez sorunuza. Eğer ‘bu arazi ancak bu gaye için gayrimenkul olarak değerlendirilecek’ şeklinde bir kayıt varsa sizin o kaydı ancak, kamu yararına başka bir gerekçe ile değiştirmeniz mümkündür. Aksi takdirde vakfedildiği amaç üzerine kalması esastır. Orada işletilmesi mümkün olamayan bir durum varsa, vakfın yetkilisi kurul tarafından benzer bir proje ile değiştirilebilir. Öyle veya böyle vakıf malından iyi niyetle de olsa uzak durmanız takvaya daha yakındır, böyle biliniz.
Bir arazinin sahibinin izni olmadan o arazi kullanılamaz. İlgilenmeyişi yılları veya daha uzun bir zamanı bulsa bile hüküm böyledir. Arazinin uzun bir zaman kullanılamaması veya varisi olmadan sahibinin ölmesi durumunda arazi devlete geçer. Bu da izin verecek olanın devlet olması demektir.
Arazinin her yeri aynı değerde olmayabilir. Dolayısıyla dönüm itibarı alındığında bir taraf zulüm görebilir. O çevreden bir bilirkişi oluşturulup onlara taksimat yaptırılması doğru olur.