Fetva Meclisi
Soru
Hocam on sekiz yaşında istimna illetindeki genç kız hemen evlenmeli midir? Yaşıtlarıma rağmen olgunluğumu çok fazla hissediyorum, ailem de olgunluğumun çok başka olduğunu söylüyor. Bu evlilik sebebi olabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Evet, yaygın örf genç bir kızın evlenme isteğini ayıplar. Böyle bir örf de ne kadar insanîdir bilemem! Ortada iki durum var. Birincisi siz kendinizi olgun ve yeterli gibi görüyorsunuz ama önemli olan sizin kendinizi nasıl gördüğünüz değil dışarıdan nasıl göründüğünüz olmalıdır. Bunu unutmayın. İkincisi de eğer gerçek bir vakti gelme söz konusu ise yani Allah'ın size evlenin emri farz oldu ise ve siz gençlik heyecanı ile değil de gerçekten vakti gelmişlikle bunu yapıyorsanız neden utanacaksınız, kimin ne diyeceğine bakmanız bir kere vaktinin gelmediğini gösteriyor, değil mi? Daha gerçekçi düşünmeye çalışın. Şeytan sizi, mukaddes ve değerli kavramları kullanarak tuzağa çekebilir.
Selamünaleyküm. Evlilik, Allah'ın koyduğu ve insan fıtratının gerektirdiği bir kanundur. Anne veya baba olmak bu kanunun önünde olmaya hak sahibi kılmaz. Evlenmenin sizin için farz olduğunu gördüğünüzde annenize itaat etmeniz gerekmez. Onu da kırmadan evlenin. Kendinizle alakalı sürecin ne durumda olduğunu en iyi siz belirleyebilirsiniz. Şu kadarını bilin ki, ateşin etrafında dönüyorsunuz. Nefsinize güvenmeyin, şeytana dikkat edin.
Kızım, bir kere sen bu yaşta evlilik vaktin geldiği için mi yoksa hararet oluşturduğun için mi evlenmek istiyorsun belli değildir. Sen bile bunu anlamayabilirsin. Sabrederek olgunlaşmanı bekle. Bu bekleme birkaç ay olsun. Sana göre tamam denecek durumdasın ama henüz rüşt vaktin gelmemiş olabilir. Biraz sabırlı ve olgun davran. Başka bir mesele de bu durumu annenle paylaş öncelikle. Halan veya bir başka aile büyüğünüzle de adım adım ilerlemen daha güzel olur. Sonrasında yıllarca utanmak durumun olacağın pozisyona düşmemeni tavsiye ederim sana. Elbette vaktin gelmiş ise evlenmende hiçbir sakınca olmaz ama gençlerin genel görüntüsü acelecilik oluyor. Bu nedenle seni ikaz etmek istedim. Sana dualar ediyorum kızım.
Aleykümselam. Velev çocuklu olsun, dul kadınla evlenmenin hiçbir sakıncası yoktur. Ne var ki, evliliği uzun süreli düşünmemiz gerekmektedir. Bekar biri ile evlenmemeniz durumunda uzun vadede sizin iffetiniz ve aile huzurunuz açısından olumsuz bir sonuçla karşılaşabilirsiniz. 'Kırk kere ölçüp bir kere biçmek' deniyor ya, öyle bir hesap yapmalısınız. Meselenin bir de o hanım kardeşlerimizin psikolojisi açısından ele alınması gerekir ki, o durumda da sizin açınızdan olumsuzluk olabilir. Yaşınıza uygun ve fiziki güzelliği size hoş gelen bir eş adayı arayın. Durumları siz de görüyorsunuz. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
İşler böyle başlıyor kızım. Herkes iyi niyetle ve haklı bir mantıkla giriyor yola da sonrası istediği gibi yürümüyor. On sekiz yaşında çocuk denebilecek yaştasın. Kendini aldatmışsın. Farz oldu derken ne demek farz ve nasıl oluyor, bunu ne kadar soruşturdun? Her neyse şimdi şuna bak: Evliliğin fıkha göre muteber mi? Şahitler kimdi ve ne üzere nikâhlandınız? Bunlarda bir sorun yoksa nerede ve nasıl evlilik sürdürüyorsunuz? Korsan ve kaçamak bir evlilik seni delirtebilir, dikkat edesin ve hepsinden önemlisi şimdi kulluğu tam yapmaya bak. Namaz başta olmak üzere donanın eşinizle kulluk işlerinize ki hayatınıza bereket gelsin. Aksi takdirde sen de eşin de kısa süren bir macera yaşamış olabilirsiniz. İlk fırsatta da anne babanın haberi olacağı bir evliliğe dönüştür bunu.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Evvela geçmişimizdeki günahları anlatmamız İslami olarak bir hatadır. Bu hatayı bir daha tekrar etmemeye çalışın. Bunu kurcalayanlara da cevap vermeyin. Bununla beraber geçmişte yaşanan olayı geçmişte bırakıp ondan ders alarak bir daha yapmamak üzere Allah'a dönün ve O'ndan bağışlanma dileyin. Ve onun bağışlayıcılığını düşünerek kendinizi rahatlatın. Cinsellikle alakalı konuyu bir uzmandan yardım alarak sebeplerini öğrenmeye ve bu sorunu çözmeye çalışın. Çünkü bu sorun sağlam evliliği bile çürütebilir. Bu konuya özen gösterin. Eşinizin size gösterdiği sevgiyi görmeye çalışın. Ona bu konuda minnettarlığınızı hissettirmeye çalışın. Bununla beraber burada neden bir sevgi hissetmediğinizi de tespit etmeye çalışın. Bu tespite binaen de sorunun çözümüne dair bir harita çıkarıp bir an evvel harekete geçin. Aranızdaki soğukluğu, kırgınlığı, soru işaretlerini eşinizle yumuşak bir dille konuşmaya çalışın. Birbirinizi yenmeye değil sorunların özünü anlayıp onlara çözüm bulmaya çalışın. Eğer bunu kendi başınıza yapamıyorsanız bu konuda bir uzmandan bir destek almayı da deneyebilirsiniz. Ve sabırlı olun. Her şey bir anda olmaz. Zaman lazım, çaba lazım, sabır lazım. Bolca dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sizin durumunuz araştırdığınız gibi bir vebali olmayan bir durumdur. Bu durumu sahabeler de yaşamıştır. Efendimiz aleyhisselam da onlara bunun bir vesvese olduğunu ve bir vebali olmadığını işaret eden cevaplar vermiştir. Dolayısıyla içiniz ferah olsun. Vesveselerle mücadele etmenin de en önemli yollarından biri onları umursamamak ve onlardan korkmamaktır. Siz de umursamayın ve korkmayın. Bu konuda gerekirse bir psikoloğa giderek tedavi alın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
HANIM EFENDİ sözü bizim örfümüzde cinsellik veya evlilikle ilgili boyuttan önce insani ilişkilerde bir nezaketi ifade etmek için kullanılır. Dolayısıyla bunun muhataba kullanılması bir art niyet içermiyorsa sakıncalı olmaz.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Hac veya umre için ihrama giren birinin yapması yasak olan işler vardır. Tıraş olmak, tırnak kesmek, koku sürünmek, erkek için dikişli elbise giymek, cinsel ilişkide bulunmak bu yasak işlerdendir. Bunlardan birini unutarak veya bir zorunluluktan ötürü yapan kimsenin bu hatasının affı için bir kefaret ödemesi gerekir. Buna FİDYE adı verilmektedir. Fidye üç gün oruç tutmak veya sadaka vermek ya da kurban kesmektir. Buradaki sadaka fitre miktarı kadar kabul edilebilir. Kurban ise küçükbaş hayvandır. Çok ağır hatalarda ise büyükbaş kurban gerekir. (İhramlı iken cinsel ilişkide bulunmak gibi.) Bu fidye gerektiren durumlarda unutarak yapmış olmakla ihmal edip yapmış olmak aynıdır. Hanefi mezhebi fakihleri ihramlının işleyeceği hataların ağırlığına göre fidye de değişebilir demişlerdir. Örnek olarak ihramlı dikişli elbise giyemez. Eğer gün boyu ya da gece boyu yani ortalama olarak on iki saat dikişli elbise giyerse kurban kesmek mecburiyetinde olur. Daha az vakit giyerse sadaka vermesi yeterli olur. Kurban cezası gerektiğinde bu kurban, harem bölgesinde kesilmelidir. Fidye sadece fakirlere verilir. Zekât ibadetindeki diğer zekât verilebilir olanlar burada geçerli değildir. Fidye verildikten sonra hata edenin ayrıca hususi tevbe etmesi şarttır.
Günahınızdan duyduğunuz derin pişmanlık, tevbenizin kabul edilmesi için güçlü bir işarettir. Bu durumda size düşen, Allah’a yönelmeye devam etmek ve bu hatanın sizi daha iyi bir Müslüman olmaya sevk etmesine fırsat tanımaktır. Allah’a söz verin ki, bu hatayı bir daha asla tekrarlamayacaksınız. Eğer sizi bu günaha götüren sebepler (ortam, kişiler, alışkanlıklar vb.) varsa, onlardan uzak durun. Her namazdan sonra Rabbimize dua edin ve istiğfâr dileyin. Allah’a olan bu bağlılık sizi daha güçlü kılacak. Güzel amellerle hatayı silmeye çalışın. Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "Bir kötülük yaptığında, ardından bir iyilik yap ki o kötülüğü silip götürsün." (Tirmizî, Birr ve Sıla, 55). Sadaka, günahları siler ve Allah’ın rızasını kazandırır. Çevrenizde yardıma muhtaç insanlara destek olun, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. İslam’ı öğrenmek, Allah’a yakınlaşmanın yollarından biridir. Bir Kur’an tefsiri ya da hadis kitabı okumaya başlayabilirsiniz. Günahınızı unutmak için kendinizi faydalı şeylerle meşgul edin. Sürekli geçmişteki hataya odaklanmak sizi daha fazla yıpratır. Bunun yerine, geleceğe bakın ve kendinize hedefler koyun. Hocamızın “Tevbe Hastanesi” ders serisini not tutarak izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/playlist?list=PL3P7x9qFB3oVtBnXHyjVTQ_fnwmPcdh7u Rabbim sizi bağışlasın, kalbinize huzur versin ve bu hatayı daha hayırlı bir geleceğe vesile kılsın. Unutmayın ki, Rabbimiz rahmet sahibidir ve sizin O’na yönelmenizi ister. Bolca dua edin, kendinize hedefler belirleyin ve Allah’a olan bağlılığınızı artırın.