İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir hoca hanım, kadınların bulunduğu bir toplulukta Efendimizin mühr-ü şerifinin bulunduğu bir kâğıda bakarak sesli Türkçe dualar okuyor, bu yapılan doğru mudur? Ve yine aynı hanım, kızının kısmetinin açılmasını isteyen bir anneye, 'gelip senin evinde de bu mührü açmalıyım, yarına kalmaz kızının kısmeti açılır' diyor. Bu söylediğine itibar edilmeli mi? Bir kızın evlenebilmesi için yapılacak özel bir dua var mıdır?

Cevap

Bu yapılan dinimizin temel kaynaklarından birini esas almadan yapılan bir şeydir. Hayatın içinde evlilik dâhil kimin ne beklentisi varsa onun için dua eder. Bu duanın da özel bir kalıbı olması gerekmez. Kendimizi sömürtmeye aday göstermemeliyiz. Dinimizi böyle şeylerle renklendirmek dini hafife almaktır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenmek için okunacak özel bir dua veya sure yoktur. İnsanların temennilerini sömürenlerin icatlarıdır bunlar. Kul, zaten hep dua halindedir. Evlilik de onun duası arasında olursa mesele kalmaz. Sizin yaşadığınız muhitin örfüne göre beğendiğiniz birine evlilik teklif etmeniz ayıp karşılanmıyorsa bunu yapabilirsiniz veya bir aracı ile zemin oluşturabilirsiniz. Bunda bir sakınca olmaz. Yine de sizin üzerinize düşen evlenmeye hazır olmanızdır. Sonra da sabırla beklemek.

Hocam, bugüne kadar çok şükür ki hayatımda haram kimse olmadı. Öğrendiğime göre,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dua bir yalvarıştır, yakarıştır. Rabbimiz dua ederken, onun dualarımızı kabul edeceğinden şüphemiz olmamasını istemektedir. Elbette kabulün ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini Allah bilecektir. Hangi dua daha ihlaslıysa, daha samimi ise o kabul olur Allah’ın izniyle. Duada ısrarcı olunabilir fakat mümin, ettiği duanın kabul edilmesi hususunda aceleci olmamalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin "Sizden herhangi biriniz 'dua ettim de kabul olunmadı' diyerek acele etmediği sürece duası kabul olunur." buyurduğunu hatırlayabiliriz. Zikirde “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. Herkes gücü yettiğince yapabilir. Zikir yaparken de başka şeyler düşünmek zikri geçersiz kılmaz fakat sadece dille değil de kalben Allah’a yönelerek, ne söylediğinin farkında olarak, Rabbimizin huzurunda olduğumuzun hissi içinde olmaya çalışmak gayemiz olmalıdır. Dua ederken “Ya Allah”, “Ya Rab” dediğimiz gibi herhangi Esma’ül Hüsna’dan olan isimlerinden biriyle de dua edebiliriz. Ya Âlim, ya Kerim, ya Latif yani “Ey Latif Allah’ım! Ey Kerim Allah’ım! Ey Rahim Allah’ım!” diye dua edebilirsiniz. Yeterli olur Allah’ın izniyle. Geçmişteki yanlışlardan samimice tövbe edip istiğfar edebilirsiniz. Mümin erkek veya kadın Allah'tan kendisi için hayırlı olanı ister, bunun için de dua eder. "Allah'ım bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et!" şeklinde dua edebilirsiniz. Rabbimizin size yazdığı nasibi er veya geç sizi bulacaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam aklıma takılan sorularım var:  Dua ederken "duama yakın, duamı bana yakı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir uygulamanın dini bir yönü, inanılır tarafı yoktur, kesinlikle uzak durun!

Kısmet açmak için okunması gereken özel bir dua var, bu duayı 21 gün suya okuyun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimizi ancak Ashab-ı Kiram gibi yaşarsak Allah'ın rızasını kazanabiliriz. Konuyu “tarikatlar” başlığı altında ele aldığımızda adeta her tarikat aynıdır anlamına gelebilecek bir yanlışa işaret etmiş oluruz. Tarikatlar olarak değil de sünnete uygunluk olarak bakmalıyız. Sizin de gördüğünüz gibi sonradan geliştirilmiş bazı rutinlere ibadet değeri katılmaya çalışılmıştır. Bir mümin olarak sizin kalbiniz onu kabul etmemiş. Aslında onlar da yaptıklarının esasa bağlı olmadığını biliyorlar ama bir tür kendilerini rahatlatacak iş yapmayı tercih etmektedirler. Bidat yoğunluklu merkezlerde bulunursanız sadece kendinizi ve zevklerinizi tatmin edebilirsiniz. Allah'ın rızası Peygamber aleyhisselamın sünnetine sarılmaktadır. Sağa sola çekmeden “Hangi sahabi bunu yaptı?” sorusuna cevap verilebilecek şeyleri ibadet olarak yapmak gerekir. Siz böyle durumlarda evinizde oturup Kur'an okuyun. Doya doya okuyun. Zikirler yapın. Nafileler kılın. Biiznillah huzur bulursunuz. Allah'ın rızasını bulursunuz.

Hocam kayınvalidem, beni ve bebeğimi bağlı olduğu tarikatın sohbetine götürdü. K
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evlenmesinin farz olduğunu anlayan bir mü'min'in erkek veya kadın olsun ihtiyacını beyan etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Bir bayan, uygun gördüğü bir erkeğe 'ben seninle evlenmek isterim' demesi caizdir, uygundur. Bunu ayıp telakki ederek içine kapanmak yanlıştır. Kefaletine itimat ettiği birine 'beni evlendir' demesi de caizdir. Ashabı kiram bunu yaptılar, onların yaptığını yaparız.

Hocam sizi benim karşıma Allah çıkardı. Sormuş olduğum soruya vermiş olduğunuz b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.

Dualarda efendimizi vesile kılmak doğrumudur? Ya da caiz midir?

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Alınıp verilen faiz, büyük bir haram işlenmiş duruma getirir sahibini. İnşaallah daha sonraki kazançlar helal olur. Tevbe etmek, sürekli istiğfar etmek gerekir.

Babam kamyon şoförü ve kamyonu faizli kredi çekerek aldık. Borç bitti. Kazandığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muhtaçlar arasında muhtaç akraba önceliği söz konusudur. Muhtaç olmayan bir akraba yerine muhtaç olan bir uzak tercih edilmelidir. Ayrıca bu zamanda mü'minlerin karşılaştığı büyük ve kapsamlı sıkıntılar karşısında daha stratejik düşünmek de gerekmektedir. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin.

Hocam, hadislere baktığımızda yakın akrabadan başlayarak infak etmemiz gerektiği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buradaki mekruhluk haramlık değildir. Bir kadının veya erkeğin kısır olması evliliğin sürmesi açısından bir endişe konusudur. Bu endişe iki tarafın da anlaşması ile kalkmış ise ortada bir kerahet de yok demektir.

Kısır kadınla evlenmenin dinimizce mekruh olduğunu öğrendim. Sonuçta kısırlık Al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

- GURRE, anne rahmindeki cenine onun hayatına son verecek şekilde müdahale etmektir. Bu da bir cinayet meselesidir. Cenin, anne karnında henüz kimliği olmayan bir canlı ise de bilhassa kırkıncı gününden sonra o da sıradan bir insan gibi kabul edilmiştir. Ona müdahale ancak anne sağlığının tehlikede olması gibi makul bir gerekçe ile mümkündür. Böyle bir gerekçe olmadan yapılan müdahale kürtaj gibi tıbbî bir yöntemle de yapılsa kabul edilemez. Yapan için istiğfar ve tevbenin ötesinde bir maddi ceza konmuştur. O cezanın adı GURRE'dir. - Cenini düşüren veya kürtaj yapan GURRE'yi öder. Ona yardım edenler de günah işledikleri için tevbe ve istiğfar etmelidirler. - Ödenen Gurre'den sonra da altmış gün peşpeşe keffaret orucu tutmaları tavsiye edilir. Bu da tevbelerinin kabulü içindir. - GURRE'nin yani kürtaj ile ya da başka bir yöntemle kasten cenini düşürenin/aldıranın ödeyeceği cezanın muasır miktarı 200 gram altın veya bedelidir. Bu rakamı 212,5 gram olarak ölçen ilim adamları da vardır. Mümkün olduğu kadar en ihtiyatlı olanını yapmak gerekir. - Gurre'yi cinayeti kasten işlemesi durumunda kadın malından öder. Kastı olmadan bir hata ile işledi ise ya da imkânı gerçekten ödemeye müsait değilse bu bedeli onun AKİLE'si öder. Akile de bu ödemeyi üç yıla yayabilir. - Ödenecek olan GURRE, doğması engellenen çocuğun var olan mirasçılarına ödenir. Genelde bu mirasçı baba ve kardeşleri olur. Dinen ona mirasçı olduklarında payları ne kadar ise o kadar o paradan alırlar. Katil durumundaki anne ya da ona onay veren baba bu gurreden pay alamazlar. - Her hâlükârda bu işe iştirak edenlerin muhakkak istiğfar etmeleri gerekir. Bu dosyanın adı bir CİNAYET DOSYASIDIR.

Gurre nedir, uygulaması nasıldır? Her kürtaj gurre gerektirir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kaşlarda bir anormallik olmadıkça kaşlara dokunmak caiz değildir. Onun dışındaki kıllara müdahale edilebilir.

Benim yanağımın üst tarafında ve kaşlarımın etrafında çıkan kıllar beni rahatsız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kayınpeder adayınız için ise bir şey söyleyemeyiz; onun hayata bakışını bizim etkilememiz mümkün değildir. Evleneceğiniz kişi bir yolunu bulup onu ikna etsin. Ya da siz daha rahat evlenebileceğiniz birini bulun, kendinizi bir insana kilitlemeyin.

Bir hanımla evlenmeyi düşünüyorum. Biz, her şeyin Allah’ın rızası yönünde olması

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.