Fetva Meclisi
Soru
Hocam bizim bir iş fikrimiz var. Bu fikir, “elli, yüz, yüz elli TL” olarak üç paketlik kutulardan oluşuyor. Bu kutulardan rastgele ürünler çıkıyor. Nelerin çıkabileceği açıklama kısmında yazıyor. Kutuyu müşteriye yolluyoruz, müşteri açınca ne denk gelirse artık. Böyle bir sistem haram mıdır? Para kazanacağız derken ahiretimizden olmak istemiyoruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Kazandığınız paranın tamamı haramdır diyemeyiz ama harama hizmet ettiğiniz bölüm sizin için bir kirdir. En azından bunun haram bir iş olduğunu tebliğ edin orada.
Faizden külliyen kaçınacağız. Bulaşırsak, ilk fırsatta kurtulmaya çalışacağız. Elimize faiz olarak geçen bir kuruşun yarısını bile ateş olarak bileceğiz. Sonunda hesabımıza faiz geçerse onu da canavara yani bankaya bırakmayacağız. Faizi oradan alıp bir ihtiyaç sahibine terk edeceğiz. Bir daha da bulaşmamaya azmedeceğiz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kazancınızın haram olmasını gerektirir bir durum göremedim. Vergi kaçırmak, vergisiz iş yapmak mevcut şartlardaki sisteme bakışımız açısından fıkıh alanı dışında kalır.
Asıl olanın en küçük birime kadar hesap yapmanız ve o hesaba göre almanızdır. Örfte poşete para almak varsa alabilirsiniz ama müşteriniz kuruşu hesaplayan biri ise aradaki farkın yerine mesela sakız verebilirsiniz. Aynı şeyi müşteri açısından da düşünmeye çalışın. Üç kuruşa muhtaç birisi olabilir, o da o üç kuruşu ister...
Selamünaleyküm. Bu yaptığınız alışverişi haram yapmaz ama doğru olmayan bir uygulamadır.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir tereddüt içinde yaşamamız doğru değildir. Önümüzdeki konuları iki başlık altında toplayalım. Birinci başlık, kesin haram olduğunu bildiklerimiz olsun. Bunlardan kaçınacağımız muhakkaktır. İkinci başlık ise şüphe ettiklerimiz olsun. Şüphe ile baktıklarımıza ise elimizde bir belge olmadıkça haram olarak görmemiz gerekmez. Şüphemiz kuvvetlendikçe onu terk etme oranımız da artar ama küçük bir şüphe ile terk etme meylimiz çok doğru olmaz.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Kapora ile satış yapmak konusunda Hanefi mezhebi ulemasının caiz olmayacağı şeklinde bir fetvası bulunmaktadır. Bu zamandaki ticari ilişkiler açısından konuyu ele alan Fıkıh Konseyi ise kaporanın caiz olacağı yönünde karar vermiştir. Elinizdeki kaporayı geri vermeyebilirsiniz.
Evet, faizli bankadan katiyetle uzak durmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz hayat ise bankayı bir tür olmazsa olmaza çevirmiştir. Biz de buna göre hareket ederiz. Daha önce aldığınız parçaları atmanız gerekmez. Bir fakire verirseniz daha iyi olur. Faiz ödenmeden sadece kart kullanılarak ticaret yapmakta sakınca yoktur. Su ve benzeri faturaların geciktirilmesi nedeniyle oluşturulan fark, ödeyen için vebaldir. Mecburen de ödenecektir. Bankadaki paranın karşılığı olarak kullanılan kartların kullanımında sakınca yoktur.
Satın aldığınız altını size verebileceğini söyleyen bir kurumla öyle bir alışveriş yapılabilir.
Sadece kart olarak kullanılmasında bir sakınca olmaz ama kullanılan paraya fark verilecek durum oluştuğunda haram devreye girer. Bu nedenle ayrıntısını bilerek kullanılmalıdır o kartlar.
Basit meta için dininizi çiğneyenleri kâr ettirmemelisiniz.
Belirttiğiniz her üç durum da caizlik sınırları içinde kalabilir. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Bir dükkân açıp orada elindeki malları satan bakkalın işi gibi bir iş değildir bu. Sanal dünya üzerinden yapılan işlerin riski bulunmaktadır. “Yapılmamalı” sözü ile “yapılabilir” sözü arasında iyi bir dengede durmak gerekiyor.