Fetva Meclisi
Soru
Hocam meyve ağacı kesmek günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
“Ağaç kesmek günahtır” şeklinde bir cümle kurulamaz. Doğrusu şu şekildedir: Kesilen ağaç israfa neden oluyorsa, faydalı bir ağaç kesiliyorsa, başkasının malı veya kamu malı olan bir ağaç kesiliyorsa, bir zararın önlenmesi gibi gerekçe yoksa “ağaç kesmek caiz olmaz.”
İhramlının başkasının saçını kesmesinde umre ibadetine zarar verecek şekilde bir sakınca olmaz. Hanefi mezhebi ulemasına göre bir fitre miktarı sadaka verir bunu yapan. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Önce bu bilginin ne kadar doğru olduğunu tespit edin. Tespit eder ve doğru olduğunu anlarsanız her hangi bir zamanda kesmenizde sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Kesilmesi haram olan bir ağaç yoktur. Kesilmesi israf olabilecek bir ağaç veya başka bitki olabilir. Tarım ya da ormancılık maksatları arasında sizin ekonominize ve toprağın yararına uygun olanı yapmanızda sakınca yoktur.
Din açısından kesilmez ağaç yoktur. Ömer radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında yaslandığı ağacı bile kesmişti. Eğer ekonomik bir getirisi olmadığı hâlde bir nevi israf ediliyorsa kesilmekle bu durumda israf haram olduğu için ona sakıncalı deriz. Ceviz ağacı ile alakalı durum daha çok biyolojiktir. O ağacın salgıladığı bazı gazlar nedeniyle altında durana ya da yakınında iş görene zarar verdiği söylenmektedir. Bu sorunun bu yönünün muhatabı da tıp adamlarıdır.
Aranızdaki ilişki, böyle bir izin ortamı oluşturuyorsa yiyebilirsiniz.
ağaç konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ’nın kullarına ihsan ettiği nimetlerinden biri de ağaçlardır. Ağaçlar dünyanın ziynetlerindendir. Bir canlıya benzetilmediği, Açık bir israf olmadığı, İkinci bir insana zarar verilmediği sürece belirtilen şekilde şekillendirilmelerinde sakınca olmaz. Zira Allah Teâlâ ağaçları insanlar için yaratmıştır. Şekillendirme de insanın istifade türlerinden biridir.
Kül ve incir ağacı ile alakalı böyle dini bir bilgi bilmiyorum.
Şirk/küfür gibi en uç noktaları göstermek biraz zor olabilir ama bir başka din mensuplarının dinlerini ihya etmek için yaptıkları işleri taklit etmenin büyük günahlardan biri olacağını söylemek hiç zor değildir. Eğer o işleri yaparken niyet, onları beğenmek ve doğru yolda görmek ise maazallah iman tehlikeye girmiş demektir.
Allah Teâlâ babanıza rahmet etsin. Şunu bilmemiz gerekir ki, her şeyden önce ölüme hazır olmak ve mezarın içini imanla, ameli salih ile doldurmak asıl görevimizdir. Bunu da mezara girecek olan ölmeden önce yapmalıdır. Mezara girdikten sonra geride kalanların katkıları ile ya da mezarın üstünü imar etmeleri ile orada kıyamet vaktine kadar beklenmez. Dışarıdaki mermerler altta selamet vermez. Allah Teâlâ hepimizin kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe kılsın. Âmîn. Elbette oğlu olarak da anne babanız için yapacağınız şeyler olacağını bildiğinizi zannediyorum. Varsa borçlarını kapatmak, onun için istiğfar etmek, ibadetler yapıp dualar etmek, onun dostlarını ihmal etmemek mezarını imar etmekten çok daha önemlidir. Bu arada mezarını da yapabilirsiniz. Size neler yapılabilir, nelerde sakınca olurun özetini aktarabilirim: Alttaki ölünün unutulmamasını sağlayacak bir işaret konabilir. Taş, tahta veya benzeri bir şey olur. Ölünün kimliği ile alakalı bilgiler, gerekli rakamlar ona yazılabilir. Böylece kabrin yeri sabitlenmiş olur, başka kabirlerle karışmaması ve gerekli hukukun korunması da sağlanmış olur. Bu işaret de genelde baş tarafına konur ki böylesi güzeldir. Ölünün resminin kabrin üzerine konması veya taşa işlenmesi uygun değildir. Bu sadece batılı anlayışın bilinçsizce taklit edilmesidir. Kabir duvarlarına Kur'an ayetlerinin yazılması da kaçınılması gereken bir iştir. Kuşların, mezarlığa giren kedi-köpek vb. hayvanların kirletebileceği düşünüldüğünde sakınca daha rahat anlaşılır. Kabrin üzerine sürekli yeşil kalacak şekilde ağaç dikilmesini fukahamızdan hoş görenler olmuştur. Çiçek bahçesine dönüştürmeyi de en azından israf olarak görürüz ama mümkün oldukça ağaç dikilebilir. Kabrin altının imarı asıl olandır. İbret almak ve sevap göndermek için oluşması gereken ortamı gösterişe dönüştürmek uygun olmaz. Kabrin içinin veya dışının boyanması israftır ve bu ümmetin kültürüne uzak bir iştir. Kabrin üzerine çatısı olan yapı oluşturulması Hanefi mezhebi fukahasınca tahrimen mekruh kabul edilmiştir. Bazı fakihler ise ulemanın ve meşayıhın kabirlerinin üzerine kubbe yapılması durumunda insanların ibret almalarına daha çok vesile olabileceği umudu ile caiz demişlerdir. Yine de biz, kabrin içindeki hazırlıkların daha öncelikli hatırlanması tavsiyesine dikkat ederiz. Mezarın çapı kadar bir beton/mermer veya uygun eşyadan yapı yapılabilir ama bu yerden yüksekliği çok az olacak şekilde olmalıdır. Maksat mezarın yerinin sabitleştirilmesi ve üzerindeki toprağın kayması ile mezarın açılma riskinin önlenmesi olmalıdır.
Sütre her şeyden olur. Dikkat çekmeyen, resim gibi kerahet oluşturacak bir şey olmadıkça sakıncası yoktur.
Sadece bir meşgaledir bu ama insan meşgalesini din üzerinden yapmamalıdır. Boş insanların gündemi bizim gündemimiz olursa biz de boşlardan sayılabiliriz.