Fetva Meclisi
Soru
Benim kapı komşum kazancını içki satmakla sağlıyor. Çocuklarına ve ailesine karşı iyi bir adam ama parasını içki satmakla kazanıyor. Bazen komşu olduğumuz için ikram mahiyetinde yiyecek gönderiyor, ne yapmalıyız? Bu tür ilişkilerimiz ilerlemesin diye de gidip gelmiyor ve sıcak ilişkiler kurmuyorum. Kazancının yüzde yüz haramdan olduğunu bildiğimiz kişilerle sosyal ilişkilerimizin kökten kesilmesi gerekmez. Ancak onların kazancından yemek yemekte sakınca vardır. Emri bilmaruf ve nehyi anilmünker yapabilmek için iyi ilişkiler içinde olmak durumundayız. Meseleyi yemeğini yemek veya yememek düzeyinde bırakabiliriz. İnsani ilişkilerimiz kesinlikle sürmeli ki onu ve ailesini kazanma şansımız bulunsun. Allah'a emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Haklısınız, haramlar helalleri kuşatmış durumdadır. Kimin nasıl kazandığı ve ne yediği bilinmez olmuştur. Daha da vahimi artık helal kazanmak neredeyse mümkün değil diye inanılır olmuştur. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın. Size bu hususta şunları tavsiye edebiliriz: Biz ve çocuklarımız açısından daha korumalı ve daha takvaya yakın olanı tercih etmeyi ilke edineceğiz. Zamana ve ortama kapılmamayı prensip edineceğiz. Yine de bunun bir imtihan olduğunu, istememekle haramdan yüzde yüz kaçınamayabileceğimizi de bilecek ve buna göre planlamalarımız olacak. Çocuklarımızın haram/helal idrakinin zayıf kalmasına karşı tedbirli olacağız. Yine de kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir sonucun oluşmaması için denge siyasetini ihmal edemeyiz. Neticede biz bir toplumun parçasıyız ve gidebileceğimiz bir yer de yoktur. Bu toplumun içinde dinimizden taviz vermeden yaşayacağız. Kışa rağmen üşütmeden yaşamaya çalışmak gibi bir durumdur bu. Kazancında helallik sorunu bulunanlardan uzak kalmak isabetli olandır ancak özellikle Hanefi fukahasının bu husustaki çizgisinin KAZANCININ BÜTÜNÜ HARAM OLANLA, KAZANCINDA HARAM OLANIN AYNI TUTULMAYACAĞI ilkesi önemlidir. Yüzde yüz haram kazanıp yiyen birine mesafe koyacağız. Onun yemeğini yemeyecek, hediyesini almayacağız. Kazancına haram karışan için ise şu kural geçerlidir: Kazanılma yöntemi itibariyle haram olan bir şey kazanan için direkt haramdır ama ikinci kişi için o şekilde haram değildir. Örneklendirecek olursak, domuz her türlü herkese haramdır ama hileli bir ticaretten para kazananın kazandığı kendisine haram ikinci kişilere mesela misafirlerine haram değildir. Böyle bir planlama ile kendimizi korumaya devam edelim. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.
Tıpkı namaz ve oruç gibi ’emribilmaruf ve nehyi anilmünker’ kıyamete kadar Rabbimizin emri olarak kalacaktır. İlerleyen zaman hiç bir Kur’an emrini eskitemez. Müminler olarak böyle iman etmek zorundayız. Batı kültürü içimize sindikçe ortaya çıkan hastalıklardan biri de ‘kendi hayatı, özel durumu, yasal hakkı’ türünden savunmalarla insanların haramların işlenmesine sessiz kalmaları ve farzların eksik bırakılmasına karşı tepkisizlikte sakınca görmemeleri olmuştur. Bu bir batı hastalığıdır. Önceki milletlerden de bize sirayet etmiştir. Bazı Müslümanların namazı ihmal etmesine ne diyebilirsek buna da onu diyebiliriz. Kesinlikle yanlışa karşı tepkili, iyiliğe karşı teşvik edici olacağız. Dinimiz böyle bir dindir. Şüphesiz eksiğimiz de olacaktır, insanız neticede. Biz a konusunda eksiğiz diye b konusundaki yanlışı düzeltme vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Hatta aynı yanlışı biz yapıyor olsak dahi durum böyledir, ‘bu yanlıştır’ demeye mecburuz. Yalnız şu ince ayara dikkat etmeliyiz: Yapacağımız düzeltme vazifesi mevcut hatadan daha ağırını oluşturacak veya o hataya daha da derinleştirecekse geri durabiliriz, durmalıyız da. Bunun ötesinde kapasitemiz ve imkânlarımızla ölçülü olarak vazifemizi yaparız. Müslümanlık böyle bir dindir.
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
Selamünaleyküm. Ulemamız, bütün kazancı haramdan olan yani sofrasındaki yiyeceğin yüzde yüzü haramdan olan birinin yemeğinin yenmesini uygun görmemişlerdir. Bunun gerisindeki yani kazancının bir bölümü haram olanın yemeğini yemeyi ise böyle görmemişlerdir. Burada önemli bir husus şudur: Bu çeşit kişilerin yanında bulunmayı onlara bir ikaz fırsatı olarak değerlendirmeliyiz ki biz de onları benimsemiş durumunda olmayalım. Allah'a emanet olun.
Bir kere alevi dediğiniz insanlara kâfir gibi hüküm biçmeniz doğru bir tespit değildir. Bu ülkede yaşayan alevi denen insanların tamamının mü'min olmadığını söyleyecek kadar kesin konuşamayız. Diğer aile ile tartışma üretecek konularda hassas olun. Onları incitmeyin. Mesela verdiklerini alın, eve gelince kullanmayın. Onları incitmenizden daha iyi olur bu. Gönüllerine girerek onları kazanmanız daha kolay olur. Sizdeki incelik ve ahlâk güzelliği onlara yapabileceğiniz en büyük iyiliktir. Size imrenip sizi taklit edebilirler. Onlar için dua etmeyi de unutmayın. Bu arada evinizde muhakkak kitap okuyun, bir ders halkasına katılın ki kendinizi yetiştirmiş olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hedefimiz yüzde yüz helal olsun. Hedefimize yürürken, elimizde olmayan nedenlerle midemize girebilecek haramdan ötürü de Rabbimizin rahmetine sığınız. Kazancının tümü haramdan olanın verdiğini yemeyiz. Kazancına haram karışan için ise aynı şey söz konusu değildir. Dikkatli ve titiz olalım yeter. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yürütülen icra işleminde bir haksızlık söz konusu değilse, devletin icra yoluyla sattığı eşyanın alınmasında sakınca olmaz.
Şunu öncelikle bilmekte yarar vardır: Yatsıdan sonra uyumanın dışında uykunun sağlığa zarar vermediği tek vakit, öğle ikindi arasındaki kaylule vaktidir. Bunun dışında akşamdan önce veya yatsıdan önce uyumanın sakıncası vardır. İkindiden sonraki uyumanın keraheti de akşam namazınını vaktinin kısa olması nedeniyle namazı geciktirmeye sebep olacağı endişesindendir. İlke olarak yatsı namazını kılıp yatmaya, sabah namazına kalktıktan sonra da uyumamaya alışalım. Allah'tan yardımını dileriz.
Evlenmenin caiz olmasının şartları arasında kadının tesettürlü olması şartı yoktur. Ama akıl ve mantık tesettürsüzden uzak durmayı emretmez mi?
Bu ayeti kerime, zina eden birinin ahlâki seviyesinin ancak kendisi gibi ya da müşrik biriyle evlenebileceğini beyan etmektedir. Ama zina eden bir erkek veya kadının, tevbe ettikten sonra iffetli biri ile evlenmesinde fıkhen bir sakınca yoktur.
Kadının şarkı söylemesi bir kenara, şarkı söylenmesi ve Müslüman'ın şarkı dinlemesi ne kadar olabilir bir şeydir? Allah Teala, hepimizi nefislerimizin şerrinden korusun. Kadınların, erkeklerin de dinleyeceği/izleyeceği şekilde şarkı söylemesi, bu esnada bedenlerini dikkat çekecek hale getirmeleri olsa olsa kıyamet âlâmeti olabilir. Aman dikkat edelim. Allah yardımcımız olsun.
Buhari, Müslim ve diğerlerinin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: 'Verdiğinden dönen, kustuğunu yalayan köpek gibidir.' buyurmuştur. (Bkz. Buhari, Hibe, 14/2589) Fukaha, hediyenin teslim edilmiş olması veya olmaması, anne babanın çocuğuna verdiği hediye olması gibi ayrıntılar üzerinde durmuşsa da, hediyeden dönmenin çirkin bir tutum olduğu hadiste açıkça görülmektedir. Yapmamak gerekir.