İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Geçmiş günahlarımıza tövbe etsek de tanıdığım bir hoca bu günahların dünyadaki kefaretini de ödememiz gerektiğini söylüyor. Yani göz zinası için tövbe etsek de dünyadaki cezası 100 sopa imiş. Bu cezanın uygulandığı belli yerler varmış. Kadınlara, kadın hocalar cezayı uyguluyormuş. Hocam ben tövbe edeli beş yıl oluyor ama bunu duyunca da vesvese yapmaya başladım. Acaba günahlarım tam bağışlanmadı mı, ahirette illa ki bir cezası olacak mı? Bunun dünyadaki cezasını çeksem ahirete taşınmaz mı? Şeriatın hâkim olmadığı bir ülkede yaşıyoruz ve buna rağmen bu söylenileni yapsak hakikaten Peygamberimiz aleyhisselamın döneminde uygulandığı gibi bizim için de kefaret olur mu?

Cevap

Doğrunun kenarında eğri bir tespit olmuş bu. İslam Şeriatı ile yönetilmeyen bir yerde had cezası olarak bilinen CEZALAR UYGULANMAZ. Kişi tevbesini yapar, o tevbeyi korur, Allah’ın mağfiretine umut bağlar.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zina cezasını kendi kendinize uygulamanız gerekmez. Bunun yerine, Allah’a samimi bir şekilde tevbe edin ve bir daha aynı hataya düşmemeye gayret edin. Peygamberimiz adına yanlış konuştuysanız, bu günahınıza da samimiyetle tevbe edin ve mümkünse çevrenizdeki insanlara bu yanlış bilgiyi düzelttiğinizi söyleyin. Allah’ın helal ve haram hükümleri konusunda söylediğiniz şeyler hatalıysa, hemen tövbe ederek ve imanınızı tazeleyerek doğruya yönelin. Hocamızın “Tevbe Hastanesi” ders serisini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. TEVBENİN NEDEN VE NİÇİNLERİ [Tevbe Hastanesi-Nureddin Yıldız] 1. Ders Allah Teâlâ sizin samimiyetle yaptığınız tevbeleri kabul etsin ve sizi dosdoğru yolda sabit kılsın.

Hocam bir kişi bekârken evli ve bekâr kişilerle zina yapmış, Peygamberimiz (sall
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önce tevbe edilecek. Tevbe giriş kapısıdır. İstiğfar edilecek. Tevbe korunacak. Diğer salih ameller de işe yarar.

Hocam özellikle göz zinası (gerek açık kadına bakmak gerek, müstehcen sahnelere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önce tövbe edilecek. Tövbe giriş kapısıdır. İstiğfar edilecek. Tövbe korunacak. Diğer sâlih ameller de işe yarar.

Hocam, özellikle göz zinası (gerek açık kadına bakmak gerek müstehcen sahnelere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.

Benim işlediğim iki günah vardı: göz zinası ve bahis oynamak. Yaklaşık 3 ay önce
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sebep ve geçmiş ne olursa olsun, şimdi: Geçmişi güzel bir tevbe ile kapat. Tıbben ne gerekiyorsa yap. İnsanları takma, yok kabul et. Bu konuyu irdeleme asla. Tamam mı?

Hocam ben yirmi yaşındayım. Hamd olsun dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bir sıkın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Büyük günahlardan tevbe edilmesi gerekir. Tevbe, geçmişe pişman olmak ve tekrar yapmamaya ahdetmektir. Tevbe yapılmaması durumunda ya da tevbe kabul edilmemesi hâlinde günahlar ahirete kalmış demektir. Ahirete kalan günahlar da Allah Teâlâ'nın dilemesine göre muamele görür. Ya mağfiret buyurur ya da kulun hak ettiği azabı çekmek üzere cehenneme atılmasını emreder. Allah Teâlâ hepimizi cehenneminden muhafaza buyursun.

Bir insan Allah katında çok büyük günahlar işlese, mesela zina, hırsızlık, livat

ahiret konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sorunun en net ve en kısa cevabı şudur: - İman eden, - Arzları yerine getiren, - Haramlardan kaçınan biiznillah cennete girecektir.

Cennete kim girecek sorusunun en özet cevabı nasıldır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman insan dünyada gülmez diye bir kural yoktur. Gülmek haram değildir. Gülerken gülünç duruma düşmek kötüdür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin elinde en iyi nesil olarak yetişen ashabı kiram o muhteşem imanlarına rağmen gülüyorlardı da. Ancak Müslüman ve gülmek bir araya geldiğinde şu kurallar önümüze gelir: - Gülme TEBESSÜM şeklinde ve düzeyinde olmalıdır. Peygamber aleyhisselamın gülmesi o şekilde idi. Müslüman’ın Müslüman kardeşinin yüzüne tebessüm etmesi sadakadır, tebessüm sıradan bir tavırdan öteye sadaka düzeyinde bir tavır olabilir. - Sebepsiz gülmeler Müslüman için uygun değildir. - Zorlama gülme de olmamalıdır. Ağlamanın veya tefekkürün gerektiği bir yer ve zamanda gülmek de çizgiyi zorlamaktır. - Mübah da olsa gülme, aşırı olmamalıdır. Bu hayat, sürekli gülenlerin sırlarını yakalayabileceği kadar basit değildir. - Gülme, din, mukaddesat ve din önderleri üzerine olmamalıdır. - Dünya olayları, tabii hadiseleri gülme konusu olarak görmek de gaflettir. Dünyada çok gülüp ahirette çok ağlayanlardan olmamak gerekir.

Hocam, Müslüman gülmez mi hiç? Çevremiz dinimizi ve imanımızı her yerde sıkıştır
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Azap dünyada olur, ölürken olur, kabirde olur, ahirette olur ve hem dünyada hem ahirette olur. Dünyadaki azap bedenle hissedilen azap olur, içte hissedilen manevi azap olur. Neden biz, dünyada Allah’a asi olanların azaba uğradıklarını hemen göremiyoruz sorusu haddimizi aşan bir sorudur. Biz hayata, yaşadığımız an olarak bakabiliyoruz. Ne dünü ne de geleceği bilmiyoruz. Allah Teâlâ ise ezelden ebede olan süreç içerisinde her şeyi bir hikmetle yapmaktadır. Biz, bize göre bir uygulama isteriz ama biz yok denecek kadar kısa bir zaman için varız ve sadece kendi eksenimizde döneriz. Bütün kâinat içinde biz yok gibiyiz. Allah Teâlâ ise yaratan ve idare eden olarak hükmetmektedir. Yine de neden hemen azap etmiyor sorusuna bazı cevaplar tahmin edebiliriz: - Çünkü Allah çok mağfiret eden, çok merhamet edendir. Tevbe ederler diye asi kullarının azabını ertelemektedir. - Helim (yumuşak) olmak onun sıfatlarındandır. Azapta acele etmemek helim olmasının sonucudur. - Asi kullarının azabı kesindir, erteleme ile ne unutulur ne de azalır. Kıyamet gününe ertelenmiş olması büyük bakış açısından sonucu değiştirmez. Aksine azabı geciktikçe günahı artacağı için azabı da artacaktır. Bu anlamda da azabın gecikmesi de onlar için bir azaptır.

Madem dine inanmayanlar ve Allah’a karşı saygısız olanlar azabı hak ediyorlar, n
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamberimiz aleyhisselamdan başka da Allah’ın şefaat izni vereceği kimseler vardır ama bunların bizzat şu kimsedir denmesi mümkün değildir.

Efendimiz aleyhisselamın şefaatinden başka âlimlerin ve hocaların şefaatinin ola
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sözden nikâh düşmez ama sen ona hakkını helal etmezsen ve o da çok samimi bir tevbe etmezse ahiretine büyük bir zarar gelir.

Eşim beş vakit namazında bir adam. Fakat geçen gün hiç ağza alınmayacak bir küfü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, sürekli kötüyü ve kötülüğü gündemimiz yapmamız gerekmez, doğru bile olmaz esasen. Belli ölçülerle yürümemiz yeterlidir. Örnek olarak şu noktalara dikkat ederek yürürsek biiznillah iyi yolda olduğumuz anlaşılır: a. İmanımızı ve Müslüman kimliğimizi yaşarken dış amellerimiz kadar iç amellerimize, kalp dünyamıza da dikkat ederiz. Özellikle tevazu, zühd, ihlas gibi başlıkları ihmal etmeyiz. b. Zamanı hassas kullanırız. c. Çevre konusunda hassas oluruz. Arkadaşlarımızın dini üzere olma inceliğini unutmayız. d. Allah’ın emir ve yasakları konusunda tavizsiz oluruz. e. Dinimizin yaşanması ve yaşatılması konusunda çalışmalarımız olur. f. Ahiret hayatını öteleyen bir anlayış içinde olmayız. g. Cahillikten sıyrılmaya gayret ederiz.

En azından gidişatım iyi yoldadır diyebileceğim bir ölçü olabilir mi? Hep kötü m

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.