Fetva Meclisi
Soru
Hocam, geçen yıl hesabımda mesela 10.000 Euro vardı. Bu rakam bu yıl içinde indi, çıktı ve yine 10.000’i geçti. Bunun zekâtı nasıl hesaplanacak?
Cevap
Benzer fetvalar
Nisab baraj demektir. Nisabla beraber zekât sorumluluğu ve yıl için takvim başlar. Yılsonunda eldeki bütünün zekâtı verilir. Bu şu demektir: Nisab miktarı olarak mesela on bir lira ile başlamış birisi yılsonunda yirmi bin lirası var ve bunun zekâtını veriyor. Yirmi binin mesela iki bini bir haftadır elinde olabilir. Önemli olan yılsonundaki toplamın zekâtını vermektir.
Zekâtın bildiğiniz gibi bir nisabı vardır. Yani nisab belli olduktan sonra her yıl zekât verilir. Bu nisab 81 gram altın veya onun bedeli olabilecek bir maldır. Elinizde o kadar mal veya daha fazlası varsa onu başlangıç kabul edin. Bir yıl sonra (355 gün) elinizdeki mala bakın; nisabtan aşağı düşmüş ise zekât vermeyeceksiniz. Olduğu gibi duruyor veya arttı ise bütününün yüzde iki buçuğunu zekât verirsiniz. Daha sonraki yıllarda da aynı şekilde devam edersiniz. Faiz olan bölüm için zekât verilmez. Çünkü o, yok sayılan bir maldır. Malınızı hesaplarken de, - Elinizdekiler, - Bankadakiler (ilave görmüş halleri ile), - Alacaklarınız, - Ticaret yapıyorsanız satılık mallarınız hesaplanacaktır. Toplamı belli olduktan sonra da sabit borçlarınız ve o ayki ödenecek tahakkuk etmiş faturalarınız elinizdeki maldan düşürülür. Kalan netin yüzde iki buçuğunu verirsiniz. Allah'a emanet olun.
Zekât zamanınız ne zamansa o zaman elinizde ne varsa onun zekâtını verirsiniz.
Size zekât hangi gün borç oldu ise o günün hesapları üzerinden ödersiniz.
Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yasal bir uygulama gereği mezar açılabilir. Ortada bir hile ve aldatmaca yoksa inşaallah sakınca yoktur.
Müslüman ciddi insandır. Dünyayı imar edip ahiretini cennetle sonuçlandırmak için uğraşan insandır. Müslüman spor yapar, eğlenir, gezer elbette. Ama yaptığı bütün işlerin ortak paydası, hepsinin bir yararı olması ve Allah’ın rızasına aykırı bir iş olmamalarıdır. Müslüman spor yapar; namaz vaktini geçirmez. Spor yapar; ilimden geri kalmaz. Spor yapar; anne babasını ihmal etmez. Spor yapar; tiryakisi olmaz. Spor yapar; sosyalliğini eritmez. Yasak olan spor değildir. Yasak olan spor adıyla kumara bulaşmak, haramları çiğnemektir. Bilhassa futbol etrafında bütün dünyada büyük bir fırtına estirilmektedir. Futbolla kitleler uyutulmakta, nesiller uyuşturulmaktadır. Büyük servetler, futbol adı altında heba edilmektedir. Karnı aç insanlarla, tokluktan ne yapacağını bilemeyen insanlar aynı görüntülerin peşinde koşmaktadırlar. Açla toku, siyahla beyazı aynı noktada buluşturan futbol artık bir oyun değil put halini almıştır. Her yaşta insanlar, top kültürü ile yetişip yaşamaktadır. Futbol, insanların iradesine haciz koymayı başarmıştır. İrademizi haczedecek hale gelen bir putun dibinde duramayız. Futbol, bir spor türü olmayı aşmıştır. Takım tutmak, iradesi zayıf insanlar için uygun olabilir. Büyük işler düşünen, büyük olmak isteyenler için futbol, küçüktür.
Ben senin yerinde olsam, Rabbim beni nasıl yarattı ise ona öyle razı olurdum ki, bir bahçede ot olsam bile dert etmezdim. Sesin güzel olsa ne olur olmasa ne olur? Bunun nedeni dolu olmayan bir hayatın sahibi olmak olabilir. Kendinize iş üretin, size Rabbiniz ne verdi ise onu ihya edin. Sizdekini başkasına vermeyin, başkasınınkini sizin görmeyin. Hayat böyle yaşanır, gerisi sefalettir.
Faizci bir bankanın ikramı da temiz olmaz. Bankanın kendisi ne ise onun kartından gelen de o kabul edilir.
O kadar küçük bir meblağ için uzun inceleme gerekmeyebilir. Elinizdeki peçeteyi bir fakir çocuğa verin, yeter.
Bu, bir faiz kurumunun veya haramla iştigal eden kurumun işi ise bulundurulması caiz olmaz. Normal durumlarda ise bir hediye niteliğinde değerlendirilebilir.