Fetva Meclisi
Soru
Babamgil ana-baba bir 8 kardeş ve birde baba bir 3 kardeşleri daha var. Babaannem sağ. Dedem yıllar önce öldüğünde diğer 3 kardeşleri evlenmiş aile dışındalar. Dedem öldüğünde 8 kardeşten en büyük, babam evli, diğerleri bekar.Dedem ile diğer çocukların bazısı arasında aile içi sorunlar yaşanmış. Dedemde elinde olan tarlaların çoğunu resmi olarak babaanneme vermiş. Bir kısım tarlada (16 dönüm) dedemin üstünde. Babam, iki amcam ve evleninceye kadar diğerleri beraber çalışmışlar. Sırayla evlenecek olanı evlendirmişler. Babam sağ iken iki amcamla beraber 2003 de vefat edinceye kadar bütün tarlaları ekip dikerlerdi. Babamın öldükten sonrada diğer amcalarım ekip dikiyorlar. Diğer kardeşleri babaanneme tarlaları herkese paylaştırması için talepte bulunuyorlar. Ne dedemin olan nede babaannemin üzerine kayıtlı olan tarlaları paylaştırılmış değil ve halen amcamlar ekiyor. Haklı olarak herkes payını istiyor. Hocam böyle karmaşık bir yapının içinde büyüdük. Babam 2003 de ölünce amcamlar bizi korudu kolladı. Tabi bende okulumdan boş olan zamanlarda çalıştım. Tabi yine aynı arazilerde. Ama çalıştığım çok bir şey etmez. 2008'e kadar böyle devam etti. 2008 de ben asteğmen olarak güneydoğuya askere gidince maaş aldım. O andan itibaren biz çoğunlukla kendimizi idare etmeye başladık. Kırsalda yaptığım için para biriktirdim. Gelince babam gününden kalan birkaç inek vardı onlarla ilgilenmeye başladım. Yeni inek aldık vs. Yani kazancımız şu anda sığırcılıktan. Ancak sığırların saman ve yem ihtiyacını amcamların ekip diktiği tarlalardan sağlıyoruz. Bende az çok çalışıyorum. Geçen sene yani şuanda kullandığımız yem ve samanın %80-90 ını babam gününden kalan ineğin birini satarak karşıladık. Bu düzenden ben giderek sıyrılmaya çalışıyorum. Kalkan mahsulün öşrü verilmiyor. Ben hâsılatta söz sahibi değilim. Şu anda vermek istesem hâsılat benim değil. Ancak un vs. gibi yiyip içiyoruz. Genellikle pancar kooperatifi gibi faiz bulaşabilen yerlerden ve kredi kartı gibi şeylerle alış veriş yapılıyor. Yani faiz şüphesi de kafamı karıştırıyor. Birde hocam dedemin tarlalarının ekimine de sadece traktör sürmek gibi ve ya beden çalışmak gibi katkıda bulunuyorum. İstemeyerek de olsa bunu yapıyorum. Hocam karmaşık yapı ve Sizden aldığım cevaba göre ben bu düzeni tamamen terk ve ya devam ettirmek istiyorum. 1- Geçmiş yıllar için ve şu an için Öşürden benim bir sorumluluğum olur mu? Ben kendi yedirdiğimi hesaplayıp versem nasıl olur. 2- Yine tarlaları hak sahiplerine vermek benim elimde değil. Ancak cahiliye dönemimde amcamgile yakın olduğumdan zulme destek oldum. Ancak askerden sonra en azından kalben ben bu durumu istemedim. Hocam babaannem halalarımın baskıları yüzünden vermeye niyetlenmişti. Bende Allah rızası gözetmeden "seni koruyup kollayan olmaz kime ektirirsen ektir ama tapuları verme ölünce alsınlar demiştim" babaannemi düşünerek. Ancak yine istemesem de bize faydası oluyor. Bizim inekler üzerinde mirasçıların bir hakkı var mıdır? Helalleşmem gerekir mi? 3- Birde hocam annem sadece benim evlenemediğimi düşünüyor. Yani benim bu işi terk etmemi istemiyor. Bu durumda beni sıkıntıya sokuyor. Annemi dinlemeli miyim? 4- Hocam bizim kazancımız bize helal midir haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dediniz tarlayı size verdi ise bu, tarlanın sizin mülkünüz olduğunu gösterir. Satmak veya başka bir şekilde değerlendirmek hakkınızdır. Kardeşlerinizin de onda bir hakkı olmaz. Dedeniz tarlayı, size vermedi de sadece kâğıt üzerinde sizin adınızı yazdırdı ise o zaman, dedenizden izinsiz bir uygulama yapmayın.
Selamünaleyküm. Şu âlemde bizim için imtihan olmayan bir şey yoktur. Aldığımız her nefes bir çeşit imtihandır. Geçmişinizle alakalı bilgiler oldukça garip. Siz bu gariplik içinde kendinize cenneti önünüzde görecek bir tavır belirlemelisiniz. Evet, nefsinize ağır gelecek işler olabilir ama siz cenneti düşünün. Kendinizi Yusuf aleyhisselâma benzetin. O da gariplikler içinde ama muhteşem bir hayat yaşadı. Sabredin. Allah'tan başka kimseniz olmayacağını iyi bilin. Babanıza resmi düzeyde de olsa evlâtlık yapın. İçinizden gelmese de yüzeysel görevlerinizi ihmal etmeyin. Allah'a emanet ederim sizi.
Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılai rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarf etmeyin.
Selamünaleyküm. Sizin bu titizliğiniz sizin açınızdan güzel, devam ettirin ama onun anne babası ile ilişkisi açısından sizin müdahil olmanız gerekmez. Dedenizin evinde hiç yemek yemiyor olmanız için de onun sofrasının olduğu gibi haramdan kuruluyor olması gerekir. Bunun ötesinde seçici olun ama kökten silen biri olmayın.
Babanızın Almanya Devleti ile olan mali ilişkilerinde, o devletin kurallarını uygulayacaksınız. Almanya Devleti, babanızın dosyasını kapattı ise babanızdan size kalan sizin için helal olur. Babanızın haram karışmış olan malını miras almanız takva açısından sakıncalıdır. Takva açısından sakıncalı olmak demek, yapmasanız daha iyi olurdu demektir. Fedakârlık edip o malı tamamen elden çıkarsanız iyi bir iş yapmış olursunuz demektir. Ancak kardeşlerinizin o malı bölüşüp yemeleri, babanız için mezarda büyük bir sıkıntı iken sizin için o derece bir sıkıntı değildir. Babanızın sağlığında sizin kazancınızı babanıza vererek hayatınızı sürdürmeniz, o zaman düzeltilmesi gereken bir hata idi. Bu da babanızın bir hatası olmuş. Şu anda kalan maldan böyle bir hak talep edemezsiniz. Çünkü böyle bir hak rakamlara vurulamaz. Siz, ahirette kazananlardan olmaya bakın. Kardeşleriniz, böyle bir anlayış gösterebilselerdi faziletli bir iş yapmış olurlardı. Sakın bunu kardeşliği kaldıracak düzeye getirmeyin. Dünya malı için kardeşliği, akrabalığı ezmeye değmez. Herkes ölüp gidecek. Asıl hayat burası değil. Allah size sıhhat ve afiyet versin. Ailenizle huzur içinde yaşayın. Gerisi onların olsun. Bir saatlik huzurlu bir ortam büyük bir servete bile değiştirilmez. Büyük işlere talip olun. Allah'ın katındakine, ahiretteki nimetlere talip olun. Size dualar ederiz.
Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılayı rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarfetmeyin. Allah'a emanet olun.
amca konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Anne babanın, dayı, amca, hala ve teyzesi; kendi çocuklarının da dayısı, amcası, hala ve teyzesidir. Dolayısıyla mahremleridir.
Selamünaleyküm.Yeğene fitre ve zekat verilebilir.
Selamünaleyküm. Anneniz yaşıyorsa, sizin her biriniz 33,3 oranında, anneniz 12,5 oranında, amcanız da 20,8 oranında yüzde hissesi alacaktır. Anneniz yoksa siz ve amcanız yüzde 33,3 oranında hisse alacaksınız. Amcanızın, babanızın sağlığında yaptığı hatalar ahirette hesabı sorulacak işlerdir. Mirasa engel olan sadece iman farkıdır.
Aleykümselam. Bu hanımefendi parayı bankadan alsın. Eğer sadakaya muhtaç bir fakir ise kendisi, amcasının maaşı olarak değil de bir sadaka olarak onu yesin. Değilse bir kuruma versin. Her ay da öyle yapabilir
Selamünaleyküm. Eşinizin, sizin amcalarınız veya dayılarınız gibi yabancılarıyla ilişkisi 'yabancı' durumunda olmalıdır. Günlük kıyafetiyle onlarla bir mekânda bulunamaz, ellerini asla öpemez.