Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleykum. Ramazan umresi için ramazana girmeden önce mekkeye gitmek için yola çıkan bayan hayızlı olduğu için ihramdan ramazanda çıkacak olsa ramazan umresi olur mu? Mekke'den hudeybiye umre için gidenlerle birlikte giderek umreye niyet etmemekte sakınca var mıdır? Yani mekkeye ihramlı girmek hurmeten mi yoksa gerekli mi? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hanımın Mekke'ye bir kurbanlık bedeli gönderip kestirmesi gerekir. İhrama niyet ettikten sonra onu bitirmek şarttır. İnşallah kurban kestirmesi yeterlidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin beraberinde kurbanlıklar getirmesi ise bir yandan barışçıl bir nedenle Mekke'ye girdiğini göstermek bir yandan da Mekke'ye tazim içindi. Çünkü beraberinde kurbanlık getiren ibadetini bitirmeden onu kesemeyecektir.
Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse Hanefîlere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun veya keçi kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-14) Buna “ceza hedyi” denir. Bu tür kurbanlar, Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla kurban bayramı günlerinde kesilebileceği gibi diğer günlerde de kesilebilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/181; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/499)
Hanefî mezhebine göre Harem sınırları içerisinde bulunan bir kimsenin, herhangi bir sebeple mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem bölgesine dönmesi hâlinde her hâlükârda ihrama girmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/167; Aynî, el-Binâye, 4/162) Şâfiî mezhebine göre bir kimsenin hac veya umre yapma niyeti olmadıkça mikât yerlerini ihramlı geçmesi zorunlu değildir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/388; Nevevî, Ravza, 3/39, 77) Mâlikî mezhebine göre ise kısa süreliğine mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem’e dönmek isteyenlerin, gittikleri yerin Tâif gibi Mekke’ye yakın olması şartıyla Harem bölgesine dönerken ihrama girmeleri zorunlu değildir. (Hattâb, Mevâhib, 3/41; Meyyâre, ed-Dürrü’s-semîn, 505-506) Mekke’de bulunup mikât dışında kalan Tâif gibi yakın bir yere gidenler için esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmeleridir. Ancak bu durumdaki kimseler, ihtiyaç hâlinde mikât sınırını ihramsız geçmeyi caiz görenlerin görüşüyle de amel edebilirler.
Umre yapmak maksadı ile Mekke'ye gidenin Mikat'ı ihramsız geçmesi caiz değildir. Kurban kesmeniz gerekmektedir.
Aleykümselam. Mikat dışından Mekke'ye girecekler HAC VEYA UMRE YAPACAKLARSA mikattan ihrama girmelidirler. Mikattan ihrama girmeden Mekke'ye girenler, hac veya umre yaparlarsa kurban cezası vermeleri gerekir. Bazı alimlere göre bu sadece hac ve umre yapan için böyledir. Ancak cumhuru ulema yani alimlerin ağırlıklı görüşüne göre Mekke'ye girmenin şartı budur. Siz ise Cidde'de ikamet ettiğinize göre Mikat sınırları içinde bulunuyorsunuz. İhrama girmeniz için mikat dışına çıkmanız gerekmez. Bulunduğunuz yerden ihrama girerek umre yapabilirsiniz. Özel durumunuza gelince sizin Mekke'ye girişiniz, Mikat içinden olduğuna göre ve yoğun giriş çıkış yaptığınızdan her seferinde ihrama girip umre yapmanız gerekmez biiznillah. Haremi şerife girdiğinizde yapacağınız en büyük iş, onun azametini ihlal edebilecek bir hata yapmamak olsun. Tavaf yapmaya çalışın. Bir sahifede olsa Kur'an okuyun orada. Çalışırken bile zikir yapın. Dünya kelamını azaltmaya çalışın. Kul hakkına azami riayet edin. Oradaki işinizi Mekke'ye, Haremişerife ve mü'minlere hizmet niyeti ile yapın, yaptığınız ebedi size ecir kaynağı olsun. Ve dua edin, dua edin, dua edin; kendinize, ailenize, isteyenlere ve bu kardeşinize..
Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikât yerinden ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac veya umre vazifelerinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse bulunduğu yerden ihrama girer ve bu davranışı sebebiyle ceza olarak bir dem; küçükbaş hayvan kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-15) Âdetli veya lohusa olmak, ihrama girmeye engel değildir. Dolayısıyla bu hâlde olan bir kadının mikât sınırlarını geçmeden, ihram namazı kılmaksızın niyet ve telbiye getirmek suretiyle ihrama girmesi gerekir. Âdetli bir kadın, tavaf dışındaki bütün hac vazifelerinde diğer hacıların bağlı olduğu hükümlere tâbidir. (Buhârî, Hayız, 1 [294]; Müslim, Hac, 119-120 [1211])
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Esasen ne diş fırçalamak ne de gargara orucu bozmaz. Onlara ait tadın mideye inmesiyle oruç bozulur. Bu da genellikle zor kontrol edilebilir olduğundan 'bozar' hükmü verilmektedir. Dikkatli kullanılıp tatları mideye inmedikten sonra kullanılabilir.
Selamünaleyküm. Bu ifade, vasiyetten ziyade bedudaya benzemektedir. Her halükârda bunu bir rica kabul edip, bıraktığı malın üçte biri yeterli ise onunla, onun adına bir hac yaptırılması doğru olur. Böyle bir hac yapılabilir. Bunun için de o para ayrılır, makul bir süre bekletilebilir. Bu süre on yıl da olsa beklemek de yarar vardır.
Selamünaleyküm. Sizin yaşınıza göre onun yaşını abartmayın, normal sayılabilecek bir yaştadır. Diğer durumunu da onu tanıyanlardan soruşturun, samimiyetini ölçün. Evet, Kur'an bilememek affedilebilir bir suç değildir.
Selamünaleyküm. Önce bu hataya istiğfar etsin. Ciddi bir tevbe ile geçmişi kapatsın. Ardından da elindeki dosyadan en az zararla nasıl kurtulacaksa öyle kurtulsun. Malını telef etmesi de gerekmez.
Selamünaleyküm. Bulunduğunuz kurumdaki bu işlem, idarecilerle işçiler arasındaki bir 'uyum' yoluyla alınıyorsa elbette sizin bunu almanız haramdır. Hayır, gördüğünüz işin ağırlığı nedeni ile böyle bir uygulama o işin gereğinde varsa elbette siz de alabilirsiniz. Kalbinizin kabul etmediğini cebinize koymayın.
Selamünaleyküm. Ahireti dünya gibi düşünmekten vazgeçin. İman bambaşka bir şeydir. Yakmayın cennetinizi. Felsefeyle iman bir arada zor durur. Siz bana cennete gireceğinizi garanti edin, gerisi kolay. Etmeyin Allah aşkına; ahiret derdi sizin yaptığınız gibi hafife alanıcak bir dert midir, ne yapıyorsunuz. Sıratı geçmiş gibi rahat olmak hiç hayra alamet değil. Sizi bilemem ama ben çok korkuyorum. Mahşerden, sırattan, mizandan endişeliyim. Daha rahat, sıratı geçmiş bir hoca bulun lütfen.