Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben seyyid bir kardeşinizim. Büyükbabam ve babaannem seyyidlermiş, onlar vasıtasıyla bize gelmiş şecere. Hocam ben, bazılarının yaptığı gibi hürmet etsinler diye seyyid olduğunu dile getirenlerden olmamaya çalışıyorum. Sormak istediğim üç sorum var. 1- Seyyidler sadaka alabilirler mi? Mesela ben şu anda devletten burs alıyorum ve ayrıca bir iki burs başvurusu daha yaptım. Üç kardeşiz ve okuyoruz, bu yüzden masrafımız çok oluyor, babam da zar zor idare ediyor bizleri. 2- Zekât alabilir miyiz? 3- Bu durumun benim üzerime yüklediği ziyade bir durum var mıdır dini yükümlülük açısından?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Allah Teâlâ sizi o makama yüceltsin. O MAKAM diyorum zira sözünü ettiğiniz ve temenni ettiğiniz şey bir yüksek makam meselesidir. O makamın sakinleri de Ashab-ı Kiram ve evliya kimselerdir. Keşke siz de biz de o makama yükselebilsek, keşke! Ne yazık ki, aile kurarken bu yüksek makamı dikkate alamıyoruz, daha sonraki temennileri de hayal olarak görüyoruz. Size tavsiyemiz şudur: Bu temenninize birden yükselmeye çalışmayın. Size sadaka kadar aile saadeti de gerekiyor. Uzun sürecek bir eğitim ve mücadeleden sonra bu noktaya gelmeyi hedefleyin. Şimdilik YAPTIĞINIZ VE KULLANDIĞINIZ HARAM OLMASIN yeter. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Doğru bildiğinizi izah edin, zorlama hakkınız ve gücünüz yoktur. Siz, kendinizi kurtarmış olursunuz. Fazla üzerlerine giderek kötü adam rolüne şimdiden girmeyin. Yapacakları düğün gibi toplantılarda haram bir iş görürseniz katılmazsınız. Görevinizi de yapmış olursunuz. Allah sizin de bizim de yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yakut el-Hamevî, Ali radıyallahu anha düşmanlık ve Haricilere meyletmekle itham edilmiş ise de bunun doğruluk payı yoktur. Hakkındaki iddiaların temelinde bu uydurma bilgi olduğunu zannediyorum. Eseri ise neticede bir hadis kitabı değildir. Daha çok tarih kitabı niteliğindedir. Ümmetimizin büyük kültür birikimi içerisinde önemli bir yeri vardır. Allah Teâlâ ona rahmeti ile muamelede bulunsun.
Evde TV bulundurmak caiz değildir dememiz zordur. Caizdir dememiz de zordur. Bu bir anlayış ve sabır meselesidir. Pek çok mü'min evinde TV bulundurmamaktadır ve hayatlarında da bir eksiklik yoktur. Yalnız TV bulundurmak haramdır gibi bir yaklaşımın dini dayanağını bulamayız. Bir risk bombasıdır TV. Kimi kontrol edebilir kimi de edemez. Bunu kişiden kişiye göre farklı görmek zorundayız. Yalnız, siz aile içi huzurunuzu önemsemelisiniz. TV bulunur veya bulunmaz, kaldırılır konur ama huzurunuz zedelenirse geri gelmesi zor olur. Bu açından da bakmaya çalışın.
Öncelikli hedefin kendi imanını korumak ve güçlendirmek olsun. Onlara acı ama dert etme onları. Sabır en büyük silahındır, her şeyi zamana yaymasını bil. Onlarla asla tartışma, tartışarak bir sonuç elde edemeyeceğini bil. Gerekiyorsa ibadetlerini gizleyebilirsin. Allah yardımcın olsun. Seni tebrik eder, sana dualar ederiz.
Kardeşlik bağlarınızı güçlü tutmaya çalışın. Sabırlı olun. Tatlı dili eksiltmeyin. Onunla bu hususta tartışmayı derinleştirmeyin. Sizi sürekli yanında hissetsin. Sonunda tekrar örtünme ihtimali vardır biiznillah.
Gülmek bir benimseme işaretidir. Eğer bir insan önündeki bir espriye içeriğini anlayarak gülüyorsa onu benimsiyor demektir. Küfür olan bir ifade veya eylem, onu izleyen tarafından gülme nedeni oluyorsa bunun neticesi o küfür ifade veya eylemin sonucuna ortak olmaktır. Allah Teâlâ böyle bir akıbetten muhafaza buyursun. Yalnız şunu tespit etmeliyiz: Böyle bir sonuç, durumu bilen ve bilerek gülen içindir. İnşaallah duruma vakıf olamayan biri için bu sonuç yoktur diye umut ederiz.
Velilik, Allah'a yakın olma, kullukta muvaffak olma gayreti içinde olmak demektir. Her mü'min esasen veli adayıdır. Ne var ki pek çok kul, bu velilik yolunda erkenden dökülmektedir. Bu nedenle de veli diye bilinen insan sayısı az olmaktadır. Hiç kimsenin velilik garantisi yoktur. Sadece ashabı kiram için böyle bir vasıf büyük oranda elde edilmiştir. Diğer mü'minler için veli olma ihtimali yüksek olur, o kadar. Yoksa velilik bir medreseden mezun olmak gibi diploma ile ispat edilebilir bir vasıf değildir. Veli, a- İmanında sıkıntı olmayan, b- Haramlardan ve hatta küçük günahlardan kaçınan, c- Farzları ihmal etmeyen ve hatta Sünnetleri bile harf harf tatbik eden, d- Ümmeti ile ilgilenen insan demektir. Bu özellikleri kim nerede kazanırsa o veli olur. Ne medrese şarttır ne de tarikat. Şart olan nefis cihadıdır. Eğer bu bir tarikat yardımı ile elde ediliyorsa ne âlâ. Bir medresede elde ediliyorsa o da güzel. Bir cihat meydanında elde ediliyorsa o da güzel. Bir bakkal dükkânında bakkalın ulaştığı bir makam ise ona da peki deriz. Gerisi boş, takılmaya değmez.