Fetva Meclisi
Soru
Hocam çocukları yetim kalmış bir aile var; anne ve iki çocuk. Ben onlarla komşuyken maddi ve manevi açıdan çoğu zaman yardımcı oldum. Şu anda ayrı şehirlerdeyiz ama bağımı kesmedim. Ailenin faturalarının çoğu devlet desteğiyle ödeniyor ancak internet faturası devlet desteği kapsamına girmiyor. Bu nedenle internet faturalarını ben ödüyorum. Ancak internet faturası ödediğim için bu durum masum gelmiyor. Sorum şu, yaptığım doğru mudur? İnternet faturalarını ödemeye devam etmeli miyim, yoksa başka bir şekilde onlara destek olmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu durumun senin abdestinle alakası olmaz. Neticede evde etkisi ve yetkisi olmayan birisin sen. Allah yardımcın olsun.
Evet, böyle bir şart getirilmesi durumunda ona uyulması gerekir. Komşunuzun o hattan istifade etmesi caiz olmaz. Aile bireyleri arasındaki basit yararlanmalar bunun istisnası olabilir ama yan daire veya yan binadaki bir komşunun sürekli sizin hattınızı kullanmasına izin vermeniz caiz olmaz.
İnternet sözleşmesi yaparken attığınız imzaya sadık kalmak zorundasınız. Orada ikinci kişilere kullandırmama maddesi varsa kullandıramazsınız.
Aleykümselam. Ne indirirseniz indirin, bu yaptığınız caiz olmayan bir iştir.
Devletimiz öğrenci olduğunuz için size bahsettiğiniz ödemeyi yapıyorsa ancak öğrenci iseniz o parayı alabilirsiniz. Muhtaç durumda olmanız da bu ödemeyi helal kılmaz. Bu konuyu yetkililere bildirip onların tavsiyesi doğrultusunda adım atmanızı tavsiye ederim.
Bu genel itham dışında siz insanlık ve komşuluk olarak onları iyi biliyordu iseniz şimdi onlara zaruri ihtiyaçlarında yardımcı olmanız mümkündür, güzeldir.
fakir konusundaki diğer fetvalar
Promosyon parasını faiz şüphesi olarak değerlendiriyoruz. Kardeşiniz fakirse ona bu paranın mahiyetini (promosyon olduğunu) söylemeden verebilirsiniz.
Başkasının zekâtını dağıtmak üzere alan kişi vekil veya emin olarak anılır. Vekil veya emin olmak şeffaf olmayı gerektirir. Buna göre: a- Şu kişiye veya şuraya diye size verilen bir zekâtı söz konusu kişiye veya yere ulaştırmanız gerekir. Aksi takdirde emanete hıyanet etmiş olursunuz. b- “Sen dilediğin gibi...” şeklinde esnek bırakılmış bir vekalet ile verildi ise bazı alimler gerçek bir fakir ise vekil kendine de alabilir demişlerdir ama size bu kapıyı aralamamanızı tavsiye ederiz. Nefsi zapt etmenin zor olduğu bir boşluğa düşebilirsiniz. İtimat ettiğinize sizin de ihtiyacınız olduğunu söyleyin ve öyle alın.
Şöyle anlarsak yanlış olur: Sahabi zengin de olsa yamalı giyinir. Sahabiler fakirlik kadar zenginlik de yaşadılar. Fakir iken de kulluğu becerdiler, zengin iken de kulluğu becerdiler. Kulluk mali duruma göre değişmedikçe bir iki pozisyondan da tehlike çıkmaz. Zengin olunca kullukta eğip bükmek tehlikelidir. Allah onlardan razı olsun. Sahabiler zengin olsalar da imanlarını ve ibadetlerini aksatacak bir hataya düşmediler. Zengin iken yamalı gibi bir kıyafet giyindikleri doğru olabilir ama bu onların aksatmadığı bir kural değildi. Ömer bin Hattab radıyallahu anh ise zengin sahabilerden değildi.
Sizi bu hususta tatmin edebileceğimi zannetmiyorum. Ben de bu konuda mutmain değilim. Bu uygulamayı sadece bir imtihan olarak gördüğümü ve özellikle haccın ruhuna en azından aykırı olduğunu söyleyebilirim. Rabbim akıbetimizi hayretsin.
Bunun sakıncası olmaz. Biiznillah kurban da güvenli bir vakıf ise size aracılık eden yerini bulur. Yine de kurban ibadetinin ailede unutulmasına sebep olmayacak bir orta yöntem belirlemek daha doğru olacaktır. Allah kabul etsin.
Öğrenci fakir ise zekât alabilir. Öğrenci olduğu için değil de fakir olduğu için ona zekât verilmiş olur. Sizin zaten vereceğiniz zekâtı çocuğunuzun öğretmenine vereceğiniz ücretle örtüştürmeniz ise uygun olmaz.