Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Almanya'da yaşıyorum. Buradaki cami imamı rükû ve secdeleri hızlı yapıyor. Fatiha suresini bile bitiremiyorum. Evde kılmam daha uygun olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Camiden vazgeçme. Ön sünnetleri farzdan sonra kılabilirsin. Bu konuyu imamlarla veya diğer insanlarla konuşmaya gerek yok, şevkin kırılır. İYİ BİR NAMAZ İÇİN İYİ BİR MÜCADELE GEREKEBİLİR. Allah yardımcımız olsun.
Evde de cemaat yapabiliyorsanız bir sıkıntı yoktur. Elli yüz metrelik yakın bir mesafede cami varsa camiye gitmeniz gerekir. En azından günün bir vakti muhakkak camiye gidin. İmtihan yoğunluğu ve benzeri olağanüstü denebilecek zamanları müstesna yapabilirsiniz. Rabbim sizi bu merhume ümmete bağışlasın. Hizmetiniz insanlığın yüzünü güldürsün. Meleklerin duaları ile yoğunlaşasınız. Bize de dua ediniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir tereddüdü gidermek için farzı kıldıktan sonra evinizde gerisini kılabilirsiniz. Daha iyi bir iş yapmış olursunuz.
Namazların son sünnetlerini evde kılabilirsiniz ama bu nedenle camiyi terk ederek daha fazla sevap kazanamazsınız. Ne varsa yoksa camide var, orayı terk etmeyin.
Evde kalmanızda bir sakınca olmaz. Evde kendiniz farz namazları kılarsınız.
Biri imam ikincisi cemaat olan her iki kişi Cuma namazı hariç cemaattir. Elbette bu cemaat, bir camideki cemaat gibi değildir ama cemaattir.
cami konusundaki diğer fetvalar
Cami duvarının dışında kalan bölüm cami değildir. Oradaki mezarların veya türbelerin de namaza mani olması söz konusu olamaz.
Hepimiz bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Rabbimiz bizi imtihan edecek ve kazanacak ya da kaybedeceğiz. Şunu unutmayınız: İmtihanımız bir anlık değildir. Vaktini bilmediğimiz son nefesimize kadar sürecektir imtihanımız. İnşaallah iman sahibi olarak öldüğümüzde, bu imtihan boyunca yaptığımız ve yapmadığımız artı eksi ne varsa hepsinin ortalaması ile karşılık bulacağız. Şeytan ister ki biz, bir iki düşme ile düştüğümüz yerde çöküp kalalım. Allah Teâlâ da ister ki kulu yılmasın; düştüğü yerden kalksın ve yürüsün. Siz Allah Teâlâ'nın istediği gibi yapın, düşseniz de yılıp çökmeyin, devam edin yürüyün. Bin kere düşseniz de bin birinciye kalkın ayağa. Yol böyle yürünüyor endişeye gerek yok. O iman enerjisi varken korkmayacaksın, umutlu olacaksın. Allah yardımcın olsun.
Huşu’ namazda Allah’ın huzurunda bulunduğun idraki ve pratiği ile namazı kılmaktır. Bu da dünyalık düşünceleri dışarıda bırakmak demektir. Tam bir huşu’ ile namaz kılmak mümkün değildir denemez. Mümkün olmayan bir şeyi Rabbimiz bizden istemez. Başlar başlamaz, namazları huşu’ ile kılmak da zordur. Bunun ortalaması şöyle bulunabilir: Her kılınan namaz, kılanı biraz daha huşu’ ile kılmaya yaklaştırır. Bu belki yıllar alır ama her namaz, aynı zamanda bir eğitim olur onun için. Dünya meşgalesi içinden geçilen bir namazda zihin meşguliyetlerinin olması biraz normaldir de. Mümkün olduğu kadar namaz öncesinde gergin olmamaya gayret edilir. Namaz kılınan ortam cami ve benzeri namaza tahsis edilmiş yer olur. Ses kirliliği, görüntü yoğunluğu gibi sıkıntılara karşı mümkün olduğu kadar tedbir alınırsa bir nebze huzurlu bir namaz kılınabilir. Netice olarak, namaz huşusuz olunca kabul olmaz diye bir kural yoktur. Huşu’ hedefine doğru yürüdükçe biiznillah sıkıntı da olmaz. Allah yardımcımız olsun.
Allah Teâlâ size afiyet versin, sabırla yaşamayı kolay kılsın. Âmîn. Evet, camide namaz kılmak namazın önemli şartlarından biridir ama namazın kabul olmasının şartlarından değildir. Belli sebeplerle camiye gidilmeyebilir. Belirttiğiniz şişmanlık bu sebeplerden biridir Çünkü şişmanlık bir hastalıktır. Her hastalık gibi o da bir özürdür. Mesela merdiven çıkamamak, eve dönünce nefes zorluğu çekip yatma durumunda olmak gibi “hasta” muamelesi görmeyi gerektirecek durumdaki şişman hastalık özrü ile camiye gidemeyebilir, evde kıldığı namazla da inşaallah aynı sevabı kazanabilir. Buradaki rahatlatıcı ölçü şudur: Böyle hasta değil iken camiye gidiyordu da şu anda “gidemiyor” ise sebep bu hastalıktır ve özürdür. Özürlü de biiznillah muaftır. Cuma namazına muhakkak gitmeye çalışın. Cami ile bağınız kopmaması için de ara sıra da olsa kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlar gitmeye çalışın. Allah Teâlâ kabul buyursun, eksiğimizi telafi etsin. Âmîn.
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
Bir kere senin bu durumu bağlı olduğun müftün ile görüşmen gerekir. Onun yönlendirmesi önemli. Ciltlettirilip tamir edilmesi mümkün olanı tamir ettir. Eski kitaplarımızda okunamaz duruma gelen Mushaf için temiz ayak basmaz bir yere gömülür denmekte idi. Şu anda böyle bir yer bulmakta zorlanılabilir. Onun yerine yakılıp külü temiz bir yere gömülebilir. Bu dönemde üretilmiş eski kâğıtları talaş haline getiren cihazlarda da itlaf edebilirsin. Bunları yaparken insanların gözü önünde yapmamanı tavsiye ederiz ki, yorumlayamayacakları şeylerden ötürü fitne üretmelerine sebep olmayasın.