Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir arkadaşım kanser hastası ve tedavi görüyor. Karnına kapakçık koydular ve bu kapakçıktan büyük abdestini yapıyor. Bu şekilde ona namaz farz mıdır ve eğer farzsa nasıl abdest almalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Sürekli kan akması sizin özürlü olmanız demektir. Özürlü olduğunuz sürece şöyle yapacaksınız: Her ezan vakti geldiğinde abdest alın. Başka bir abdest bozma durumu olmadıkça öbür ezan vaktine kadar KANAMA DEVAM ETSE DE abdestli sayılırsınız. Sakın bu nedenle namazı ihmal etmeyin. Geçmiş olsun.
Allah Teâlâ’dan o ve benzeri bütün hastalıklardan afiyet dileriz. Salgın hastalıklardan birine yakalanan bir mü'min, Yoğun bakım şartlarında ise: a- Abdest alamayacağı için mümkünse teyemmüm eder. Teyemmüm de mümkün olmayabilir. Şuuru yerinde ise yatağında ima ile namaz kılar. Şuuru kapalı veya yirmi dört saatten fazla uyutulmuş durumda kalırsa ondan, o namazlar düşer. Sonra kaza etmesi de gerekmez. Bir günden az olan o yoğunluk şartlarındaki namazları ise sonra kaza eder. Tutamadığı Ramazan oruçları olursa onları kaza eder. b- Serviste veya evde ise: Normal abdestini alır. Alamayacak veya kendisine yardım edilebilecek bir durumda ise teyemmüm eder. Onu da yapamayacak bitkinlikte ise o da ima ile namazını kılar. Oruçlarını zaten kazaya bırakacaktır. c- Böyle hastaların öncelikli olarak namazların farzlarını eda etmeleri yeterlidir. Kendilerini uygun buldukları takdirde sünnetleri de kılarlar. Allah Teâlâ hepimize afiyetler ihsan etsin.
a- Söz konusu hata abdestin farzları dışındaki bir hata ise mesela kulakları meshetmek gibi bir hata ise yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Namazlar tamamdır biiznillah. b- Hata abdestin farzlarından biri üzerinde ise mesela yüz yıkanmadı ise bu durumda abdest yok demektir. Abdest olmadan da namaz yoktur. c- Bu durum sahibi İslam'ı öğrenmesi mümkün olmayacak şartlarda yaşayan biri ise bu onun için özür kabul edilebilir. İslam'ı ve hükümlerini normal şartlarda bilmesi mümkün olacak bir yerde yaşayan için ise bu bir özür oluşturmaz. Namazları kaza etmesi gerekir. d- Çok üzün süreli mesela yıllarca süren bir zaman ise bu arızalı zaman öğrendikten sonra ciddi bir şekilde abdesti ve namazına devam eder. Gerisinde de kaza edebildiği kadar eder, Rabbinin mağfiretine sığınır. e- Her hâlükârda tevbe ve istiğfar etmeyi de unutmaz.
Sürekli bir akıntı, gaz veya benzeri bir durum varsa ve bu durumu kontrol etmeniz mümkün değilse, "özür sahibi" sayılırsınız. Özür sahibi olan kişiler için özel hükümler geçerlidir. Özür sahibi olma şartları: Abdest aldıktan sonra, namaz vakti boyunca sizi rahatsız eden durum (örneğin, akıntı, gaz vb.) sürekli olarak devam ediyor ve engellenemiyorsa. Her namaz vakti en az bir kez tekrar ediyorsa her namaz vakti için bir abdest alırsınız. Bir namaz vakti içinde abdesti bozan durum (gaz, akıntı vb.) olsa dahi aldığınız abdestle o vaktin farzını ve nafilelerini kılabilirsiniz. Bu, özür sahipleri için kolaylaştırıcı bir hükümdür. Örneğin: Öğle vakti için abdest aldınız ve namaz kıldınız. O esnada midenizde hareketlenme veya kaçak bir durum oluştuysa, abdestiniz bozulmuş sayılmaz ve namazınızı devam ettirebilirsiniz. Ancak yeni vakit geldiğinde tekrar abdest almanız gerekir. Bu tür rahatsızlıklar, vesvese (aşırı şüphe) oluşturabilir. Eğer abdestinizi aldıktan sonra gerçekten kaçak olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi aşırı zorlamamalısınız. Vesvese ile hareket etmek hem sizi yorabilir hem de ibadetten soğutabilir. Özetle her vakit abdest alarak namaz kılmanız doğru bir uygulamadır.
Selamünaleyküm. Kan akması abdesti bozar elbette ama hastane şartlarında böyle bir durum olduğunda hasta özür sahibi sayılacağından teyemmüm ederek de olsa namazını kılar, onun için namaz bozulmuş olmaz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bunun oruçla alakası yoktur. Abdest açısından ise bir eksikliktir. Onları giderdikten sonra tekrar abdest al ve o namazları yeniden kıl.
Gaz sorununa böyle bakarsanız bir de OKB sorunu ile karşılaşabilirsiniz maazallah. Tereddüt etmenize gerek yoktur; durumunuz düzelene kadar özürlü gibi namaz kılın ve ikinci kere abdest denemesi yapmayın.
Ağır avret bölgesine tıbben gerekmediği sürece ikinci bir cinsin bir temizleme işlemi yapması caiz olmaz. Bunu öncelikle bilmeliyiz. Lazerden dolayı da gusül gerekmez.
Bu bir doktor tavsiyesi olmalıdır. Alternatifi bulunmamalıdır. Bu şartlarla kullanabilirsiniz. Zira bu durumda kesilen elinizin sargıda olması gibi bir durum oluşmuş demektir.
Bu durumun sizde vesveseye dönmesine izin vermemelisiniz. Vesvese olup olmadığını şu fıkhi kurallar üzerinden ölçebilirsiniz: 1-Gece ihtilam olduğunuzu kesinlikle hatırladığınız ve uyandığınızda da bir ıslaklık, meni gördüğünüzde gusül abdesti almanız gerekmektedir. 2-Gece ihtilam olduğunuzu bildiğiniz ancak uyandığınızda herhangi bir ıslaklık görmediğinizde gusül almanız gerekmemektedir. 3- İhtilamın ne olduğundan ve gelen akıntının kesinlikle meni olduğundan emin olmalısınız. İhtilam, uyku halindeyken rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu görmek ya da cinsellikle ilgili bir rüya görmektir. Görmüş olduğunuz ıslaklık da günlük normal akıntıdan daha fazla ve farklı olmalıdır. 4-Meni denilen bu sıvı gelmedikçe sadece rüya görmek gusül abdesti almanızı gerektirmez. 5-Şüpheye göre ise gusül abdesti şart olmuş olmaz.
Tükürüğünüzde kan balgamdan daha fazla ise abdest bozulur. Bu durum artık başka türlüsü olmaz bir duruma geldi ise maazallah, o takdirde de özürlü sayılırsınız. Her ezan vaktinde bir abdest alırsınız. Bu sebepten abdestiniz bozulmaz.