İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Müslümanlarda temizlik var, virüs bulaşmaz şeklinde bir söylemi sahiplenebilir miyiz?

Cevap

Çok sıradan ve gereksiz bir söylem olur bu söylem. Bugün insanlığı etkisi altında tutan virüs musibeti sadece “temiz olmama” gerekçesine dayanmıyor. Bu bir afettir ve bu hayatın içinde tabii bir süreçle gelişmiştir. Tertemiz insanlara da bulaşabilmektedir. Büyük olayları küçük akıllarla yorumlamanın sonucu bu tür söylemler geliştirilmektedir. Evet, temizlik açısından daha dikkatli olunsa musibet bu kadar büyük olmayabilirdi belki ama neticede sadece temizlik ekseninde dönülen bir durum değildir başlığımız. Dinimizi ve dindarlığımızı daha geniş ufuklardan izlemeliyiz. Buna rağmen “Müslüman ve temizlik” konusu böyle bir afetin içine girmeden de takdir edilmesi gereken bir farklılıktır. Her Müslüman şu temizlik hassasiyeti ile dindarlık yaşar, bu da bir farktır biiznillah: Gusül asgari haftada bir kere, Abdest günde asgari beş kere (burun içi ve ağız içi temizliği ile beraber), Parmak aralarını abdestte ovalama emri, Kulakları mesh etme, Saç temizliği, Beden için kıl temizliği mecburiyeti, Taharetlenme mecburiyeti, İdrardan kaçınma emri, Temiz şeyleri tüketme mecburiyeti, kap çanak hassasiyeti, açık kapta yiyecek bırakmama emri, bardak ve benzeri kaplara üflememe emri, Hapşırınca veya esneyince ağzı kapatma emri, Sağ eli temiz işler için saklama ve onu asla mikroplu işlere bulaştırmama emri, Yemeği de sağ elle yeme emri, yemekten önce elleri yıkama emri… Bunlar virüsten korunmak için yapılmıyor olsa bile mü'min insana temizlik disiplini getirmektedir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Teyemmüm; a- Suyun yokluğunda, b- Suyu kullanamama durumlarında ruhsat olarak yapılabilir bir ibadettir. Yapıldığında da abdestin aynısıdır. Suyu kullanamama durumuna genelde hastalık sebep olarak gösterilir ama sözünü ettiğiniz durum gerçekte bir KULLANAMAMA durumudur. Buradaki kullanamıyor olmanın gevşek tutulması durumu ise kişinin takvası ile alakalıdır. Bir gevşek tutma, önemsememe söz konusu olmadıkça teyemmüm için gerekli şart oluşmuştur. Soruda belirtilen şartlar teyemmüm için biiznillah yeterlidir. Allah teala ümmetimizi afetlerden muhafaza buyursun.

Hocam, koronavirus şüphesi olan kişilerle direkt temasta olan sağlıkçı hanımları
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bakış hiç doğru değildir. Neticede bu Allah’ın azaplarından bir azaptır. İman edene de gelir, etmeyene de gelir. Bundan daha vahimi ölüm değil midir? İman edenler ölmüyor mu? Bu yaşadığımız dünya hayatında mü'mine ayrı kâfire ayrı işlem yapılmıyor. O dediğiniz ahirette olacak inşaallah; orada mü'minler Allah’ın nimetlerini ebedi olarak tadacaklar. Burası dünyadır orası da cennettir. Bu musibetler mü’minlere geldiğinde iyilerin derecesini arttırır, günahkârların günahlarını düşürür; ahirete kazanmış olarak giderler. Kâfirlere geldiğinde ise çektikleri eziyetle ahirete giderler, bir kazançları olmaz. Afetleri bir ayıplama konusu olarak değerlendirmek yanlıştır. Bu ümmetin en iyileri olan sahabelerden niceleri benzer afetlerle Rablerine gittiler. Değerlendirmeleri yaparken duygusallıktan uzak yapmak gerekir. Allah Teâlâ bütün insanlığı afetlerden muhafaza buyursun, gelen afetleri de ıslahımıza vesile kılsın.

Şu salgın virüs gâvur Çinlilerden bize bulaştı. Bu belanın Müslüman ülkelerinde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir karar ancak yıllar sonra izlenebilir. Şu anda “şu iyiliği getirdi” denmesi çok zordur. İhtimal insanlar bu felaket geçtikten kısa bir zaman sonra adını bile hatırlamıyor olabilirler. Toplumların ibret alıp düzelme ihtimali ne yazık ki çok yüksek değildir. İyilik sebebi olmasını dileriz ama bunu zamana bırakmak gerekir. Buna rağmen hızlı bir tarama ile şu acil öğütleri hatırlattığını söylememiz mümkündür: 1- Bütün insanlığa özellikle de Müslüman nesillere sıhhatin ve vaktin kıymetini hatırlattı. Ölüme ne kadar yakın yaşadığımızı, ölümün karşısında çok ödlek olduğumuz gerçeğini hatırlattı. Fani dünyanın ebedi ahireti ezdiğini, gafletimizin ahiretimizi zarar ettirdiğini hatırlattı. 2- Bireysel çapta da olsa ibadete ve haramlardan uzaklaşmaya teşvik etti. Tevbe eden kullar oldu. 3- Unutulmuş sünnetlerden bazılarını hatırlattı. Erkeklerin evlerinde hanımlarına yardım etme sünnetini hatırlattı. Çocuklarla bir arada vakit geçirmek diye bir sünnet olduğunu hatırlattı. Unutmayanlar için güzel kazanç oldu bunlar. 4- Peçeyi itici bulan medeniyet erbabı yüzlerini beyaz peçelerle kapatıp şehirlerde dolaştılar. Gülünç buldukları peçeyi maske olarak kullandılar. Bu da bir ders olmuştur umarız.

Koronavirüs salgınının iyi sonuçlar da getireceği söyleniyor, ne olabilir bu kad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tarif ettiğiniz gibi bir temizlik tamamdır, vesveseye gerek yoktur. Allah kabul etsin.

Büyük abdestimizi klozette yaptıktan sonra taharet musluğundan çıkan su bol ve t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Sıkıntınızı ve ağrılarınızı günahlarınızın temizlenmesine vesile kılsın. Âmîn. Durum şöyledir: 1- Yoğun bakımda veya eliniz kolunuz bağlı gibi bir durumda olmadığınız sürece gusletmeniz gerekecektir. 2- Evet, bir bayan olarak gusletme fırsatı bulamayabilirsiniz. Buradaki bulamama sıfır imkân denebilecek bir bulamama olsun. 3- Bu noktadan sonra teyemmüme geçebilirsiniz. Teyemmüm edin, o teyemmümle namaza geçin. İlk su fırsatında da gusledersiniz. Geçmiş olsun.

Hocam, corona nedeniyle karantinada bir hanım kardeşinizim. Aybaşı oldum, temizl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Batıda veya mü'mince yaşamadığın bir yerde yaşamak zorunda olmanızı gerektirecek zarureti tekrar düşünmelisiniz. Tıp gibi zaruret denebilecek bir bölüm değilse bu kahrı çekmenizin ne anlamı olacak? Çorap mest giyerek ayaklarınızı yıkamayacağınız bir sistem uygulayabilirsiniz. Bunun dışında sizin için tavsiye edebileceğim bir kolaylık bilmiyorum; namaz bizim dinimizdir. Dinimiz hayatımızdır.

Hocam, batı dünyasında yaşayan bir üniversite öğrencisiyim. Üniversitede abdest

Corona konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu dünyada her ne gerçekleşirse onun karşısında muhakkak mü'min farklıdır. Zira mü'min olayları iki boyutuyla yaşar. Bir boyutunda bu dünya vardır ki onda diğerleri ile aynıdır. Bir de ahiret boyutu vardır. O boyutu başkalarından farklı olarak hisseder ve yaşar. Buna dünyanın akıbetini ahirette görme boyutu da diyebiliriz. Hiçbir mü'min, Peygamber aleyhisselamın beyanı ile ayağına batan bir dikenden bile istifade etmeden bu dünyadan gitmez biiznillah. Her ne kadar mü'min de kâfir gibi bu dünyanın olaylarında canını, malını ve yakınlarını korumak için tedbirler alsa da sonuç olarak bu fark kaybolmaz. Biz mü'minler olarak farklıyız. Bu farkımızı şu noktalarda izleyebiliriz: Bakışımız farklıdır. Onlar belayı sadece bir virüse yaslayıp onun üzerinden konuşur ve plan yaparlar. Biz ise virüsü onlar gibi bir kaynak görmekle beraber, bizi yaratıp bize hükmeden Rabbimizin bizden ne murat ettiğini de düşünürüz. Bela büyüdükçe bizim de imanımız büyür. Sabrımız büyür. Akidemiz güçlenir biiznillah. Biz ilaç üzerinden tedavi, karantina üzerinden korunma yaparız. Bunu onlar da yapar ama bizim bir de bizi yaratan Rabbimize itimadımız vardır. Onun bizi koruyacağını hesap ederiz. Böylece hastalık gelmeden hasta olacak acizliğe düşmeyiz. Bizim dışımızdakiler doktora ve ilaca dayanır. Doktoru kaybettiğinde umudu biter. Bizde ise ölürken bile aciz ve pasif kalmak yoktur. Umudumuz sonsuzdur. Dünyanın yıkılışını izlerken bile elimizdeki fidanı dikmeye çalışan bir anlayışımız vardır. Biz de hasta oluruz onlar da hasta olur. Onlar iyileşir veya ölür dosyaları kapanır. Bizde öyle olmaz. Hastalıkta çektiklerimiz bize sevap olarak yazılır. Zarar üzerinden bile kâr etmiş gibi oluruz. İyileşirsek de şükrederek kazanmış oluruz biiznillah. Sabır bizim kazanç kaynağımız olmuş olur. Çünkü sabrımız Allah içindir ve Allah iledir. Sağlık ve afiyetimiz üzerinden geçirdiğimiz bu süreci kendimize ders durumuna getirir ve kazanırız. Onlar ise konuyu sadece ekonomi üzerinden değerlendirirler. Bu da aramızdaki kapanmaz farklı bir açıdır. Belalar bizde yardımlaşmayı ve kardeşliği öne çıkarır. Onlarda ise bencilliği ve canını kurtarmayı güçlendirir. Bu da büyük bir farktır. Ölenimizin şehit olduğu, kalanımızın günahlarından tevbe edip Rabbine yöneldiği bir dünyada kim bizim gibi olabilir, kim iman etmenin tarif edilemez lezzetine ulaşabilir? Ne büyük nimettir iman, ne üstün meziyettir mü'min olmak! Elhamdülillah. Yerler gökler dolusu elhamdülillah.

Hocam, yaşanan bu virüs belası ile alakalı güzel notlar okudum sizden. Allah raz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âmin güzel kardeşim âmin. Size, bize ve hepimize, gayeleri tespit etme planı niteliğinde olması için şunları söyleyebilirim: Hayatımızı ne kadar Allah’tan korkma, ona umut bağlama ve rızasını arama üzerine geçirdiğimizi test edelim. Kendimize Ashab-ı Kiramı örnek alalım. “O benden razı olsun da…” diyen salih kullarını rehber edinelim. Bundan sonraki yaşamımız böyle olsun diye de sık sık bu testi yapalım. Test sonuçlarına göre de gerekeni yapmaya çalışalım. İbadetler kadar ahlâkımızı da önemseyen bir Müslümanlık yaşayalım. Ahlâk giderse veya erirse beraberinde din de eriyebilir diye dikkat edelim. Bu ahlâkı da öncelikli olarak ailemizde, çevremizde ve bütün toplumda oluşturma gayretinde olalım. Böyle zamanlarda yani fitnenin ve belaların yoğunlaştığı zamanlarda insanlar kendi canlarının derdine düşerler. Biz ise ümmet olarak bu hayattan mesul olduğumuzu, “ben” olmaktan önce “biz” olduğumuzu unutamayız. Biz mantıklı mü'min olarak yaşayacağız. Çevremizi dert edineceğiz. Ve bu dert ediniş sadece fakirler, hastalar üzerinden olmayacak; insanlığı ve insanı, ahiretin onlardaki göstergelerini de dert edineceğiz. Sonra da gerekenleri yapmaya çalışacağız. Neticelerine bakmadan, sonuç beklemeden Allah’ın emirlerini yerine getiren mü'min olacağız. Farzlar bizim için hayat niteliğinde görevler olacak. Her eksik farz bizim için nefes alınamamış bir saat gibi kabul edilecek. Zaman konusunda her zamankinden daha hassas olacağız. Artık saat değil dakika kullanma vaktidir diye düşüneceğiz. Kıyamete veya bizim hususi kıyametimize çok kalmadı şuuru bunu gerektirir. Olaylar ve gelişmeler her ne olursa olsun, bizim Rabbimiz Allah’tır dediğimize göre asla ve asla umutsuz olmayacağız. Kıyametin kopmasına on dakika kala bile elimizdeki fidanı dikeceğiz. O fidan çocuk olur, iki rekât namaz olur, bir sadaka olur, bir iyiliği tavsiye olur, anne babaya hizmet olur… Her ne olursa… Dinimizi ve kulluğumuzu şüpheler sarmalında tutmayacağız. Dünyada tek kalsak bile biz devam ettiririz diye imanımız olacak. Bütün insanlık gitse de ben tevhidi sürdürürüm diye düşüneceğiz. Böyle bir yürekle şeytanın karşısında duracağız. İlk belada dökülenlerden olmaktan utanmalıyız. Belalar yağmaya başlasa bile biz eşimizle beraber, “üçüncüsü Allah olan...” diye itikat edeceğiz ve üzülmeyeceğiz, yıkılmayacağız, çökmeyeceğiz. Belaların altında ezildiğimizi çocuklarımıza göstermeyeceğiz. Bela geldikçe biz duaya sarılacağız. Zikre sarılacağız. Secdeye kapanacağız. Ama bir dakika bile umutsuz kalmayarak şeytanı çıldırtacağız. Doğruluk, ihlas bizim sembolümüz olacak. Mü'minler olarak aramızdaki kardeşliğimizi her zamankinden daha fazla koruyacak ve canlandıracağız. O kardeşlikten Allah’ın rızasını umacağız. Rabbim muvaffak kılsın.

Hocam, Allah sizden razı olsun. Sizi doğuran annenize rahmetler yağdırsın. Bir t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece bir çubuğun içeri bir sıvı/gıda akıtılmadan ağza sokulması orucu bozmaz.

Hocam boğaza ve burna çubuk sokularak yapılan covid testi orucu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu gerçeği unutmayın, hem de hiç unutmayın: Biz her gün biraz daha kıyamete yaklaşıyoruz. Her gelen gün, bizi bir adım daha, deccale, büyük sarsıntıya, fitnelere, azgınlıklara yaklaştırmaktadır. Bu da gösteriyor ki, bizim her geçen gün kendimizi biraz daha fazla Allah’a yaklaştırmamız gerekiyor. Şeytan saldırısını büyüttükçe bizim de Allah’a yakınlaşmamız büyümeli ki, açı kapanmasın ve biz helak olmayalım. Daha da büyüklerini ve ağırlarını görmeye de hazır olacağız. Çare yok, burası dünyadır. Dünya da böyle olması için vardır. Ümmet olarak biz ise bu kargaşanın ortasında Allah’a imanımızı korumakla mükellef bulunuyoruz. Dertleri ve sıkıntıları sayıp durmak bir ibadet çeşidi değildir. Elinden geleni yapmak ise bir ibadettir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin “din garip başladı, yine garip olacak...” sözünü unutamayız. Dinin en garip hâli de, kendi toprağında garip düşmesidir. Bid’atlerden, içini oyma girişimlerine kadar binbir sorun bizim gerçeğimizdir. Toplumu, beceremezsek mü'min kardeş çevremizi, onu beceremezsek ailemizi, onu da beceremezsek kendimizi koruyacağız. Her birimiz, Medine’de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının başlattığı o mübarek yürüyüşün son yürür ayakta adamı olmaya hazır olacağız. Bunun başka çaresi yoktur. Belki kaba bir örnek olacak ama lütfen müsamaha edin. Şu atasözü ile teselli bulabilirsiniz: “İt ürür kervan yürür.” İtler ürüyecek ama bizim iman kervanımız biiznillah yürüyecektir. Bundan hiç şüphemiz yoktur. Tek kişi bile kalsak bu böyle olacaktır. Bizim röntgenimizi melekler böyle görüntülesinler.

Hocam, başımıza büyük bir bela olarak bu salgın geldi. Bir yandan can derdine dü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle salgın zamanında sizin gibi bir hastanenin acilinde nöbet tutan doktorların, koruma amaçlı olarak giydikleri kıyafetlerini çıkarmadan namaz kılmalarında hiçbir sakınca yoktur. Hatta çok yoğun durumlarda, üzerinizdeki tulumu çıkarmanın sağlık açısından sakıncası veya yenisini temin etmede zorluğu olacaksa teyemmüm bile etmeniz mümkündür. Sizin bu durumda kıldığınız namaz biiznillah cephede mücahitlerin kıldığı namaz gibidir. İhlasla ve gayretle yaptığınız her çalışma sizin adınıza büyük bir hasene olarak yazılacaktır. Salgın geçtikten sonra insanlar, doktorları övmekten vazgeçeceklerdir hatta kusur olarak bir şeyler saymaya bile başlayabilirler ama melekler sizin gayretlerinizi asla unutmayacaktır. Sizin ve bütün insanların en dar günü olan mahşerde bugünkü gayretleriniz sizi bulacaktır. Bundan emin olarak heyecanla çalışın. Allah yardımcınız olsun, sa'yinizi meşkûr kılsın. Elinize şifalar indirsin. Kardeşlerimize selamlarımızı ve dualarımızı hasseten bildiriniz.

Hocam ben acilde çalışıyorum. Biliyorsunuz büyük bir salgın hastalık zamanındayı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunu iman meselesi olarak görmek abartı olur. Evet, ciddi bir tereddüt var ama ne yapılabileceği konusunda da ciddi bir alternatif de yok ortada. Olsa olsa günah ve hatadan söz edilebilir.

Yahudi firmalar aşıyı sorgulamadan onay verdi diye uygulamak beden emanetine iha

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.