Fetva Meclisi
Soru
Hocam cevapladığınız bir fetvada “sadece şehveti tatmin etmek için nikâh olur” demişsiniz. Bundan ne anlayacağımızı bilemedik. Yani bir veya birkaç defa cinsellik yaşamak niyetiyle nikâh olur mu? Açıklarsanız çok memnun oluruz. Yanlış anladıysak özür dileriz. Hocam hakkınızı helal edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Nikâhın en temel nedenlerinden biri şehveti helal yolla tatmin etmektir. Şehvetin tatmini dışında da gerekçeler vardır elbette ama asıl olan şehvettir denebilir. Eğer bir aldatma, gizli hedef gibi bir sıkıntı yoksa şehvet maksatlı nikâhın sıkıntısı yoktur.
Kesinlikle eşinizle beraber bir müftülüğe gidip yüz yüze durumu anlattıktan sonra evlilik hayatına devam etmeniz gerekiyor. Uzaktan yönlendirilecek durumu aştığınızı zannediyorum. Allah ayağımızı kaydırmasın.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
Dul veya değil, nikâh ciddi bir iştir. Vakit geçirmek için, oyalanmak için nikâh olmaz. Baştaki bu tavrınız o nikâh dediğiniz şeyin de aslında nikâh olamayacağını gösterir.
Selamünaleyküm. Nikâhı nikâh olarak tutabilecekseniz yapın. Sonra da muhteşem bir tövbe ile Allah'a dönün, ateşle oynamayın. Allah affetsin.
Bir erkekle bir bayan arasında nikâh akdi kıyılmadıkça kesin birleşmeden söz edilemez. Kaldı ki nikâh bile gerekli görülmesi durumunda kaldırılabilmektedir. İçinizde tereddüt varken nikâha gitmemeniz, henüz nikâhlanmadan ondan ayrılmanızdan çok daha doğru bir hareket olur. Karşınızdaki bayanın onurunu zedelemeyecek bir şekilde ayrılmanız uygun olur; bu sözden caymak olarak anlaşılmamalıdır.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir durumda, özellikle bir hile veya aldatma yapmadığınız sürece mahkemenin vereceği kararda sakınca olmaz biiznillah.
Taklit ürün izin alınmadıysa ve karşı taraf da bilmiyorsa hem asıl ürün sahibinin hakkına girme hem de aldatma söz konusudur. Haram diyen küfre girmez; doğru demiştir. Ama bu kavramları rastgele de kullanmayalım. Bu kelimelerin bir ağırlığı var.
Öncelikle sakin olun. Babanıza karşı öfke ve kırgınlığınızın sakinleşmesi için biraz uzak durun. Zamanla mesafeli bir şekilde görüşürsünüz. Bu süreçte kırıcı olmayın. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz https://fetvameclisi.com/fetva/haramlar-icindeki-zalim-babaya-karsi-nasil-davranilmali
Allah Teâlâ size sabırlar versin diye dua ederim. Makamınız mevcut sıkıntınızı en az iki kat daha ağır duruma getiriyor. Bu durumu bir doktor ile görüşmenizi tavsiye ederim size. O en azından size biyolojik olarak tavsiyelerde bulunabilir. İkinci olarak da bu tür vakalarda benim tespitim şudur: Kadın, erkeğin ona muhtaçlığını hissettikçe güçleniyor. Güçlendikçe de inatlaşıyor. Bu sefere erkek de muhtaçlığını daha çok hissediyor. Bunun yerine siz, zor da olsa en az altı ay dinen ve kanunen gereken görevlerinizi yapın, bunun haricinde onu yokmuş gibi sayın. Sorduğuna cevap verin. İhtiyacını giderin. Keennehu o sizin muhtaç olduğunuz bir kadın değil de misafir biri imiş gibi davranın. Ama bu siyaseti en az altı ay hiç bozmayın. Çok geçmeden değişimi hissedeceğinizi umuyorum. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Sizinle pazarlık yapılmış ya da siz pazarlık yapmışsınız ve bir fiyata imza atmışsınız. Bir başkası da bir imza atmış. Ortada, “bütün müşterilerden aynı fiyat alınacak” diye bir ilan yoktur. Bu açıdan bakıldığında sizin ücretin tamamını ödememeniz bir kul hakkıdır, kesinlikle helalleşmeniz gerekir. Zaman geçmeden helallik alın. Aradığınız kalite meselesinden bakıldığında ise bunu da o zaman beyan etmeli ve kalite arayışı içinde olmalı idiniz. Şimdiki talebinizin anlamı yoktur.
Hayır böyle bir bakış isabetli değildir. Mü'minler de aralarında rekabet ederler. İbadetlerde bir rekabetten söz edilebilir ama ölçüsü olmayan, hukuk bilmeyen bir rekabet olmaz bu. Genel ölçüler olarak ticari rekabet için şunları söyleyebiliriz: Rekabet yalan ve aldatma üzerine olamaz. Mesela bir ilaç üreticisi tüketiciyi aldatacak bir sonuca götüren rekabet yapamaz. Rekabet “daha iyisini, daha yararlısını üretme” mantığı üzerine olmalıdır. Bu da gerçekçi olmalıdır. Rekabetimizden başkaları zarar görmemelidir. Söz konusu ticari ürün dinen helal bir ürün olmalıdır. Rekabet eden firma/kişi kendi mülkü olan şey üzerinde bunu yapmalıdır. Rekabete konu olan ürünler ilgili resmi kurumun onayı ile üretilmiş olmalıdır. Bir ihtikâr/karaborsa konusu olmamalıdır.