Fetva Meclisi
Soru
Kadının cilt bakımı ile alakalı masrafları karşılamak erkeğin borcu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının eşi üzerindeki meşru hakkını erkek verdikten sonra yapacağı hiçbir harcamada erkeğin eşinden izin alması gibi bir şey söz konusu olamaz. İstişare etmek ise ayrı bir konudur.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Erkeğin evinin yani eşinin ve çocuklarının ihtiyacı yöre ve zamanın şartlarına göre karşılaması görevidir. Bu görevini ihmal ettiğinde ise eşinin ondan mahkeme yoluyla da olsa ihtiyaçlarını karşılamasını istemesi de hakkıdır. Bu hakkı onun malından izin almadan kullanması durumunda da vebale girmez. İki önemli noktaya çok dikkat etmesi gerekir: a. “İhtiyaç” başka şey “arzu etmek” başka şeydir. Şöyle bir örnek verebiliriz: Çocuk bezi bir çocuk için ihtiyaçtır ama oyuncak onun gibi bir ihtiyaç değildir. Bez almayan bir baba ile oyuncak almayan bir babayı aynı tutamayız. Aynı şekilde kadının kıyafet/gıda/ısınma/kira/su/gaz gibi ihtiyaçları zorunludur ama makyaj öyle bir ihtiyaç değildir. Bu çizgiyi yaşanan yöre ve zaman etkili bir şekilde belirler. b. İhtiyacı karşılamakla intikam almak da aynı şeyler değildir. Dinimiz bu meselede kadının tabii haklarının giderilmesindeki aksaklığı gidermek için izinsiz de olsa parasını harcamaya ruhsat vermiştir. Bu ruhsatı ise “ihtiyaç” ile sınırlamıştır. İntikam ile ihtiyaç benzetilirse ortaya vebal girer. Bu iki çizgiye dikkat edilmesi gerekir. Zira eşlerden biri de olsa kimse kimsenin malı üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir. Ne kadın erkeğin malında ne de erkek kadının malında tasarruf hakkına sahip olmaz.
Bu hususta Hanefi mezhebi fukahasının beyanı şu şekildedir: Bir evlilikte evin ihtiyaçlarını, kadının giyim ve masraflarını karşılamak erkeğin vazifesidir. Kadına verilen mehir ev ihtiyaçlarına sayılamaz. Erkek, vereceği mehre ilave olarak belli bir ödeme yaparsa kadının evin ihtiyaçlarını görmesi görevi olur.
Erkek, evin bütün ekonomik ihtiyacını görmek zorundadır. Eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını o yöre ve zamanın örfüne göre karşılamaya mecburdur. Bu görevini yerine getiriyor olduktan sonra kendi özel maaşı veya parasından annesine babasına veriyor olmasını kimse sorgulayamaz. Erkeğin kazandığı maaşı herkesin hakkı bulunan bir aile bütçesi değildir. Erkeğin görevi ihtiyaçları karşılayabiliyor olmasıdır. Bunu yapıyorsa gerisinde serbesttir.
1- Erkeğin bir kadın üzerinde cinsel hak talep etmesi gibi kadının da erkek üzerinde cinsel talepte bulunması hakkıdır. Erkeğin bir kadını her yıl yaklaşık yüz kere yatağında doyasıya bir seviyede cinsellik içinde bulundurması kadının hakkıdır. Aynı zamanda bu, erkek için de bir haktır. Bunu tıbbî bir özrü bulunmayan erkeğin yerine getirmemesi zulümdür. 2- Bunun gibi bir nedenle kadın erkekten boşanma talebinde bulunabilir. Erkek, böyle bir boşanmanın kendisine getireceği ekonomik külfet nedeniyle kadından belli bir miktar bedel isteyebilir. Kadın da bu bedeli öder. O anda da boşanma gerçekleşmiş olur. Buna fıkıhta HUL' denmektedir. Bunun hiçbir dini sakıncası yoktur. 3- Bunu da kabul etmeyen bir erkeğe karşı, mahkemeye şikâyet edilerek boşanma talebinde bulunulabilir. Evet, mevcut durum bir Müslüman kadının, Müslüman bir erkeği şikâyet etmesinin münasip olmayacağı bir durumdur. Ama kadın, ebedi bir zulme katlanmak zorunda değildir. Yine de durumu ailenizin akıllı büyükleri ile istişare edin. En az üç büyüğünüzle istişare ederek bu kararı verin. Allah sabırlar versin.
cilt bakımı konusundaki diğer fetvalar
DERMA SİLİNDİR bildiğimiz kadarı ile deri üzerinden uygulanan bir alettir. Deride bakım için kullanılmaktadır. Tıbben uzun dönemde bile olsa sakınca oluşturmuyorsa dinen de sakıncası olmaz. Genel bakım niteliğinde kabul edilebilir.
Şöyle değerlendirebiliriz: Söz konusu ürünün helal olan bir alternatifi bulunmuyorsa doktorun tavsiye ettiği ilaç olarak kullanılması caizdir. Sadece ziynet maksatlı kullanılıyorsa salyangoz yenmesi helal olmadığı için süslenme amaçlı olarak da kullanılması caiz olmaz.
Vücuda zarar vermeyen, sağlığa faydalı olan egzersizler dinen yasak değildir. Aksine, vücudu sağlıklı tutmak teşvik edilir. Yüz egzersizleri de bir tür sağlık ve bakım uygulamasıdır. Bunu kendini daha iyi hissetmek, sağlığını korumak ve doğal güzelliği muhafaza etmek amacıyla yapmakta bir sakınca yoktur.
Doktorumuzdan aldığımız bilgiye göre mezoterapi, cilt altına çok ince iğnelerle vitamin, enzim, mineral veya ilaç karışımlarının enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Genellikle estetik amaçlarla, özellikle cilt gençleştirme, saç dökülmesi ve selülit tedavisinde uygulanır. Bu enjeksiyonlar cilt altına yapılır yani mide, bağırsak gibi sindirim yollarına ulaşmaz. Oruçlu iken yapılan mezoterapi iğnesi, vücuda besleyici madde veriyor olsa bile sindirim sistemine ulaşmadığı için orucu bozmaz. Tedavin Ramazan ayında da devam edebilir, orucun geçerlidir. Yine de içinin tam rahat etmesi için tedaviyi iftardan sonra yaptırman daha güzel olur. Allah şifalar versin, orucunu da kabul buyursun.
Selamünaleyküm. 1- Evdeki boruların kirliliği nedeniyle ortaya çıkan durum, suyu 'pis su' durumuna getirmedikçe abdest açısından sakınca oluşturmaz. Büyük ihtimalle de 'pis su' durumuna gelmemiştir.2- Alenen günah işleyen ve günahında ısrarcı olanlar için kullanabileceğimiz ölçü, onların FASIK olması ile alakalıdır. Fasık bir Müslüman ile ilişkilerimizin kesilmesi gerekmiyor ama onların o günahına karşı bir tavır koymamız da gerekir. Bu tavır, işledikleri günahın ağırlığı ve yaygınlığı ile orantılı olmalıdır.3- Evliliğin temeli cinsel ilişkidir. Cinsel ilişkideki itirazlar, sözünü ettiğiniz boyutta bir sorumluluk oluşturur. Bunun dışındaki itirazlar ya da geciktirmeler için aynı oranda bir günahtan söz edemeyiz. Ne var ki evlilik, küçük sorunların hemen büyüyebileceği bir ortam olarak bilinmeli ve ona göre davranılmalıdır.4- Bekâr bir bayan da helal olan bakım yaptırabilir.5- 'Allah'ın yarattığını değiştirmek' boyamak ile karşılaştırılamaz. Boyamak geçicidir. Geçici olan için 'değiştirme' denemez.