Fetva Meclisi
Soru
Bakara suresi 256: "Artık her kim tağutu inkâr edip Allah'a inanırsa sağlam bir kulpa yapışmıştır ki o hiçbir zaman kopmaz." ayetinde geçen tağut kavramını açıklar mısınız? Bu ayette kastedilen tağutu inkâr nasıl bir biçimde olmalı yani biz İslam'a göre tağutu nasıl inkâr edebiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Küfrün her şeyi kötü olmayabilir ama bir küfrün kökten karşısındayız. İyisine iyi deriz ama o iyi, bizi onlara yaklaştırmaz.
Mü'min, Allah'ın dinine aykırı olan bir işte ve anlayışta bulunmaz. Bu temel ilkemizdir. Şu veya bu diyerek de her şeyi kara listeye alıp yok sayması da beklenemez mü'minden. Zira Allah Teâlâ mü'mine takatı kadar kulluk yapmasını emretmiştir; kaldıramadığını yapmak mü'minden beklenmez. Buna göre: a- İmana aykırı olan ne varsa onu reddetmek imanın gereğidir yani imandan taviz verilmez. Bir tağut konusunu da bu şekilde anlarız, tağutun imanımızdan taviz koparmasını kabul edemeyiz. b- Yaşadığımız hayatın içinde tağutla kesiştiğimiz durumlarda da zorunlu olanlar ve keyfi olanlar diye ikiye ayırırız. Zorunlu olanları alır gerisini kabul etmeyiz. Görüldüğü gibi kesip atmak gerekmiyor. Tıpkı teslim olup erimek de gerekmediği gibi.
Selamünaleyküm. 'İslam Devleti' olmayı kabul etmeyen bir devlet elbette, bir Müslüman'ın 'devletim' diyebileceği bir devlet değildir. Bir de İslam ile savaşma durumu varsa söylenecek söz yoktur. Bu durumda Müslüman, ister imam olsun ister başka bir vasıfta biri, o devleti hak ve uygun buluyorsa yani içinden benimsiyorsa, onaylıyorsa onun arkasında gerçekten namaz kılınmaz. Böyle değil de şartların getirdiği bir zorunluluk olarak görüyor ve daha iyi bir durum için gayret ediyorsa 'tağutun adamı' olarak gösterilmesini kabul edemeyiz. Zira tağutun adamı olmak, dinden çıkmaktır. Allah muhafaza buyursun.
Evvela şunu bilelim: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'sen şöyle oldun!' şeklindeki hükmünü verebileceğimiz net bir bilgi bizim için hiçbir zaman geçerli değildir. Dolayısıyla böyle bir hükme varmak da mümkün değildir. Hadi tağutun tağutluğu kesin bilindi diyelim. Müslüman'ın: 'Ben, Allah'ın Şeriatı yerine bu tağutun hükmünü kabul ediyorum.' dediğini veya kalbinden bunu geçirdiğini nasıl bileceğiz? Biz zahire göre hükmetmeye mecburuz. Kalplere yönelik kararlar tehlikelidir. Aman dikkat edelim. Allah ayağımızı sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Şu şekilde düşünürseniz rahat anlarsınız: Allah'ın izni olmadan kimsenin şefaat etmesinin mümkün olmadığı yer ve gün…
Selamünaleyküm. İç dünyamızdaki bu tür tartışmaların imana zararı yoktur. O tartışmalar dile yansımadıkça, tavırlara sirayet etmedikçe sıkıntı yoktur. Kendinizi boş bırakmayın, çevrenizi daha derli toplu tutun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Böyle bir şarta uymamak ahlâkı düşürür muhakkak ama nikâhı düşürmez. Mü'min, yapamayacağı şeyleri söz olarak vermemelidir. Verdiği sözde duramayacaksa da bedelini ödemelidir. Böyle bir durumda böyle bir sözden zarar gören tarafın duruma ve konuya göre nikahını feshetme gibi bir beklenti içinde olması hakkı olabilir.
Aleykümselam. Nevevi ilmi ve kişiliği ile muteber bir şahsiyettir. Onun eserini esas almanızda bir sakınca yoktur, keşke onu olduğu gibi taklit edebilseniz. Yalnız farz namazlarda o tesbihatı aşmamak gerekir.
Aleykümselam. Erkek öldüğünde karısının ona yakınlığı devam eder. Kadın öldüğünde ise kocası ile bağı biter. Bu sebeple ölen kadına oğlu veya kardeşi gibi kimselerin hizmet etmesi uygun görülür. Onlar yoksa eşi de hizmet edebilir.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Aleykümselam. Anlattıklarınızdan anlaşılan şu anda evli olmanızda bir sakınca yok gibi anlaşılıyor. Kalbinizin rahat etmesi için size yakın bir müftülüğe gidin ve yüz yüze fetva alın. Daha rahat hareket edersiniz.
Selamünaleyküm. Geçmişi karıştırmanı ve söylemeni gereken bir durum yoktur. Mevcut durumunu anlat, gerisini irdeleme.