Fetva Meclisi
Soru
Hocam köyün mezarlığına ait olan ağaçlar kesilip satılarak elde edilen para ile cami hayrına lojman, taziye evi vb. şeyler yapılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kural şöyledir: Bir vakıf, vakfedildiği alanda kullanılır, başka bir yere kaydırılamaz. Sizin caminiz için vakfedilen demiri o camide kullanabilirsiniz. Arttı ve orada kullanılamıyorsa, başka bir caminin inşaatına gönderirsiniz. Bunları yapmak gerçekten mümkün olmuyorsa satıp köyün diğer kamusal nitelikli yatırımları için kullanabilirsiniz.
Mezar kazma işinden ücret almakta ve ücret vermekte sakınca olmaz. Elbette Allah rızası için yapılırsa daha iyi olur, sevap bir iş olur.
Bir fakir akrabanıza ya da akrabalara verseniz daha iyi edersiniz. Camilerimizi tertemiz tutmalıyız.
Herkese izin verilebilir bir durum varsa cami görevlisinin de orada bir şeyler ekmesi sakıncası olmaz esasen. Size tavsiyemiz ise bunu yapmamanızdır. Daha dik ve daha onurlu olursunuz. Sözünüz daha çok dinlenir. Heybetiniz korunmuş olur.
Selamünaleyküm. Mezarlıklara yatırım yapmak caiz değildir. Yer gösterecek bir mezar taşı ve ağaç dikilmesi uygundur. Bunun dışındakilerin alttakine faydası yoktur. Üsttekilerin oyalanması için de bir iş yapmak makul değildir.
Selamünaleyküm. Azami ölçüde dikkat edin, dikkat ederseniz sorun olmaz.
ağaç konusundaki diğer fetvalar
Sütre her şeyden olur. Dikkat çekmeyen, resim gibi kerahet oluşturacak bir şey olmadıkça sakıncası yoktur.
Allah Teâlâ babanıza rahmet etsin. Şunu bilmemiz gerekir ki, her şeyden önce ölüme hazır olmak ve mezarın içini imanla, ameli salih ile doldurmak asıl görevimizdir. Bunu da mezara girecek olan ölmeden önce yapmalıdır. Mezara girdikten sonra geride kalanların katkıları ile ya da mezarın üstünü imar etmeleri ile orada kıyamet vaktine kadar beklenmez. Dışarıdaki mermerler altta selamet vermez. Allah Teâlâ hepimizin kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe kılsın. Âmîn. Elbette oğlu olarak da anne babanız için yapacağınız şeyler olacağını bildiğinizi zannediyorum. Varsa borçlarını kapatmak, onun için istiğfar etmek, ibadetler yapıp dualar etmek, onun dostlarını ihmal etmemek mezarını imar etmekten çok daha önemlidir. Bu arada mezarını da yapabilirsiniz. Size neler yapılabilir, nelerde sakınca olurun özetini aktarabilirim: Alttaki ölünün unutulmamasını sağlayacak bir işaret konabilir. Taş, tahta veya benzeri bir şey olur. Ölünün kimliği ile alakalı bilgiler, gerekli rakamlar ona yazılabilir. Böylece kabrin yeri sabitlenmiş olur, başka kabirlerle karışmaması ve gerekli hukukun korunması da sağlanmış olur. Bu işaret de genelde baş tarafına konur ki böylesi güzeldir. Ölünün resminin kabrin üzerine konması veya taşa işlenmesi uygun değildir. Bu sadece batılı anlayışın bilinçsizce taklit edilmesidir. Kabir duvarlarına Kur'an ayetlerinin yazılması da kaçınılması gereken bir iştir. Kuşların, mezarlığa giren kedi-köpek vb. hayvanların kirletebileceği düşünüldüğünde sakınca daha rahat anlaşılır. Kabrin üzerine sürekli yeşil kalacak şekilde ağaç dikilmesini fukahamızdan hoş görenler olmuştur. Çiçek bahçesine dönüştürmeyi de en azından israf olarak görürüz ama mümkün oldukça ağaç dikilebilir. Kabrin altının imarı asıl olandır. İbret almak ve sevap göndermek için oluşması gereken ortamı gösterişe dönüştürmek uygun olmaz. Kabrin içinin veya dışının boyanması israftır ve bu ümmetin kültürüne uzak bir iştir. Kabrin üzerine çatısı olan yapı oluşturulması Hanefi mezhebi fukahasınca tahrimen mekruh kabul edilmiştir. Bazı fakihler ise ulemanın ve meşayıhın kabirlerinin üzerine kubbe yapılması durumunda insanların ibret almalarına daha çok vesile olabileceği umudu ile caiz demişlerdir. Yine de biz, kabrin içindeki hazırlıkların daha öncelikli hatırlanması tavsiyesine dikkat ederiz. Mezarın çapı kadar bir beton/mermer veya uygun eşyadan yapı yapılabilir ama bu yerden yüksekliği çok az olacak şekilde olmalıdır. Maksat mezarın yerinin sabitleştirilmesi ve üzerindeki toprağın kayması ile mezarın açılma riskinin önlenmesi olmalıdır.
Şirk/küfür gibi en uç noktaları göstermek biraz zor olabilir ama bir başka din mensuplarının dinlerini ihya etmek için yaptıkları işleri taklit etmenin büyük günahlardan biri olacağını söylemek hiç zor değildir. Eğer o işleri yaparken niyet, onları beğenmek ve doğru yolda görmek ise maazallah iman tehlikeye girmiş demektir.
Allah Teâlâ’nın kullarına ihsan ettiği nimetlerinden biri de ağaçlardır. Ağaçlar dünyanın ziynetlerindendir. Bir canlıya benzetilmediği, Açık bir israf olmadığı, İkinci bir insana zarar verilmediği sürece belirtilen şekilde şekillendirilmelerinde sakınca olmaz. Zira Allah Teâlâ ağaçları insanlar için yaratmıştır. Şekillendirme de insanın istifade türlerinden biridir.
Başkasının ağacı onun izni olmadan kesilemez. Mekke Haremindeki ağaçlar kesilemez. İsraf sayılabilecek şekilde kesilemez. Bunun haricinde meyve ağacının kesilmemesi şeklinde bir hüküm yoktur.
Kül ve incir ağacı ile alakalı böyle dini bir bilgi bilmiyorum.