Fetva Meclisi
Soru
Hocam saç ve tırnaklarımızı kestikten sonra, üzerlerine Ayet-el Kürsi, Felak ve Nas gibi sureler okuyup mühürleyerek atmamız gerektiği söyleniyor. Bunun kendimizi koruma amacı taşıdığı belirtiliyor. Böyle bir uygulamanın dinimizde yeri var mıdır? Yapmamız gereken doğru yöntem nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kâfirler açısından onların itikatlarını ve sosyal kimliklerini simgeleyecek duruma gelen şeylerin bizim açımızdan ihtiyatla ele alınması gerektiği konusu doğrudur. Saç meselesine gelince bunu yer yer uygulayabiliriz bu kurala. Şu anda ise her iki tarafa da uyması zor bir durum vardır. Buna göre de mü'min kişi, kendine göre bir değerlendirme yapabilir. İlke olarak saç konusunda her iki tarafı da olabilir kabul ederiz ama mü'min, çevresine ve genel görüntüye de dikkat ederek uygulama yapmalıdır.
Her sabah akşam şu sureleri ve âyetleri muhakkak okumalıyız: - Fatiha suresi, - Âyete'l-Kürsî, - İhlas, Felak-Nas sureleri, - Yatmadan önce de Bakara suresinin son iki âyeti. Allah hepimizi muhafaza buyursun.
Her gün sabah akşam Fatiha sunesini, Ayet'el kürsi, Felak Nas surelerini okuyup üzerinize üfürün. Gerisini de takmayın.
Erkeğin saç uzatması ne sünnettir ne de mekruhtur. Sıradan mubahlardan biridir. Saçın ibadet değeri yoktur. Sadece uzatılırsa nasıl uzatılacağına dair hükümler vardır. Baban çevresindeki batılı kültürün etkisini dikkate alarak bu uyarıyı yapmaktadır ki haksız değildir. Saç ve kıyafet konusunda kültürel benzeşmeye dikkat etmek gerekir. Sen yine de babanın elini öp, duasını al.
Selamünaleyküm. Ashabı kiramın bilmediği bir sırdır bu. Onların bilmediği ve yapmadığında da hayır yoktur. Uzak durun, oyalanmayın bu işlerle.
Selamünaleyküm. Surelerin okunmasındaki atlamaların, geri veya ileri geçmenin namaza zararı yoktur.
kur'an konusundaki diğer fetvalar
Sevabını yalnız Allah'tan bekleyerek herhangi bir ücret ya da beklentiye kapılmadan ölünün arkasından Kur'an okunabilir. Allah rızası için yapılan işler ölüye hediye edilebilir. Özellikle de kişinin çocuklarının, torunlarının okuması ölü için çok daha büyük bir kapıdır. Ancak bunun ticarete dökülmesi, insanların birbirlerinin taziyelerini yarıştırması gibi bir gaflet Allah Teâlâ’nın huzurunda hesap konusu olacaktır. Allaha emanet olun.
Kur'an Kerim'i okumak, dinlemek, bakmak, tefekkür etmek, yaşamak, anlamaya çalışmak, Kur'an Kerimin faziletine dair konuşmak ayrı ayrı sevaplardır. Mümin, bu sevapların her birine ulaşmak için uğraşır. Gayreti, hasreti, beklentisi bu sevapların her birini elde etmek olmalıdır. Her an Kur'an Kerim okumak mümkün olmadığı için dinlemeniz sizi dinlemenin sevabına ulaştırır. Okumanız da okumanın sevabına. Bunlar birbirinin yerine geçmez, sevaplarını engellemez. Okumanın sevabına da ayrıca ihtiyacınız vardır. Ondan da mahrum olmamaya çalışırsınız, günlük meşguliyetiniz içinde okumanız mümkün olmazsa en azından dinlemenin sevabından mahrum olmamaya çalışırsınız. Allah'a emanet olun sizler de.
Kur'an okurken taban sevapta (en az on) ortağız ama tavan sevap okumadan okumaya değişir. Okurken anlamasanız bile yüreğiniz rikkate geliyorsa anlamını bildiği halde o şuuru hissedemeyen kimseden daha fazla manevi kazanç elde edersiniz. Ayrıca Arapça bilmek Kur'an'ı anlamak demek değildir. Sadece Kur'an'ı anlamanın önemli bir parçasıdır. Çünkü Kur'an'ın kendine ait bir anlam dünyası (metodolojisi) var. Bununla ilgilenen kimseler Kur'an'ı okuduğu veya dinlediklerinde ne demek istediği anlarlar.
Görme engelliler için onların kullandığı alfabe olan Braille alfabesi ile Kur'an’ın bir bölümü veya tamamı yazılabilir. Böyle bir eser de normal Arapça mushaf gibi sayılır. Abdestsiz o mushafa tutulmaması gerekir. Arapça yazılı mushafa gösterilen saygının ona da gösterilmesi gerekir. Muasır ulemamızın görüşü bu şekildedir.
Estağfirullah. Müzik ve Kur'an bir araya getirilemez iki sözcük olarak kıyamete kadar kalacaktır.
Kur'an’ımızın üzerindeki en yüksek hassasiyetimiz hiç eksik olmadan devam etmelidir. Onu temiz ve güzel tutmak da buna dahildir. Eğer Allah lafzı ve diğer esma bir mucize mantığıyla renkli yazılıyorsa Kur'an’ımız öyle bir mucize desteğine muhtaç değildir. Daha güzel görünsün ve dikkat çeksin gibi bir mantıkla yapılıyorsa bu bir içtihattır, inşaallah isabetlidir diye umarız. Bizim şahsi kanaatimiz bunun sadeliği bozduğu yönündedir. Meseleye ticari mantıkla bakılıyor ve daha çok satılsın isteniyorsa bunu yorumlamak bile istemeyiz.