Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben kurban kesmiyorum tamamını bir hayır kurumuna bağışlıyorum, bu durumda benim kurbanım kabul olmuyor mu? Arkadaşlarım bana kurbanın kabul olmaz diyorlar, lütfen beni bu konuda bilgilendirin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Selamünaleyküm. Bu durumda kurban kesmeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Kesmesine keser elbette ama sizinle ortak olmasını kabul etmeyin.
Selamünaleyküm. Babanızın sizin adınıza kurban kesmesi mümkündür. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Ev ve araba tek başına kurban kesme nedeni değildir.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Bütün bu işlemleri yasal ve hilesiz yapıyorsan, onların suistimalinden sana bir vebal olmaz.
Evet, bu yanlış bir işti, tevbe etmeniz gerekir. Tevbe için de o yanlış kullandığınız para kadar parayı derneğin bütçesine bir yolla katın. Yöneticilere bu durumu bildirmeniz huzursuzluk nedeni olacaksa bunu söylemeniz de gerekmez. Aynı parayı derneğin bütçesine katın yeter. İstiğfarı da ihmal etmeyesiniz.
Müslüman fakirlerin hacca gönderilmesi için vakıf veya dernek kurmayı olduğu gibi hayır ve bereket olarak görmek durumundayız. Yalnız farklı bir iki hususu bilmek gerekir: Müslüman, başkasının parasıyla hacca gidebilir. Dolayısıyla FAKİRLER HACCETSİN diye toplanmış hayırlarla böyle bir hizmeti yapmakta sakınca yoktur. Vakfa veya derneğe genel olarak bağışlanmış yani belli bir şart koşulmadan verilmiş paralarla fakirlerin haccetmesi sağlanabilir. Buna prensip olarak sakıncası olmaz deriz ancak; Şartlı verilmiş malların sadece o şarta ait noktalarda kullanılabileceğini bilmeliyiz. Fakirlerin bulunduğu bir toplumda haccetmekten daha önce gelebilecek ihtiyaçların aşılıp aşılmadığının da iyi incelenmesi gerekir. Mesela farz olmayan bir hacdan çok daha öncelikli genç kızların ve erkeklerin evlenmesi olabilir. Veya bir gıda aciliyeti söz konusu olabilir. Vakıf/dernek yönetimi böyle bir kararı verirken kırk kere ölçüp bir kere biçmelidirler. Tam anlamı ile kaş yaparken göz çıkarma riski ihmal edilmemelidir. Vakfın veya derneğin kullanacağı para zekât parası ise şöyle bir ayrıntıya dikkat edilmelidir: Hacc ibadeti tek başına zekât harcama alanlarından biri değildir. Ulemanın önemli bir bölümü bu maksatla zekât parasının harcanmasını sakıncalı bulmuşlardır.
Su ile zehir bir arada bulunmaz. Bulunursa su gider. Allah için bir iş yapmak, Allah’ın haramlarından birini çiğnemeye sebep olursa o su ile zehrin birleşmesi gibi olur. Bunu kabul edemeyiz. Bunun adı hizmet olmaz.
Bu tür merkezler adına toplanan yardımlarda yardım edenlerin aldatılmaması, yalan ve hileye başvurulmaması hâlinde, toplanan yardımlardan çalışanlara ücret verilmesinde sakınca yoktur. Bunun mubah olması için: - Yardım toplayanların, toplanan yardımlardan belli bir pay aldıkları gizlenmemelidir. Yardım edenlerden biri “şu kişiye, şu amaca” diyerek verdiği yardıma şart getirirse o yardımdan pay alınması caiz olmaz. Asıl sorumlu durumundaki dernek veya kurum yöneticilerinin önceden belirledikleri bir miktar üzerinden almalıdırlar aldıklarını. Duruma göre ücret belirleme gibi bir mantıkla pay alınmamalıdır.
Vakıf yetkilisinin size “hibe” ettiği eşyanın mülkiyeti sizindir. Kullanabilir, satabilir veya bir başkasına hibe edebilirsiniz. Özel bir engelleyici kayıt olmadıkça durum böyledir.