İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam 2008 yılında alınan 2000 TL’nin günümüzdeki ödeme şekli nasıl olmalıdır? Enflasyon ve alım gücü dikkate alındığında, ödenecek miktar nasıl hesaplanmalıdır?

Cevap

Onu o rakam üzerinden ödeyin. Sonra da alacaklının zararını karşılayacak bir farkı siz o istemeden ona verin. En güzeli böyle olur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir helalleşme mümkündür, caizdir. Allah'a emanet olun.

Hocam vadesi gelmemiş bir borcu, mesela 2500 TL, vadesinden önce ödediğimizde 20
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borç verilen rakam aynıyla geri alınması gerekiyor. Elbette gecikme beraberinde bir zulüm getiriyor. Zalim kim ise o helallık istemelidir. Kendi gönlünden bir fark takdir edip vermelidir. Enflasyona göre belirlenmiş yeni bir rakam ise caiz olmaz.

Hocam, borcu olan bir kişi borcunu karşı tarafa ödemediği zaman, mesela 3-4 yıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Verdiğiniz paranın aynısını almanız gerekiyor. Fazlası faizdir.

Selamünaleyküm. 2009’da 1.500 TL borç verdik. Ödeme süresi uzayacağı için söz il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Borç, bir ticari ilişki değildir, iyiliktir. İyilikten kâr edilmez. Onun geciktirmesi ise zulümdür, helalliğinizi alması gerekir.

Selamünaleyküm hocam. Birisine 5-6 yıl önce borç para vermiştik. Fakat ödemedi.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Borç vermek, Allah için yapıldığında bir ibadettir. Mü'min, yaptığı ibadetin karşılığını Allah'tan bekler. Elbette her ibadetin belli bir bedeli olacaktır. Hiçbir sıkıntıya katlanmadıktan sonra nasıl ibadet yapıp sevap kazanacağız? Bir de bu gözle bakın, yaptığınızın değerini anlayacaksınız. Ne var ki, borcu geciktiren açısından ortada ciddi bir vebal vardır. Tam anlamıyla bir zulümdür bu. Helallik alması ve istiğfar etmesi gerekir.

Selamünaleyküm hocam. İslam’da faize bulaşmadan borç alıp vermek nasıl olmalıdır
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Paranın faiz olan bölümünü kullanmayarak iyi yapmış olursunuz. Onu ihtiyaç sahibi birine vermeniz doğru olur. Allah yardımcınız olsun.

Hocam bir sene önce çalıştığım kurumdan ayrılmak durumunda kaldım ve kıdem tazim

alacaklı konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bugün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.), elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa sizin bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Anlaşılmayan bir nokta varsa tekrar yazabilirsiniz.

Hocam biz makina yedek parça ticareti yapıyoruz. Vadeli alıp vadeli satıyoruz am
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borç, kıyamet gününün en ağır konularındandır. Şöyle diyebiliriz: İmandan sonra cennete girmeye en büyük engel olacak şeylerin neredeyse başında borç yani kul hakkı gelmektedir. Bunun esnetilebilecek bir tarafı da yoktur. Paralı ilişkiler başta olmak üzere bütün kul hakları en ince ayrıntısına kadar kıyamet günü sorulacaktır. Ve o gün helalleşme de ancak biriktirilmiş sevaplar üzerinden yapılabilecektir ki bu bir kayıptır. Bunun için Müslüman borcu bütün çeşitleri ile önemli görür, ihmal etmez. Borçla ilgili şu ayrıntılara dikkat etmeliyiz: a- Müslüman borç almamayı prensip edinmelidir. Bilhassa zaruri olmayan işler için borç almamalıdır. Başkasının malı ile iş yapmanın doğru olmayacağını bilerek yaşamalıdır. b- Borç almak zorunda kalırsa ödeme planını samimi bir şekilde borç verenle konuşmalıdır. Asla yalan ve sanal planlar konuşmamalıdır. Baştan niyet hatası olursa Allah kuluna yardım etmez. Bunu idrak etmelidir. c- Borç veren ve alan resmi değeri olan belge imzalamalıdırlar. Sözlü ve güvene dayalı borç olmaz/olmamalıdır. Resmi değeri olan sistemle borç alamayan esasen borç alabilecek/ödeyebilecek biri değildir. d- Borçlu gerekiyorsa çift mesai yapmalı ve borcu bitene kadar keyfi bir hayat yaşamamalıdır. e- Borç veren, süreden veya başka bir sebepten dolayı zarar edecekse ve bu zararı kaldıramayacaksa baştan borç vermemelidir. Borç vermek nafile bir ibadettir, bu ibadetten de sevap hâsıl olmaktadır. Hem sevap beklemek hem hiç zarar etmemek bir arada olmayabilir. f- Borç veren alacağını tahsil ederken merhametli olmalıdır ama kandırılabilir biri olması doğru değildir. Kalben inanacağı bir özürden dolayı gecikme olursa süre vermeli, anlayış göstermelidir. Karşı taraf suistimal ediyorsa bu anlayışı yasal yollara başvurup alacağını tahsil edebilir. Yasal yollara başvurup alacağını tahsil etmek yanlıştır denemez. g- Borç hangi para birimi ile verildi ise o para birimi üzerinden ve aynı rakamlarla geri alınır. Paranın üstüne gecikmeden ötürü konan fark faizdir. Faiz ise haramdır. h- Zamanımızda gününde ödemenin önemsenmediği bir anlayış yaygınlaşmıştır. Bu sebeple de alacaklılar ciddi zararlar içine girmiş olabiliyor. Böyle bir durum söz konusu ise alacaklı veya her ikisi fetva ehliyeti olan birine sorunlarının çözümünü özellikle sormalıdırlar.

Hocam bir Müslüman, başka bir Müslümandan borç aldıktan sonra bu borcu veya borc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yasalar, sizin işvereniniz tarafından mağdur edildiğinizi kabul ederse "tazminatınızı alabilirsiniz" ama hakkınızdan fazla olanını avukat masraflarını da çıkardıktan sonra iş yerinize iade etmek zorundasınız.

Hocam çalıştığım bir iş yerinden alacaklıydım ancak ücretimi ödemedikleri için d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borçlu borcunu inkâr etmiyor ve ödeyeceğini söylüyorsa o alacağın zekâtı verilmelidir. Ancak o alacak elinize geçmediği sürece hemen ödeme sorumluluğunuz yoktur. Böyle bir durumda alacağınızı temin ettiğinizde geçmiş yılların zekâtını verirsiniz. Mülkün asıl sahibi olan Allah'tan yardım isteyin. Her gün sabah ve akşam 100 defa istiğfâr (estağfirullah) edin. O size bir çıkış yolu sunacaktır. Allah yardımcınız olsun.

Hocam yaklaşık iki yıl önce bir akraba kredi kartlarının borçlarını ödeyemediği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konuya borçlu-alacaklı çerçevesinde bakarsanız ve alacağınızı temin etmek isterseniz üvey babanızın parayı kredi çekerek getirmesi sizi sorumlu kılmaz. Bütün sorumluluk üvey babanıza aittir. Ama borçlu olan kimseye süre tanımanızın faziletli bir davranış olduğunu da unutmayalım.

Hocam annem kendi evini, ben ileride kendime ev alırsam satıp parasını kullanmam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefi fukahası ölenin borcu zekât fonundan karşılanamayacağı kanaatindedirler. Fakat bazı muasır âlimler başka bir imkân yoksa alacaklının mağdur edilmemesi için zekât fonundan karşılanabilir demişlerdir.

Hocam ölen birinin borcunu bir başkası zekâtından karşılayabilir mi ya da yakınl

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.