Fetva Meclisi
Soru
Hocam yardım vakıflarında gönüllü olarak erkekler ve kadınlar bir arada çalışıyor. Bunda Allah’ın rızası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Kadın, kadınlığını aksatmadığı ve haramlardan bir haramı mesela erkeklerle bir arada bulunmayı irtikâp etmedikçe çalışabilir; hiçbir sakıncası yoktur. Allah kolaylık versin.
Biz bir ümmetiz. Peygamber aleyhisselam efendimizin bizi, bir bedene benzetiyor; bir yerimizin ağrısını bütün bedenimiz hisseder/hissetmelidir. Bu günlerde başımıza gelen bu büyük musibet erkeği ile kadını ile hepimiz için çok önemli görevler getirmektedir. Yalnız bu görevlerimizi, duygusal tatmin veya fotoğraflama gibi basit şeyler üzerinden icra edemeyiz. Bir şeyler yapmalıyız ve yaptığımız da işe yaramalıdır. Afet bölgesinde kadınların da yapabileceği pek çok hizmet muhakkak vardır. Bu görevleri yerine getirmeyi belli kurallarla yapmalıyız ki ilave bir kargaşa oluşmasın: a- Şu anda devlet organizesi dışında o ortam bir yardım yapmaya uygun durmuyor. Devletin “şunu şu vatandaşlar/kurumlar yapsın” tarzındaki yönlendirmelerine uyulmalıdır. Bireylerin kendi çaplarındaki planlamaları onları tatmin edebilir ama bir işe yaramamış veya ihtiyacı daha karışık duruma getirmiş olabilir. b- Özellikle hanımlar için, zaten perişan olan ortam zorun da zorunu göstermektedir. Devletin “şu iş için şu kadınları şurada görevlendirdim” tarzındaki talimatın içinde kalan kadınlar görevlerine koşmalıdırlar. Gerisi de görev beklemelidir. c- Yapılacak işler arasında orada evsiz kalmış insanların evlerimizde misafir edilmeleri önemli bir hizmet ve destek olur zannederiz. Bu yönde bir destek için ilgili mercilere müracaat edilebilir. d- Bu büyük musibetin bizi en azından maneviyat olarak çökertmemesi için ciddi ve sürekli dualar etmeyi ihmal etmemeliyiz.
En büyük kâfire bile insan olarak muamele etmek zorundayız. Bir de sizin mesleğinizi size icra ettiren ve size maaş veren kurumun ilkelerine sadık kalmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Hangi insan bu zamanda dediğinizi yapabiliyor ki? O duruma gelmek bir zaman ve mücadele ister. Belki yirmi yıl sonra o noktaya geleceksiniz. O noktaya gelene kadar da yılmayacak ve usanmayacaksınız. Şeytan sizi olmuyor diye inandırarak yoldan geri çevirmek ister, siz ise ilk günkü gibi heyecanla devam edeceksiniz, olmadı veya oldu o sizin işiniz değil. Allah Teâlâ sizi ibadetleri yapar, haramlardan da kaçan görsün yeter. Siz gerisini ona bırakın. Tamam mı?
Selamünaleyküm. Ateşle oynama, kendini oyalama!
dernek konusundaki diğer fetvalar
Bu tür merkezler adına toplanan yardımlarda yardım edenlerin aldatılmaması, yalan ve hileye başvurulmaması hâlinde, toplanan yardımlardan çalışanlara ücret verilmesinde sakınca yoktur. Bunun mubah olması için: - Yardım toplayanların, toplanan yardımlardan belli bir pay aldıkları gizlenmemelidir. Yardım edenlerden biri “şu kişiye, şu amaca” diyerek verdiği yardıma şart getirirse o yardımdan pay alınması caiz olmaz. Asıl sorumlu durumundaki dernek veya kurum yöneticilerinin önceden belirledikleri bir miktar üzerinden almalıdırlar aldıklarını. Duruma göre ücret belirleme gibi bir mantıkla pay alınmamalıdır.
Müslüman fakirlerin hacca gönderilmesi için vakıf veya dernek kurmayı olduğu gibi hayır ve bereket olarak görmek durumundayız. Yalnız farklı bir iki hususu bilmek gerekir: Müslüman, başkasının parasıyla hacca gidebilir. Dolayısıyla FAKİRLER HACCETSİN diye toplanmış hayırlarla böyle bir hizmeti yapmakta sakınca yoktur. Vakfa veya derneğe genel olarak bağışlanmış yani belli bir şart koşulmadan verilmiş paralarla fakirlerin haccetmesi sağlanabilir. Buna prensip olarak sakıncası olmaz deriz ancak; Şartlı verilmiş malların sadece o şarta ait noktalarda kullanılabileceğini bilmeliyiz. Fakirlerin bulunduğu bir toplumda haccetmekten daha önce gelebilecek ihtiyaçların aşılıp aşılmadığının da iyi incelenmesi gerekir. Mesela farz olmayan bir hacdan çok daha öncelikli genç kızların ve erkeklerin evlenmesi olabilir. Veya bir gıda aciliyeti söz konusu olabilir. Vakıf/dernek yönetimi böyle bir kararı verirken kırk kere ölçüp bir kere biçmelidirler. Tam anlamı ile kaş yaparken göz çıkarma riski ihmal edilmemelidir. Vakfın veya derneğin kullanacağı para zekât parası ise şöyle bir ayrıntıya dikkat edilmelidir: Hacc ibadeti tek başına zekât harcama alanlarından biri değildir. Ulemanın önemli bir bölümü bu maksatla zekât parasının harcanmasını sakıncalı bulmuşlardır.
Evet, bu yanlış bir işti, tevbe etmeniz gerekir. Tevbe için de o yanlış kullandığınız para kadar parayı derneğin bütçesine bir yolla katın. Yöneticilere bu durumu bildirmeniz huzursuzluk nedeni olacaksa bunu söylemeniz de gerekmez. Aynı parayı derneğin bütçesine katın yeter. İstiğfarı da ihmal etmeyesiniz.
Bütün bu işlemleri yasal ve hilesiz yapıyorsan, onların suistimalinden sana bir vebal olmaz.
Vakıf yetkilisinin size “hibe” ettiği eşyanın mülkiyeti sizindir. Kullanabilir, satabilir veya bir başkasına hibe edebilirsiniz. Özel bir engelleyici kayıt olmadıkça durum böyledir.
O kurum sizin adınıza kurban kesiyorsa hiçbir sakıncası yoktur. Kurban kesmiyor da başka işlerde kullanıyorsa siz kurban borcu ile ölürsünüz.