İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, bugün bir yardım vakfında Kudüs konusunda kısa bir konuşma yapmam istendi. “Bizim, yani Müslüman genç kızların mahremsiz Kudüs ziyareti durumu.” Allah’ın koyduğu hududu çiğniyoruz ve bunu Allah için yaptığımızı söylüyoruz. Bu durum Kudüs'ün işgali kadar büyük bir sorun. Belki daha büyük. Bugünkü konuşmamda bu meseleden bahsettim, 90 km meselesi ve mahremsiz Kudüs'e gidemeyeceğimizi anlattım. Ama aldığım tepki karşısında çok şaşırdım. Tesettürlü ve Allah için vakıflarda yer alan kızlar bunu neredeyse kabul etmiyorlardı. (Allah muhafaza) Hocam biz bir grup genç kız olarak "şeriat değil şeriatımız" diyoruz ve bunun için çalışmalar yapıyoruz. Hocam şunu sormak istiyorum. Arkadaşlar bu sohbetten sonra bana biraz tepkili yaklaştılar. İslam'ı ben zorlaştırıyormuşum gibi. Bu durumda ne yapmalıyım hocam?

Cevap

Bu zamanda durum şöyledir: - İslam ve Müslüman GARİP. - İslam’ı tam yaşamak isteyenler daha GARİP. - Tam yaşamak isteyenlerin içinde ashabı kiramın izinden gitmek isteyenler daha da GARİP. - Garipliğin çilesine talip olanlar ise en GARİP olanlar. Şimdi dön geri ve sen neredesin ona bak, bunun alternatifi yoktur. Dünya yaşlandı, ahiret yaklaştı, iş zorlaştı, gayret azaldı, heyecan eridi, sabır tükendi, insan kayboldu, şeytan umudu eritmek istiyor, Allah kullarını görmeyi murad ediyor. Kendine yer bul ve yürü.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.

Hocam ben 18 yaşında bir genç kızım, İslam’a yakışır olmaya çalışıyorum. Ben ruh
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.

Hocam okulda rahatça ibadet edebileceğimiz mescidimiz, bu konuda bize destek sağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.

Hocam etrafımda hasta insanları görüyorum küçük çocuklar acı çekiyor. Ben bunlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan her mümin Suriye'deki durumun, İslam'ın ve insanlığın aleyhine olduğunu ve git gide de durumun daha da ağırlaştığını anlar, bilir. Buna göre de hiç bir mümin, oradaki durumu sıradan bir olay, 'beni ilgilendirmez bir durum' olarak göremez. Ahirete iman ile böyle düşük bir anlayış kesinlikle aynı kalpte birleşemez. Suriye için bir şeyler yapmak imanımızın gereğidir. Yapılacak şeyin ne olacağına karar vermek ise en az o yapılacak iş kadar önemli olmalıdır. Bugün, bizim şehirlerimizden oralara cihat maksadı ile gidenlerin binlerce kere daha fazlası oradan buralara gelmiş durumdadır. Oradaki gençlerin buraya gelenlerinin yerine buradan oraya gidenlerin bulunması, oturulup müzakere edilmesi gereken bir durum olmalıdır. Özellikle tekit ederek söylüyorum: Suriye'deki durum tam anlamı ile bir cihat durumudur. Cihat ise mümin insanın kulluğu ile alakalıdır, asla savsaklanamaz! Bunu bir kenarda bekleterek şu tespitleri yapmak isterim: 1- Suriye'de büyük bir cihat ortamı vardır. Küfür dişlerini göstermiş, Müslüman insanın kanı akmıştır. Durum cihat açısından nettir. 2- Suriye'de maalesef diş gösteren küfürle beraber bir iç fitne de kök salmıştır. Müslümanlar arasındaki Şiilik fitnesi orada bir yayılma ve kökleşme dönemine girmiştir. Suriye öncesine göre bugün Şiilik, daha düşmanca bir yayılma ve imha hamlesi içindedir. Suriye, önümüzdeki yakın dönemde unutulması zor Şiilik facialarına sahne olmuştur. Oraya gidenler için bu ayrıntı, gitmenin önemi ve riski bakımından önemlidir. 3- Bir başka sorun da şudur: Suriye'de Müslümanlar arasındaki gruplaşmalar kök salmış ve özellikle Selefîlikle tesmiye edilenler ile diğer gruplar arasında, birbirlerinin kanı pahasına da olsa derin sürtüşmeler süregelmiştir. Bunun doğurduğu sonuçlardan biri olarak da ne yazık ki, 'fiili cihadı sadece Selefi akımın yapabileceği, onlar yapınca da ölçüsüz cihat yapar ve zarar verirler' şeklindeki algı da derinden derine inandırılmaya başlanmıştır. Gidecek kardeşlerimizin böyle bir saplantıya alet olmaları, yapmayı murat ettikleri cihada ters düşeceklerini bilmeleri gerekecektir. 4- Suriye'de bugün, savaşacak insandan çok desteği işe yarayacak insana ihtiyaç vardır. Bilhassa siyasi kimliği olanların desteği daha da önemli durmaktadır. Bizi ziyarete gelenlerle yaptığımız istişarelerde, bunu açıkça beyan ettiklerine şahit olduk. Netice olarak şu noktaya gelmek isteriz: Gençlerimizin Türkiye'den oraya cihat etmek için gitmelerinin FARZ-I AYN diyebileceğimiz bir düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Yerinde ve işe yarar bir iş yapmak için gidilebilir belki ama bu, bütün FARZ-I AYN olmayan ibadetler hükmündedir. Mesela ebeveyn izni olmadan gidilmesini caiz görmüyoruz. Burada yapmaları gerekenlerle orada yapabilecekleri arasında makul bir denge olması ise ayrı bir zarurettir. Gençlerin heyecanla iş yapıp en azından daha faziletli olandan mahrum olmamalarını tavsiye ediyoruz. Heyecanla aklı, akılla realiteyi birleştirmemiz gerekir. Bu da ciddi bir istişare ile mümkündür. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz İnstagram.com/nureddinyildiz

Esselamualeykum ve Rahmetullah hocam. Sosyal medyada hızla yayılmakta olan bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Aşırılık ithamı ve yalnız kalmak senden önceki Allah dostlarının da kaderi olmuştur. Bunu dert etmemen gerekir. Sabredemezsen şeytanı sevindirirsin. Sözünü dinletemediğin yerden, sözünü dinletebileceğin yere geç, inatlaşıp kendini yıpratma. Git gide körü körüne konuşan adam durumuna gelirsin. Sabırlı ol, yoluna devam et, abartma.

Hocam ben imam hatip mezunu bir gencim. Beni imam hatibe gönderip, hiç olmazsa b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kastettiğiniz Suriye’deki durum ise elbette cihat farzdır, tam anlamı ile farzdır ama kime ne kadar ve nasıl farzdır, bunu bilmek zorundayız. Mesela İstanbul’daki bir gence hangi cihat ve nasıl farzdır? Heyecanlı bir yürüyüşe katılmak mı yoksa başka bir görev mi? Dinimizi izlediğimiz haberlerin etkisinde kalarak yönlendirmeye teşebbüs edemeyiz maazallah. Bu heyecanlı ve ağlatan haberler geçtikten sonra, şimdi oluşturduğumuz kuralları nereye oturtacağız? Cihat kıyamete kadar farzdır. Onu farz eden de Allah Teâlâ’dır. Biz nasıl yönlendirebiliriz bir hükmü maazallah! Araştırdığımız şudur: Bize her bir fert olarak cihadın nasılı ve ne kadarı düşmektedir; bunu da ehli olan âlimler ve başımızdaki liderler belirler. Dünya hayatının sonuna kadar kalması için gelmiş bir ümmetiz. Hantallaşarak ya da katılaşarak kıyamete kadar sürecek bir projeyi günümüze daraltamayız. Bu bizim için vebal olur. Zannederim şimdiki asıl cihadımız, ilim adamlarımızı, ümmetimize kendisini hoca olarak lanse edenleri ‘bari böyle bir zamanda bir araya gelecek kıvama’ davet etmektir. Onlar bir arada olamadığı sürece günlük Suriyeler, Halepler, Musullar kaderimiz olmaya devam edecektir.

Hocam, bundan bir müddet önce bir videonuzda cihadın (şu anda) farzı-ayn olmadığ

90 km konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yasak doksan km fazlası yola gitmektir. Uzakta güvenli bir yerde yaşamakta sakınca yoktur.

Ben eğer kendi yaşadığım şehirden başka bir şehre atanırsam mahremsiz yaşamam di
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir noktadan diğerine mesafeleri farklı yollar bulunabilir. Bizim seferîlik açısından ölçümüz kullandığımız yolun ne kadar olduğudur. Kullandığımız yol doksan km ve üzeri ise seferiyiz.

Seferîlik mesafesini hesaplarken aşağıda değineceğimiz yöntemi kullanıp kullanam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Seferîlik mesafesini EVİNİZDEN GİDECEĞİNİZ YERE şeklinde hesaplayacaksınız. Seferî oluyorsanız NAMAZLARI KISALTMAYA şehrinizden çıkışta başlayacaksınız.

Çevremdeki hanımlar ile doksan km’nin başladığı sınırlar ile alakalı hep bir anl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nasların yasakladığı nokta “tek başına mahremsiz yolculuktur”. Uzak bir yerde tek başına veya kendisi gibi bayanlarla kalması yasak kapsamında değildir. Böyle bir durumdaki ölçü, bulunduğu yerin emniyet açısından ne durumda olduğu ile belirlenir.

Hocam bayanların doksan km ve daha ötesine yalnız başına gitme yasağını biliyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının doksan km’den uzun bir yola yalnız çıkması nehyedilmiştir. Yanında bir mahremi bulunması istenmiştir. Bu mahrem, ulemanın cumhuruna yani çoğunluğuna göre baliğ olmasa da olur. Büluğ çağına yaklaşmış yani on yaşları civarında bir çocuk olması yeterlidir. Hanbeli uleması ise bunu baliğ çocuk olarak kaydetmişlerdir.

Kadının yolculukta mahreminin yanında olması gerekir deniyor. Bu mahrem olacak e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meselemiz yolculuk meselesidir. Seksen km mesafeden daha uzun mesafelerin gidişi bir yolculuk, dönüşü ise ayrı bir yolculuktur. İki ayrı yolculuk gibi görünüz meseleyi.

Hocam eşimi uzak mesafede bulunan ailesinin yanına bırakıp geri dönsem bir hafta

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.