Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben 34 yaşında bekar, işitme engelli bir bayanım. 2 yıl önce miras paylaşımında ağabeylerime eğer rızanız olursa eşit istiyorum demiştim. 5 ağabeyim var ve hepsi de helal olsun diyerek eşit verdiler. Yalnız 1 tane ağabeyim sesini çıkarmadı. Ne helal olsun dedi ne de olmaz eşit alma dedi. Susmasını rıza olarak görüp eşit aldım. Ama razı olmadığını konuşmalarından anlıyordum. Seni anlıyorum sen de haklısın da diyordu ama. Dinen bana bakmak zorunda olan 4 kişinin 3'ünden mahrumum(baba,eş,oğul) ve ağabeylerimin de durumu çok iyi olmadığı, engelli olduğum için onlara yük olmak istemedim ömür boyu. Şimdi bu ağabeyim ben hakkımı helal etmedim, eşit almayacaktı, helal etmiyorum ona diyormuş. Ben asla haram yemek istemiyorum. Mirasla aldığım daireyi satıp parasını vermeyi düşünüyorum. Ama ağabeyimin benden 2 yıl geçtikten sonra hak talep etmesi dinen uygun mu? O zaman sesini çıkarmadı, bir şey demedi. Şimdi helal etmiyorum demesiyle ben haram yiyor olur muyum? Ve eğer ona verirsem biliyorum ki diğer ağabeylerim de ona verdin bize de ver diyecekler. Ben de vicdanen ayırım yapamam veririm. Ama bu sefer de ben darda kalırım. Ne yapmam lazım hocam? Ahirette benden hakkını almaması için ne tür bir yol izlemem lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sorunun böyle uzaktan çözülmesi mümkün durmuyor. Sizin muhakkak bir mirasınız vardı ama sizin reddi miras yapmanız da sizin bir hatanız olmuş. Şu anda yapacak bir şey yoksa ve siz de düzlüğe çıkmış iseniz unutun gerisini gitsin.
Bir hakem her ikinizi dinlemedikçe sizinle ilgili dengeli bir karar verilmesi zordur. Siz aile büyüklerinizden birini yanınıza alarak bir çözüm arayın. Evet, evinizde tek başınıza yaşamak hakkınızdır ama karşınızda sizi anlayacak, saygı gösterecek biri yok anlaşılan. Siz de aile büyüklerinizden biri ile beraber olun. Olmazsa devletten yardım alın ama bu kararları ne kadar duygusal ne kadar da yerinde verdiğinizi siz kararlaştırmayın, muhakkak bir hakem bulunsun.
Selamünaleyküm. Sizinki haktan çok ahlâkî bir sıkıntı, istiğfar edin, tekrar yapmamaya azmedin. Sizin yapacak çok şeyiniz yoktur.
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Selamünaleyküm. Nesep inkâr edilemez ve bir daha değiştirilemez bir bağ demektir. Sizin babanızın menisinden yaratılmış her insan, sizin kardeşinizdir. Babanızın mirası taksim edilirken ona da haber edersiniz. Payını ayırırsınız. Almazsa o zaman ne yapacağınıza karar verirsiniz. Eğer babanızın malından gelecek payı reddettiğini söylerse onun hakkını yok sayabilirsiniz. Yalnız bu söyleme belgeli olmalıdır.
Babanızın o öldükten sonra uygulanmak üzere yaptığı vasiyette erkek çocuklarına belirlediği miktarın hiçbir bağlayıcılığı yoktur. O vasiyeti kabul etmeyerek de günaha girmezsiniz. Bilakis erkek kardeşleriniz haram mal almış olurlar. Kur'an'ımızın size tanıdığı hakkı vasiyete rağmen alın. Vermezlerse hakkınızı helal etmek zorunda değilsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Babanızın iki eşi bulunduğuna göre, öldüğünde mirası iki eşine aynı şekilde bölüştürülür. Maaşını miras olarak kabul ettiğimizde iki eşine bölünmesi gerekir. Birinci hanımının yarısını ikinci hanıma vermesi normal olandır. Yasaları izlemesine ise diyeceğimiz olmaz.
Aleykümselam. Mehdi aleyhisselam üzerindeki söylentiler, mevcut sıkıntılarımızın en ucundan bile geçecek kadar ciddi değildir. Bu bir cambaz oyunu olabilir. Mehdi bilmem ama Mısır geldi, Suriye geldi, belki yakında Türkiye geldi!
Selamünaleyküm. Abartıyor demeyin de titizlik ediyor deyin. Gerekli olmasa da zararlı olmayan bir uygulamadır bu.
Aleykümselam. Kalben inanmak, içinden geçtiği gibi olmak demektir. İçinizden geçmeyen duayı neden yapıyorsunuz ki?
İlk ihtilam yani banyo yapma durumunuz ne zaman olduğunu hatırlıyorsanız o zamanı, hatırlamıyorsanız ON BEŞ YAŞINIZI ölçü alın. O günden itibaren kaç Ramazan günü geçti ise o kadar oruç, kaç gün geçti ise o kadar sabah, öğlen, ikindi, akşam, yatsı borcunuz var demektir. Kıldığınızı bildikleriniz varsa ya da tuttuğunuz oruç biliyorsanız onları düşün gerisini tutun. Allah kabul buyursun. Kazaları tutmaya ve kılmaya karar verdikten ve tevbe ettikten sonra ne zaman ne kadar yapabiliyorsanız o kadar yapın.
Aleykümselam.Mücadele bu sıkıntının adıdır. Her şeye rağmen hayat sürecek ve biz şartlarımızı unutmadan yaşayacağız. Mesele budur. Yılmak yok, bıkmak yok, oturmak yok.