Fetva Meclisi
Soru
Kısır kadınla evlenmenin dinimizce mekruh olduğunu öğrendim. Sonuçta kısırlık Allah'tan gelen bir hastalık, neden dinimizce mekruh görülmüş öğrenebilir miyim? Ayrıca kısır bayanla evlenmek mekruhken kısır erkekle evlenmek neden mekruh değil?
Cevap
Benzer fetvalar
Tıbben yani hayati denebilecek bir gerekçe söz konusu olmadıkça erkek veya kadının kalıcı olarak kısırlaştırılması haramdır.
Sakız çiğnemek mubah olan işlerden biridir. Erkek veya kadın için bu hüküm aynıdır. Eğer Müslüman bir toplumda örf, sakız çiğnemeyi kadınlara mahsus bir iş gibi görüyorsa o zaman erkeğin sakız çiğnemesi için mekruh diyebiliriz. Sağlık veya psikolojik bir nedenden ötürü sakız çiğnemek söz konusu ise zaten bir sıkıntı yok demektir.
Mesela hala kızı gibi evlenilmesi caiz biri için ‘evlenmek haramdır’ şeklinde bir itikat varsa bu itikat dinen tehlikelidir. Örf olarak böyle yakınlarla evlilik yapmama gibi bir anlayış yaygın ise ve bu dini olarak bağlayıcı gibi tutulmuyorsa bunda bir sakınca olmaz. Siz de bunun üzerinden bir tartışma yürüterek kendinizi yıpratmayın. Allah yardımcınız olsun.
İlke olarak bilmemiz gereken şudur: Allah’ın yarattığı şekli kalıcı olarak değiştirmek haramdır. Ciddi bir sağlık nedeniyle bu haram kuralına karşı bir ruhsat oluşabilir. Kadının kısırlaştırılması bu nedenle haramdır ancak hamile kalması durumunda onu hamileliğini sürdüremeyecek veya ilaçla tedavisi mümkün olmayacak ağır sıkıntılara sebep olacak şekilde hasta edecek bir durum oluştuğu uzman güvenli bir doktor tarafından tespit edilirse kısırlaştırma caiz olur. Bu durumun herkesin kendi durumu için özellikle öğrenilmesini tavsiye ederiz.
Neyin niçin olduğunu sadece Allah bilir. Her halimizi imtihan kabul edersek bu kadar vesvese yapmaya da gerek kalmaz. Yine de insan günahları için sürekli istiğfar etmeli ve günahta ısrar etmemelidir.
Evli iseniz eşinizin de onayı almanız durumunda bir sakıncası olmaz. Evli değilseniz tedavi maksadı ile hiç bir sakıncası olmadan kesebilirsiniz. Yasak olan erkeğe benzemek gibi bir niyetle kesmektir. Geçmiş olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Alınıp verilen faiz, büyük bir haram işlenmiş duruma getirir sahibini. İnşaallah daha sonraki kazançlar helal olur. Tevbe etmek, sürekli istiğfar etmek gerekir.
- GURRE, anne rahmindeki cenine onun hayatına son verecek şekilde müdahale etmektir. Bu da bir cinayet meselesidir. Cenin, anne karnında henüz kimliği olmayan bir canlı ise de bilhassa kırkıncı gününden sonra o da sıradan bir insan gibi kabul edilmiştir. Ona müdahale ancak anne sağlığının tehlikede olması gibi makul bir gerekçe ile mümkündür. Böyle bir gerekçe olmadan yapılan müdahale kürtaj gibi tıbbî bir yöntemle de yapılsa kabul edilemez. Yapan için istiğfar ve tevbenin ötesinde bir maddi ceza konmuştur. O cezanın adı GURRE'dir. - Cenini düşüren veya kürtaj yapan GURRE'yi öder. Ona yardım edenler de günah işledikleri için tevbe ve istiğfar etmelidirler. - Ödenen Gurre'den sonra da altmış gün peşpeşe keffaret orucu tutmaları tavsiye edilir. Bu da tevbelerinin kabulü içindir. - GURRE'nin yani kürtaj ile ya da başka bir yöntemle kasten cenini düşürenin/aldıranın ödeyeceği cezanın muasır miktarı 200 gram altın veya bedelidir. Bu rakamı 212,5 gram olarak ölçen ilim adamları da vardır. Mümkün olduğu kadar en ihtiyatlı olanını yapmak gerekir. - Gurre'yi cinayeti kasten işlemesi durumunda kadın malından öder. Kastı olmadan bir hata ile işledi ise ya da imkânı gerçekten ödemeye müsait değilse bu bedeli onun AKİLE'si öder. Akile de bu ödemeyi üç yıla yayabilir. - Ödenecek olan GURRE, doğması engellenen çocuğun var olan mirasçılarına ödenir. Genelde bu mirasçı baba ve kardeşleri olur. Dinen ona mirasçı olduklarında payları ne kadar ise o kadar o paradan alırlar. Katil durumundaki anne ya da ona onay veren baba bu gurreden pay alamazlar. - Her hâlükârda bu işe iştirak edenlerin muhakkak istiğfar etmeleri gerekir. Bu dosyanın adı bir CİNAYET DOSYASIDIR.
Bu yapılan dinimizin temel kaynaklarından birini esas almadan yapılan bir şeydir. Hayatın içinde evlilik dâhil kimin ne beklentisi varsa onun için dua eder. Bu duanın da özel bir kalıbı olması gerekmez. Kendimizi sömürtmeye aday göstermemeliyiz. Dinimizi böyle şeylerle renklendirmek dini hafife almaktır.
Muhtaçlar arasında muhtaç akraba önceliği söz konusudur. Muhtaç olmayan bir akraba yerine muhtaç olan bir uzak tercih edilmelidir. Ayrıca bu zamanda mü'minlerin karşılaştığı büyük ve kapsamlı sıkıntılar karşısında daha stratejik düşünmek de gerekmektedir. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin.
Kadının erkeğe veya fotoğrafına bakması yalın bir bakma olduğunda haram değildir. Bakışta bir fitne ve kasıt riski varsa o zaman bakmak caiz olmaz.
Kaşlarda bir anormallik olmadıkça kaşlara dokunmak caiz değildir. Onun dışındaki kıllara müdahale edilebilir.