Fetva Meclisi
Soru
Bir dernekte görevli idim. Toplantılarda toplanan yardımlardan gerekli harcamaları yapıyordum. Bir ara o paralardan yine o dernekteki arkadaşlara telefon alıp hediye ettim. Tabi biz insanlardan para toplarken bunu söylesek bize para vermezlerdi. Şimdi anladım ki ben kötü bir iş yapmışım. Nasıl tevbe etmem gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere büyük ve samimi bir tevbe yapın. Tekrarlamamaya ahd edin. O borcu er geç ödeme planları yapın. Bir yolunu bulup ödersiniz. Eğer anlayış gösterip sizi bağışlamayacak ya da başka bir zarar verecekse durumu hak sahibine bildirmeniz gerekmez. Ama yine de siz, onun helâllığına muhtaçsınız; unutmayın.
Selamünaleyküm. Bir: Hemen istifa edin. İki: Ciddi ve şaşmaz bir tevbe ile tevbekâr olun. İstiğfar edin. Üç: Elinizde oraya ait birikmiş para kalmasın. Dört: Geçmiş için inşaallah sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Mü'min lanet etmez. Yaptığınız doğru bir şey değildi, tevbe edin, istiğfar edin. Allah sizi oğlunuz da olsa insana muhtaç etmesin ama gerek olursa isteyin.
Parayı göndermemekle hata etmiş olmazsınız. Bir mecburiyet oluşmamıştır.
Önce iki şeyi yap: Böyle bir hata işlediğin için ciddi bir tevbe et. Ve bu durumu kendine ders olarak çıkar. Şeytanın neyi nasıl kullanacağını anlamaya çalış. İlk fırsatta da o vebalden kurtulunca şükret.
Bunu bir borç verme işlemi olarak görebiliriz. Toplanan para katılımcılardan birine verildiğinde: Ondan bir fazlalık istemeden geri getiriyorsa, Mubah bir işte parayı kullanıyorsa işlemde bir sakınca yoktur. Güzel bir borç uygulaması yapmış olursunuz, biiznillah bundan sevap da kazanırsınız. Yalnız size şunu tavsiye etmeliyiz: Bu ve benzeri yolları deneyenlerin pek çoğu sırf bu yüzden dostlarını kaybettiler. Paranın girdiği yerde şeytanın fitnesi de büyür ve daha kışkırtıcı olur. Konuşurken ve kararlaştırırken kolay ve güzel gibi görülür bu işler ama pratiğe geçildiğinde öyle olmayabilir. Çok dikkat edin. Katılımcıları mümkün olduğu kadar az tutun. Aranızdaki iman kardeşliği ve muhabbetiniz zarar gördükten sonra yaptığınız işten kazanacağınız bir ecir de kalmayabilir maazallah.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Bütün bu işlemleri yasal ve hilesiz yapıyorsan, onların suistimalinden sana bir vebal olmaz.
Müslüman fakirlerin hacca gönderilmesi için vakıf veya dernek kurmayı olduğu gibi hayır ve bereket olarak görmek durumundayız. Yalnız farklı bir iki hususu bilmek gerekir: Müslüman, başkasının parasıyla hacca gidebilir. Dolayısıyla FAKİRLER HACCETSİN diye toplanmış hayırlarla böyle bir hizmeti yapmakta sakınca yoktur. Vakfa veya derneğe genel olarak bağışlanmış yani belli bir şart koşulmadan verilmiş paralarla fakirlerin haccetmesi sağlanabilir. Buna prensip olarak sakıncası olmaz deriz ancak; Şartlı verilmiş malların sadece o şarta ait noktalarda kullanılabileceğini bilmeliyiz. Fakirlerin bulunduğu bir toplumda haccetmekten daha önce gelebilecek ihtiyaçların aşılıp aşılmadığının da iyi incelenmesi gerekir. Mesela farz olmayan bir hacdan çok daha öncelikli genç kızların ve erkeklerin evlenmesi olabilir. Veya bir gıda aciliyeti söz konusu olabilir. Vakıf/dernek yönetimi böyle bir kararı verirken kırk kere ölçüp bir kere biçmelidirler. Tam anlamı ile kaş yaparken göz çıkarma riski ihmal edilmemelidir. Vakfın veya derneğin kullanacağı para zekât parası ise şöyle bir ayrıntıya dikkat edilmelidir: Hacc ibadeti tek başına zekât harcama alanlarından biri değildir. Ulemanın önemli bir bölümü bu maksatla zekât parasının harcanmasını sakıncalı bulmuşlardır.
O kurum sizin adınıza kurban kesiyorsa hiçbir sakıncası yoktur. Kurban kesmiyor da başka işlerde kullanıyorsa siz kurban borcu ile ölürsünüz.
Su ile zehir bir arada bulunmaz. Bulunursa su gider. Allah için bir iş yapmak, Allah’ın haramlarından birini çiğnemeye sebep olursa o su ile zehrin birleşmesi gibi olur. Bunu kabul edemeyiz. Bunun adı hizmet olmaz.
Bu tür merkezler adına toplanan yardımlarda yardım edenlerin aldatılmaması, yalan ve hileye başvurulmaması hâlinde, toplanan yardımlardan çalışanlara ücret verilmesinde sakınca yoktur. Bunun mubah olması için: - Yardım toplayanların, toplanan yardımlardan belli bir pay aldıkları gizlenmemelidir. Yardım edenlerden biri “şu kişiye, şu amaca” diyerek verdiği yardıma şart getirirse o yardımdan pay alınması caiz olmaz. Asıl sorumlu durumundaki dernek veya kurum yöneticilerinin önceden belirledikleri bir miktar üzerinden almalıdırlar aldıklarını. Duruma göre ücret belirleme gibi bir mantıkla pay alınmamalıdır.
Vakıf yetkilisinin size “hibe” ettiği eşyanın mülkiyeti sizindir. Kullanabilir, satabilir veya bir başkasına hibe edebilirsiniz. Özel bir engelleyici kayıt olmadıkça durum böyledir.