Fetva Meclisi
Soru
Müslüman bir insanın kitaplığında hangi kitaplar bulunmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.
Diyanet ilmihali olarak bilinen bir ciltlik kitabı okuyup hazmetmeden hiçbir kitabı okumamalısın. O kitaptaki bilgiler farz bilgilerdir. Birinci ve öncelikli okuma kitabın bu olacak. Okuduktan sonra da o kitabı saklayacaksın. Altını çizdiğin yerleri zaman zaman inceleyeceksin. Bu kitaptan sonra Kur'an-ı Kerim okuyacaksın. Günde beş sayfa oku muhakkak. Bir mü'min olarak Kur'an'ımızdan en az otuz sayfa kadar ezber bilmen gerekir. O kadarı ezberle. Bunu muhakkak bir hoca denetiminde yap. Bundan sonra serbestsin. İstediğini oku. Tefsir, hadis, tarih, ne istersen.
Kaç sayfa kitap okunacağı doğru bir ölçü değildir. İnsan hangi kitabı okuduğu ve ne anladığı önemlidir. Bir sayfa bile yetebilir. Yüz sayfa da boş olabilir. Ölçüyü bu şekilde kuralım. Allah yardımcımız olsun.
Her mü'minin evinde; a-Birkaç boyda mushaf, b-Bir ilmihal, c-Kolay anlaşılır bir tefsir d-Ve Riyazussalihin şerhi bulunmalıdır. Okunsun veya okunmasın bunlar israf olmaz. e-İmani konularda sakıncası olmayan bir genel kültür ansiklopedisi israf olmaz. Uzmanlık gerektiren düzyedeki kitaplar ise o alanın uzmanı olmayan için israf niteliğinde olabilir. Bu şekilde değerlendiriniz.
Aleykümselam. Seviyenizi, geçmiş okuma birikiminizi bilmeden size kitap tavsiye etmemiz doğru olmaz.İkinci olarak da, muhakkak bir okuma grubunun içine katılın, daha kolay kavrarsınız.İlke olarak herkesin okuması şart olan ilmihal ilgisini ihtiva eden sizin seviyenize uygun bir ilmihal ile başlayabilirsiniz. Riyazussalihin ve şerhini okuyabilirsiniz.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı işlere muvaffak kılsın. İlim başlığı altında size şunları tavsiye edebiliriz: a- Bir ilmihal kitabını kavrayacak şekilde okumalısınız. Onu okumadan Kur'an okumanız bile yerini bulmamış olabilir. Diyanet'in ilmihali güzeldir, okuyabilirsiniz. Okuduktan sonra da temel kaynağınız olarak başucu kitabı şeklinde yanınızda olmalıdır. b- İkinci olarak da Riyazussalihin hadis kitabını şerhi ile beraber okuyabilirsin. Erkam Yayınları arasında çıkan şerh sizin için ömür boyu yeterli olur. c- Tefsir olarak da M. Toptaş'ın Şifa tefsiri size yeterli olur. d- Mesleğinizle alakalı olarak yapacağınız karşılaştırmalar için binlerce kitap yerine size tavsiyem şu olur: Kendinize bir ilim danışmanı bulun. Onunla yazışın, görüşün. O sizi fıkıh dünyasına taşısın. Daha rahat ve daha kalıcı bir yöntem olur bu. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Muhammed Abduh hakkında mason olmasından, kasıtlı çalıştığına kadar pek çok iddiada bulunulmuştur. Yaşadığı hayatında da bu iddiaları doğrulamaya yarayacak izler vardır. Bunun yanında ilim dünyası için önemli isimlerle bir arada olması da söz konusudur. Karışık ve çözümsüz bir bilgi ile çevrelenmiştir adı. Kanaatimiz şudur: Mü'min olduğu hakkında tartışma abestir. İlim adamlığı konusunda önemli bir yeri vardır. Fikir adamlığı ve ileri görüşlülüğü ise tartışılabilir. Şu anda onun izini sürmeyi gerektirecek bir ihtiyaç da yoktur. Öyle veya böyle Rabbinin huzuruna varmıştır. Hatalarından ötürü Allah’tan mağfiret buyurmasını dileriz.
Ulemanın ittifak ederek haram dediği mesela bir alkolün satılması haram, onun satılması ile elde edilen kazanç da haramdır demekte tereddüt etmeyiz. Sigarada ise böyle bir ittifak henüz yoktur. Dolayısıyla sigaranın kazancını alkol gibi görme/gösterme durumu yoktur. Yine de siz sigara satmayacağınız bir iş üretmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Değerli kardeşim, Bizim de size bu konuda aktarabilecek net bir bilgimiz yoktur. Allah’a kalmış meseleler üzerinden bir sonuca varmak kesinlikle mümkün değildir. ‘Allah’a kalmış’ ile kastımız, bize sağlam yollarla açık bir bilginin ulaşmadığı konuları kastediyoruz. Rabbimiz dileseydi, bu konuda bir açıklamayı Peygamber aleyhisselamın lisanından bize tebliğ ettirirdi. Görüyoruz ki, böyle bir bilgi yoktur. Bu durumda bizim o bilgiye ulaşma çalışmamız daha fazla akıl yormamız, daha fazla fikir üretmemiz olacaktır. Fikir ürettikçe de bize bildirilmemiş bir konuşu bize göre yorumlamada ileri gideceğiz demektir. Bunun bize ne yararı olacak? Sözünü ettiğiniz mesele, kıyamet gününde bize sorulacak meseleler arasında var mıdır? Size tavsiyemiz şudur: Bize net olarak ulaşan konuları öğrenmeye daha çok vakit ayırın. Bu ve benzerlerini ise Allah’a havale edin.
Maddi ve manevi tazminatları alabilirsiniz. Faiz olarak takdir edilenden de avukatınızın masraflarını verin. Faizden geri kalanı siz almayın, bir derneğe verin. Geçmiş olsun.
Rabbim size yardım etsin. Dua edin. Çok dua edin. Siz öyle bir afet olursa onun kalan malından borcunu ödersiniz. Malı kalmazsa bir şey ödemek zorunda değilsiniz. Dua edin, hayırlı bir akıbete yürüsün.
Böyle bir endişede haklısınız. Bu imanın kıymetini bilmekten kaynaklanır. Yalnız bunu vesveseye dönüştürürseniz şeytanı mutlu edersiniz. İrdeleme ve endişelenmeyi salih amellere dönüştürmek doğru olandır. İnsanın ne kendisi hakkında ne de başka bir mü'min hakkında nifak kararı vermesi doğru değildir. Zira böyle bir kararı verecek kadar bilgisi olanın yaptığı iş, bildiği hâlde nifaktan ayrılmaması, tevbe etmemesi demek olur ki, bu normal bir durum değildir. Şüpheleri ve işaretleri de vesveseye dönüştürme yerine temizlemek, yerlerine salih ameller koymak gerekendir.