İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam yaşım ilerledikçe manipülatif insanların toplumumuzda ve çevremde de çok olduğunu fark ettim. Manipülatif insanlardan kastettiğim ise, laf sokan, iyiliğini istemeyen, istediği şeyi sen istemesen de zorla yaptıran, aşağılayan, suçlayıcı, vs. Psikolojide de tanımı vardır bunun. Böyle insanları fark ettiğimizde tavrımız nasıl olmalı? Sünnete uyan davranış şekli nasıldır? Böyle insanlarla arama koyabildiğim kadar mesafe koymaya çalışıyorum ama her zaman mümkün olmuyor. Bu tarz insanlardan mağdur olan tanıdıklarım da var. Mesela laf sokulduğu vakit cevap vermeye çalışıyorum ama normalde hiç huyum değildir. Yumuşak ikazlardan anlayan kimseler değil, o zaman sert bir şekilde konuşulması gerekiyor. Peki, bu tarz davranış ne kadar doğru? İnsanın hayatını zehir edebiliyorlar çünkü çevrede herkesi kötüleyerek seni yalnız da bırakıyorlar. Şimdi yaşım gereği böyle insanları fark edebiliyorum ve öyle abartı bir şey yaşamadım ama daha genç yaşta olanlar bazen fark edemiyorlar. Ve manipülatif insanlar için mesafe işlerine gelmediği için mesafe koymak da çok zor olabiliyor. Peki, böyle anlarda sert dil kullanmak ne kadar uygun? Bizim laf sokmamız mesela normalde uygun değil ama o tarz insanlara yapınca bir adım geri atabiliyorlar. İnşallah anlatabilmişimdir derdimi.

Cevap

Kıymetli kardeşim, bu tür insanlar genelde belli bir ismi olan bir hastalığa duçar olmuş insanlar oluyor. Bu insanların en güzel şekilde tedavi olarak hem kendilerini hem de çevrelerindekilerini rahatlatmaları gerekiyor ama bu maalesef çoğu zaman olmuyor. Hal böyle olunca bunlarla muhatap olan kişilerin gördükleri zararı olabildiğince azaltmak adına bazı adımlar atması gerekiyor. Bunlardan birkaçını şöyle zikredelim: Evvela bu kişilere eğer ıslah edici bazı manevi dokunuşlar, yönlendirmeler yapabileceksek yapmalıyız. Fakat bu mümkün olmuyorsa eğer, onunla olan ilişkilerimize ve bu ilişkinin sıklığına bazı müdahalelerde bulunmamız iyi olur. Mesela onun zarar verici çıkışlarına güzel ve yerinde bir açıklama ile engel olabiliyorsak engel olmalıyız. Bu olmuyorsa eğer onunla ilişkimizi önce daraltmaya gideriz. Yani büyük bir samimiyet ve yakınlıkla değil de daha mesafeli bir ilişki kurabiliriz. Bu da olmazsa, onunla görüşme sıklığımızı azaltabiliriz. Hiçbiri işi yaramıyorsa da -eğer bu kişi mecbur görmemiz gereken veya görmemiz sorumluluğumuzda olan biri değilse- ilişkimizi selamdan selama olmak üzere bitirebiliriz. Aksi takdirde biz zarar göreceğiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Asla bir kusur işleme, Yanlış bir söz söyleme, Görevini ihmal etme. Gerisinde serbestsin; Seviyeli ve mesafeli kalabilirsin. Yine de sen onun yaptığını değil senin yapman gerekeni ölçü al kendine, kazan böylece.

Annemle hiç anlaşamıyoruz, yaşattıklarından dolayı kalbimde ona karşı sevgi kalm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.

Hocam ben yıllardır evliyim ancak eşimle annem bir türlü anlaşamıyor. Yıllardır
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâhtan önce İKİ YABANCI gibisiniz. Bunu unutmayın. İki yabancı gibi yazışabilir, konuşabilirsiniz. Yalnız gençler, nikâhtan sonrasına konuşacak bir şey bırakmayacak kadar ileri gidiyorlar. Nikâhtan sonrasına da kavga kalıyor. O noktaya gelmeyiniz. Ve muhakkak aile büyüklerinizin denetimine girin. Muhakkak!

Hocam birkaç aydır bir hanımla görüşüyorum. O da ben de şeriatın bu konudaki çiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kenidinizi bir psikoloğa arz edin. İtici olup olmadığınızı sorun. Cevap olumlu ise yapacağınız bir şey yok demektir, sabredeceksiniz. Bu durumu ceza olarak görmeniz ise yanlış. Evlenip bir iki ay sonra ömrünün sonuna kadar atamayacağı bir vasıf olan 'dul'lukla yaşayanları görmüyor musunuz? Biz bilmeyiz, Allah bizi bizden iyi bilir.

Hocam ben 31 yaşındayım. Bugüne kadar tanıştığım kişiler oldu, ciddi düşündüğüm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben yirmi dört yaşında bekâr bir kız evladınızım. Rabbime daha çok sığındı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, çevremizden gördüğümüz muamele genelde yüzde yetmiş oranında bizim nasıl tavırlar ve alışkanlıklar içinde olduğumuzla, iletişim şeklimizin nasıllığı ile alakalıdır. Sizi ezen insanlara karşı edebinizi ve yerinizi koruyarak, saygı sınırları içinde itiraz edin. Hiçbir eziklemeyi kabul etmediğinizi onlara belirtin. Bu konuda ısrar eden kişilerle iletişimi azaltın, görüşülmesi farz olan kişilerden değilse ve ısrar ediyorsa gerekirse görüşmelerinizi bitirin. İnsanların içinde siz de asla kendinizle dalga geçmeyin. Fazla övmeye kaçmadan kendinize saygı duyan ve saygı duyulmasını isteyen biri olduğunuzu belli edin. Psikoloğunuzdan bir fayda göremediyseniz psikoloğunuzu değiştirmeyi düşünün. Hayatınızda gereken değişiklikleri yaptıktan sonra inşaallah göreceksiniz ki sorunlarınız da hafifleyecektir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben genç bir kızım. Çocukluğumdan beri herkes tarafından dışlanıyorum ve s

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.

Hocam ben çok müşkül durumdayım. Evliyim ve yaklaşık üç yaşında, Âsiye adında bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Evde bakılamaz duruma gelen bir hasta için huzurevine bırakıldığında daha iyi bakılacaksa yatırılabilir. Aile hekiminizle de konuşun, tavsiyesine göre hareket edin.

Hocam yıllar önce başım sıkışmış size mail atmıştım ve bana yardımcı olmuştunuz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uyuyanı namaza kaldırma konusunda uyanık olanların sorumluluğunu şu şekilde özetleyebiliriz: Uyuyan kimse cemaate gitmesi şart olmayanlardan biri ise mesela hasta veya kadın ise onun namaz kılınma vakti daralmaya başladığında yani uyanmazsa namazı kaçıracağı vakit girdiğinde uyandırılması farzdır. Bu uyandırmayı da onu gören kimse o yapmalıdır, onun üzerine farzdır. Cemaate gitmesi gerekenlerden biri uyuyorsa onun cemaate yetişecek şekilde uyandırılması Hanefi mezhebine göre yaşayanlar için müekked sünnettir. Namaz vakti çıktığı halde uyumaya devam eden biri yani o vakit üzerine kaza kalmış durumda olan birinin de uyandırılması gerekir. Çünkü namazın kazası da vakit geçirilmeden yapılmalıdır. Kendisine namaz farz olmayan küçüklerin uyandırılması ise müstehaptır. O anki duruma göre uyandırılır veya uyumasına devam etmesi sağlanır. Nafile namazı kaçırmasın diye uyuyanın uyandırılması farz değildir. Ağır uyku bozukluğu sorunu yaşayan ve uyandığında tekrar uyuması zor olan birisinin uyandırılması durumunda bu sorun yaşanacaksa uyandırılması gerekmez. O ağır hasta durumunda kabul edilir. Psikiyatrı türünden ağır hastaların durumu uyandırılmasında sakınca görüldüğünde uyandırılmayabilirler. Uyandırmakla ilgili sorumluluk, mükellef olan herkestedir. Baba ve anne öncelikli olabilir. O konumda büyük ve sorumlu kabul edilen kimse önce o sorumludur. Sonra da diğerleri.

Hocam aile içinde gençleri veya aile bireylerini namaza kaldırma konusunda görev
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının diz kapağı ile göbek deliği arasını (ağır avreti) nikâhlı eşi ve tıbbi bir vakada doktorun/ebenin dışındakilere göstermesi haramdır. Bunun erkek veya kadın, mahremi veya yabancısı gibi bir ayrımı yoktur. Başı, kolları, bacakları gibi organları kadınlar arasında örtülmesi şart olan yerler değildir. Babası, kardeşi, amcası gibi mahremlerinin yanında da bu bölgelerini örtmesi şart değildir. Göbekle göğüs arasındaki bölge de kadınlar arasında zorunlu örtülmesi gereken bölge olmayabilir ama dikkatli olunması gerekir. Kadın mahremlerine ve diğer kadınlara karşı “örtmeyebilir” denen bölgeleri normal durumlar içindir. Özellikle bir sakınca hissedildiğinde mesela genç ve dini hassasiyetleri zayıf bir yeğenin yanında (yeğen mahremi olduğu halde) tesettür gerekir. Fotoğraf/film çekmeye karşı dikkatsiz olan kadınların yanında da durum böyledir. Kadının, kadının yanındaki tesettürü konusunda ikinci kadının Müslüman olmaması veya olması arasında fark yoktur. Eğer ikinci kadın sapık akımlardan birine meyilli veya gördüklerini başkalarına aktarabilecek karakter zafiyeti olan birisi ise bu takdirde onu yabancı erkek gibi kabul ederiz. Normalde ise kadın, yanında baş, kollar ve bacakların örtülmesi gereken kişi değildir. Nûr suresinin otuz birinci ayetinde Allah Teâlâ yanlarında tesettür şart değildir dediklerini sayarken “kadınlar” ifadesini kullanmaktadır. Âlimler kadın deyiminin Müslüman olan veya olmayanı ifade ettiğini anlamışlardır. Bazı âlimler ise ayetteki bu ifadeden Müslüman olmayan kadınları çıkarmışlardır. Onlara göre ise Müslüman olmayan kadın yabancı erkek gibidir. Başka bir delil de Yahudi bir kadının Aişe radıyallahu anhanın yanına girmesidir. Aişe annemiz o kadına erkek muamelesi yapmamıştır. Zamanımızda fitnenin ve dini hassasiyet zafiyetinin yaygınlaştığını, çıplaklığın kanıksandığını dikkate aldığımızda ise Müslüman kadınların kendi yakınlarına karşı bile dikkatli olmalarının takva açısından daha doğru olacağı unutulmamalıdır.

Hocam Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan kâfir kadının önünde yabancı erkekler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, sakın ahirete ait bilgileri bu dünya bilgileri ile değerlendirmeye kalkmayınız. Orası cennet, burası dünyadır. İsimlerin benziyor olması pratiğin de benziyor olacağını göstermez. Biz burada “üzüm” diyoruz ama cennetteki üzümün sadece adı dünyadakine benzer. Ahirete ait ne biliyorsanız bu kural dâhilinde bilin onu. Orada zulüm ve haksızlık yoktur. Ne varsa o mahza adalettir, rahmettir. Cennete girmek için mü'min olarak ölmek şarttır. Ancak mü'min olarak ölebilenler cennete girecek ve orada buluşacaklar. Buna eşler de dâhildir. Eşlerden birinin mü'min olarak ölmemesi durumunda eşi cennette olduğu için onun da cennete girmesi mümkün değildir. Cennet varlık olarak bir tanedir ama kendi içinde mü'minlerin birikimlerine göre farklı cennetler olacaktır. En yükseği FİRDEVS cenneti olan pek çok cennet vardır. Mü'minlerin dünyadaki birikimleri orada bir kere SÜBHANELLAH demeyi fazla yapan biri için bile olsa karşılığını bulacaktır. Bunun için de aynı cennetin içinde olsalar bile bu üstünlük farkı yaşanacaktır. Eşler için de geçerli bir kuraldır bu. İkisi de mü'min olarak ölse bile birinin sevap fazlası daha çok ise onun karşılığını derece olarak orada görecektir. Cennetteki dereceleri farklı olsa bile Allah Teâlâ eşleri ve çocuklarını cennetlerden birinde bir araya getirebilir. Bu onun kullarına lütfu olur. Hak ettikleri cennet ve dereceler farklı olur ama bir araya gelebilirler. Böyle bir durum dünya hayatında bile mümkün iken cennette neden olmasın?

Hocam dünyadaki eşlerimizle cennette birleşeceğiz deniyor. Sevapları farklı olan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onlara güzel örnek ol. Yeri geldiğinde onların yüreklerine dinî anahtar cümleler bırak.

Hocam teyzemler ailecek bize çok fazla kez misafir oluyorlar. Kendileri dine kar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.