Fetva Meclisi
Soru
Muhammed Abduh İslam için mi çalışmıştır yoksa İslam’ı bozmaya mı çalışmıştır?
Cevap
Benzer fetvalar
Çalışmak Müslüman'ın karakteridir. Farzları ezmiyor, haramlardan birine bulaşmıyorsa çalışmak bir ibadettir. Hangi iş olursa olsun helal sınırları içinde kaldığı sürece bu kural geçerlidir; çalışmak ve kazanmak ibadettir.
Güzel kardeşim, İmanın seninle beraber iken ve sen imanınla aktif isen mesleğin adı ve şekli önemli değildir. İmanın aktif olmadıktan sonra camide imam olsan ne olacak? Sen bu açıdan bak işe..
Selamünaleyküm. Bu Ümmet'ten on kişinin ne hâlde olduğunu kesin bir şekilde biliyoruz. O on kişi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin garantisi ile cennettedir. Onların dışında kim olursa olsun herkes için söylenebilecek en ideal söz 'inşaallah iyidir, iyi gitmiştir' şeklindedir. Daha ilerisini konuşmak hatadır. Sadece, bize göre daha açık işaretler bulundukça daha umutlu konuşuruz o kadar. Zikrettiğiniz isimlerin ne durumda olduğunu bilemeyiz. Eserlerini, işlerini izleriz. Sadece başkaları onların işlerinde tenkit edilecek yönler buldu diye onları kâfir sayamayız. İşleri hatalı insan olarak görebiliriz ama bu durum sadece onlar için değildir. İşi, kimin kim olduğunu tayin etmek olanlardan olmamanızı tavsiye ederim size. Sırat'ı geçmiş gibi konuşmak akıllık değildir. Biz kendi derdimize bakalım, daha iyi bir iş yapmış oluruz.
Müslüman böyle bir söz söylediğinde ibadet olan bir işi yapmayı kendisine mecbur etmeyi kastediyorsa bu bir nevi adaktır. Adak da yerine getirilmelidir. Bu sözle kastettiği ibadet yapmayı mecbur etme değil de bir işe engel getirmek gibi bir durum ise bu da yemin gibidir, yemin için ne yapılırsa onu yapar.
Bizim en temel itikat konularımızdan biri şudur: Makamı, kimliği ne olursa olsun Peygamber aleyhisselam efendimiz hariç hiç kimse ‘hatasız/masum’ değildir. Elbette âlim ile cahilin hatası arasında fark olur ama âlim de hata eder, cahil de. Böyle inanıyoruz. İkinci inandığımız değer de şudur: İmanı sarsacak bir hata olmadıkça bir insanın hatasından ötürü dışlanması gerekmez. Sözünü ettiğiniz isimlerin o konuda bazı muhalif beyanları olduğu iddia edilmektedir. Ümmetimizin ortak değerlerine aykırı kim ne derse desin onu reddederiz. Size tavsiyem şudur: Bu zamanda biz, dinimizin neredeyse kökten ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir saldırı altında bulunuyoruz. Bu yoğun saldırı altında iken geçmişteki insanların hataları ile vakit kaybedemeyiz. Eğer o sözleri söyledikleri açıkça ve kaynaklı şekilde sabit ise reddeder, işimize bakarız. Bu kadar basit. Yeter ki onlarla uğraşacak kadar vaktimiz kalsın. Allah’a emanet olun.
Seviyemizi kaybederek yaptığımız hiçbir iş ibadet değeri taşımaz. İbadet değeri taşımayan bir işi nasıl yapabiliriz? Öyle olacaksa neden “biz” sözcüğünü kullanalım? Hayır, bin kere ölsek ve tekrar dirilsek biz, bu ümmetin adamı olmanın kalitesini koruyacağız biiznillah. Ümmet-i Muhammed olmanın farkı budur. Ölüme bile seviye getiren ve ölürken dahi seviyesini koruyan ümmetiz biz. İçimizde bizden olmayı hak etmedikleri hâlde bulunanlar veya bir yolla bulundurulanlar bizim karakterimizi bozabilirse bu, onların başarısından çok bizim zafiyetimizden olur. Bu zamanda Rabbim bizi böyle sınamayı murat etti, bizim vazifemiz yıkılmadan ayakta kalarak, sabrı en derin manaları ile yaşayarak Allah’ın rızasını kazanacağımız işleri yapmaktır. Çok dua edelim Allah Teâlâ, elimizi, ayağımızı, dilimizi, gözümüzü ve hatta kulağımızı kaldırmasın. Size dualar ederim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bizim kitaplığımız evimizin temel köşelerindendir. Adeta olmazsa olmazımızdır kitaplığımız. Kitaplığımızın muhtevası ise ikiye ayrılır. Birinci bölümü temel kitaplardan oluşur. İkinci bölümü de ev halkının aldığı eğitim düzeyine göre değişir. Birinci bölümde yani her mü'minin evinde bulunması gereken kitaplar şunlardır: -Ailenin kültür seviyesine göre bir tefsir, -İyi bir meal, -Bir ilmihal (Diyanet İşleri’nin ilmihali dil bakımından iyidir), -Riyazussalihin şerhi, -İhyauulumuddin tercümesi, -Genel konuların bulunduğu bir ansiklopedi, -Diyanet ansiklopedisi, -Aile küçüklerinin okuma zevkini geliştirmeleri için bulundurulacak yazarı Müslüman olan romanlar, -Müslümanların yazarlarına ait genel kitaplar. Herkesin aile kültürü düzeyine göre belirlenecek kitaplar ise kitabı edinecek kişinin birikimine bakılarak tavsiye edilebilir.
Rabbim size yardım etsin. Dua edin. Çok dua edin. Siz öyle bir afet olursa onun kalan malından borcunu ödersiniz. Malı kalmazsa bir şey ödemek zorunda değilsiniz. Dua edin, hayırlı bir akıbete yürüsün.
Ulemanın ittifak ederek haram dediği mesela bir alkolün satılması haram, onun satılması ile elde edilen kazanç da haramdır demekte tereddüt etmeyiz. Sigarada ise böyle bir ittifak henüz yoktur. Dolayısıyla sigaranın kazancını alkol gibi görme/gösterme durumu yoktur. Yine de siz sigara satmayacağınız bir iş üretmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Değerli kardeşim, Bizim de size bu konuda aktarabilecek net bir bilgimiz yoktur. Allah’a kalmış meseleler üzerinden bir sonuca varmak kesinlikle mümkün değildir. ‘Allah’a kalmış’ ile kastımız, bize sağlam yollarla açık bir bilginin ulaşmadığı konuları kastediyoruz. Rabbimiz dileseydi, bu konuda bir açıklamayı Peygamber aleyhisselamın lisanından bize tebliğ ettirirdi. Görüyoruz ki, böyle bir bilgi yoktur. Bu durumda bizim o bilgiye ulaşma çalışmamız daha fazla akıl yormamız, daha fazla fikir üretmemiz olacaktır. Fikir ürettikçe de bize bildirilmemiş bir konuşu bize göre yorumlamada ileri gideceğiz demektir. Bunun bize ne yararı olacak? Sözünü ettiğiniz mesele, kıyamet gününde bize sorulacak meseleler arasında var mıdır? Size tavsiyemiz şudur: Bize net olarak ulaşan konuları öğrenmeye daha çok vakit ayırın. Bu ve benzerlerini ise Allah’a havale edin.
Böyle bir endişede haklısınız. Bu imanın kıymetini bilmekten kaynaklanır. Yalnız bunu vesveseye dönüştürürseniz şeytanı mutlu edersiniz. İrdeleme ve endişelenmeyi salih amellere dönüştürmek doğru olandır. İnsanın ne kendisi hakkında ne de başka bir mü'min hakkında nifak kararı vermesi doğru değildir. Zira böyle bir kararı verecek kadar bilgisi olanın yaptığı iş, bildiği hâlde nifaktan ayrılmaması, tevbe etmemesi demek olur ki, bu normal bir durum değildir. Şüpheleri ve işaretleri de vesveseye dönüştürme yerine temizlemek, yerlerine salih ameller koymak gerekendir.
Maddi ve manevi tazminatları alabilirsiniz. Faiz olarak takdir edilenden de avukatınızın masraflarını verin. Faizden geri kalanı siz almayın, bir derneğe verin. Geçmiş olsun.