Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz evimize kesinlikle margarin almıyoruz, margarinli olabilecek hazır gıda da bildiğimiz kadarıyla yememeye çalışıyoruz. Ama mesela misafirliğe gittiğimizde önümüze margarinle yaptıkları yemek yahut kuru pasta ve kurabiye getirdiklerinde ben yemek istemediğimi söylüyorum, bu da bazen karşı tarafın konuyu çok uzatmasına ve aşırı tepki vermesine sebep olabiliyor. Yapım aşamasında yakalıyorsam margarini katma lütfen yemem bak yoksa diyerek engel olabiliyorum ama pişmiş önüme gelmişse geçiyor. Bu durumda tepkim nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Margarin türü yağlar, soframızdaki sıkıntılardan biridir. Müslümanların sahibi olduğu firmalar bu yağları üretmeye başlayana kadar, domuz karışımı endişesinden dolayı yenmeyeceği söyleniyordu. Şuurlu Müslüman olmanın gereklerinden biri olarak margarinden uzak durmak gerekiyordu. Daha sonra sahibi Müslüman olan bir firma margarin üretti; kısa zamanda Müslümanların mutfakları bu yağla tanıştı. Benzer bir gelişme de televizyon konusunda olmuştu. Yıllarca televizyonun, ahlâkı yozlaştırdığı söylenerek evlere sokulmuyordu. Müslümanlar adına bir televizyon kanalı kurulduğu iddia edildi, yılını doldurmadan namazlı evlerde de televizyon cihazı bulunur oldu. Meselenin bu boyutunu ele almayalım. Margarinle iki sorunumuz var. Bu sorunların biri, ham madde sorunudur. Eğer karışımında domuz ve eti yenmez hayvan veya besmelesiz kesilmiş hayvan yağı karışımı varsa, bizim için haram olma sorunu ortaya çıkar. İkinci sorun ise, margarin yağının insan sağlığı ile ilgili boyutudur. Tıbbın insana yasakladığı şeyler, dinin de yasak gördüğü şeylerdir. Aslında helal olan bir yiyecek türü bir nedenle, doktor tarafından yenmesi sakıncalı görülürse o yiyecek yenmesi caiz olmayanlar sınıfına girmektedir. Margarin üzerinde yıllardan beri ‘sakınca’ işaretleri vardır. Damar tıkanmalarına neden olduğu, çocuklara yedirilmemesi tavsiye edildiği bilinmektedir. Bazı hastalıkların çağımızda yaygınlaşmasının nedenleri arasında görülmektedir. Kalp ve damar hastalıklarından şikâyeti olan bir hastaya doktorların ilk cümlesi, katı yağlar üzerinden olmaktadır. Bunlar dikkate alındığında margarinin mutfaklardan uzak tutulması konusunda Müslümanların hassas davranmaları kadar tabii ne olabilir? Evet, margarinin haram olduğunu kati bir dille ifade edemeyiz. Ama dikkat etmek zorundayız. Keşke annelerimiz, bize yemek pişirenler bu şüpheli şeyleri mutfaklara sokmasalar! Keşke biz de adeta aç geziyor gibi margarinli yiyecek tutkunu olmasak!
Selamünaleyküm. Bu hassasiyetiniz pek güzel. Allah Teâlâ sizi de bizi de haramlardan ve neticede de cehennem azabından muhafaza buyursun. Ayağımızı kaydırmasın. Ekmek başta olmak üzere pek çok gıdanın dinimiz açısından yenmesinde ve içilmesinde büyük sıkıntılar bulunmaktadır. Yalnız şu ana kadar mü'minler olarak bu hususta kati bir sonuca ulaşacak çalışmalar da ne yazık ki yapamadık. Verdiğiniz örnekte mesela, sorun olduğunu hepimiz biliyoruz ama ekmek gibi bir konuda çözüm üretmede sıfır düzeyindeyiz. Ortada bir şüphe var. Bu şüpheye karşı helali oluşturma imkânı yok. Bir de durum sizin zikrettiğiniz düzeyde yüzde yüz bir veri ile karşımıza çıkmıyor. Buradaki alkollenme, büfede satılan alkoldeki ile aynı mıdır? Bunu da netleştirebilmiş değiliz. Bu nedenle 'ekmek haramdır' diyemeyiz. Ama Avrupa'da satılan ekmekler daha kıtır olsun üzeri parlak olsun diye kullanılan domuz yağı nedeniyle 'ekmek kesin haramdır' diyebiliriz. İki durum arasında bir fark olduğunu umarım takdir etmişsinizdir. Allah Teâlâ helal ile yaşamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
Selamünaleyküm. Bu husustaki fıkıh ilkelerini şöyle sıralayabiliriz: 1- Hüküm, neticede ortaya çıkan değere göredir. Netice alkol ise hüküm alkole göredir. Süreçte alkolleşme olmasına rağmen sonuçta alkolsüz bir durum oluşuyorsa hüküm alkole göre değildir. sirkedeki hüküm de böyledir. Sirke, belli bir alkolleşme sürecinden geçmiş olsa bile neticede 'sarhoşluk veren' bir niteliğe sahip değildir. 2- Alkolün pişme esnasında ya da belli bir uygulama nedeni ile kaybolması gıdalardaki hükmü değiştirmez. Domuz yağı için de aynı hüküm geçerlidir. 3- Yüzde yüz alkolsüzlük dinen matlup olandır. Mü'min, bu ilke ile hareket eder. İmkânsızlık nedeniyle alkol veya başka bir harama rızası ve talebi olmadan bulaşırsa bundan mesul olmaz. 4- Tıbbı gerekçeler gibi, zorunluluk hallerinde hüküm farklıdır.
Selamünaleyküm. Bulunduğunuz mahalle içinde alkolsüz bir yer varsa oraya gitmek zorundasınız. Yan bir şehirde varsa ve vasıta gibi imkânınız da varsa oraya gitmeniz gerekir. Bunun dışında zaruri ihtiyaçlarınızı oralardan gidermenizde sakınca yoktur. Oturup yemek yemede ise bu ölçüyü biraz daha daraltmanız gerekmektedir. Örnek olarak şunu söyleyebiliriz: İki arkadaş, bir sandviç yemek için öyle bir yere giremezsiniz ama kan şekeriniz düşecek kadar açsınız ve şehirde işinizi bitirmeniz gerekiyor yani evinize dönemeyeceksiniz. Bu durumda bir yerde oturup haram olmayan şeylerden yiyip kalkmanız caiz olur. Prensip olarak, bir yiyecekte dört şey yoksa onu yemeniz caizdir. A- Bedeninize zarar verme, genel olarak herkes için ya da özellikle sizin için zararlı olan şeyi yemeyeceksiniz. B- Pis şey yemeyeceksiniz. C- Domuz ve domuz katkısı bulunan hiçbir şey yemeyeceksiniz. D- Alkol ve alkol karışımı bir şey yemeyeceksiniz. Bu kuralları, kullanacağınız yiyeceğin muhtevasından da çözebilirsiniz, genel bilginizle de çözebilirsiniz.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Bir haramı işleyene o haramı işlediği esnada selam veremeyiz. Böyle bir selamın vebali ağır olur. Önceki işlemiş olduğu haramlardan ötürü ise selam vermemize mani yoktur. Şu kadar ki, haramı simgesi durumuna gelmiş insanlara refleksimizin eksik olması da bizim açımızdan bir eksiklik olur. En medeni tepki olarak selamımızı kısabilir ve selam olmayan bir iletişim kurabiliriz.
Bu helal bir iş değildir. Kâfire bile olsa haramı ikram etmek bizde yoktur. En kısa zamanda helal olan bir iş üzerinde çalışın, onu oluşturarak da bundan kurtulun.
İhtiva ettiği alkol sarhoşluk verecek düzeyde ise yani o nesne bolca yendiğinde sarhoşluk veriyorsa yenmesi yasaktır. Sizin belirttiğiniz gibi ilaç olarak kullanılıyorsa bu durum yiyecek gibi değildir. İlaçlarda alkol bulunmasında, alternatifleri bulunmadığı zaman sakınca yoktur.
Sigaranın hükmü bellidir. İnsanı kemiren bir şey için helallik yoktur. Sigara fabrikasında ancak aç kaldığınızda çalışabilirsiniz. Milyonlarca insanın hastalanmasının günahına ortak olmayın.
Bir markette et ürünleri ve alkollü mamuller sakıncalıdır. Diğer ürünlerde de sıkıntı olabilir ama öncelikli bunlardır. Alkollü ürünlerde nispeten tespit kolay olmaktadır. Etlerde ise sizin de belirttiğiniz gibi büyük bir haram olma riski bulunuyor. Şöyle yapabilirsiniz: - Sahibini bildiğiniz ve sizin hassasiyetinizi gösteren market bulun. - Bu mümkün olmuyorsa ciddi markalar tespit edin. O markaya güvenin. - Marka da mümkün olmuyorsa helal belgesi sunanların sunumlarındaki ciddiyeti inceleyin. Kalbiniz rahat ediyorsa tüketebilirsiniz. - Bunların hiçbiri mümkün değilse balıkla yetinin. Allah yardımcınız olsun.
Babanız, doktorun kararı ile hasta ise ve doktor ona o ilacı yazdı ise ilacı bir yolla ona vermeniz görevinizdir. Doktorun yazdığı resmi bir ilaç içinde alkol bulunması da alternatifi aynı etki oranında bulunmadıkça sakınca oluşturmaz.